banner17

Kuşların Şarkısı İstanbul'dan sonra Beyrut'taydı

Özcan Özcan ve talebeleri, uzun soluklu bir atölye çalışmasının neticesinde ortaya Mantıku’t Tayr’ın özüne yakışır bir çalışma çıkarmışlar. 'Kuşların Şarkısı' minyatür sergisi İstanbul'da ve Beyrut'ta da sergilendi. Mustafa Uçurum yazdı.

Kuşların Şarkısı İstanbul'dan sonra Beyrut'taydı

Mantıku’t Tayr, Feridüddin Attar'ın başyapıt olmuş bir eseri. İslam medeniyetinde çok önemli bir yere sahip bu eser, tasavvuf yolunun da anahtarını sunan, gönüllere dokunan bir şaheser. Yüzyıllar boyunca çok büyük bir coğrafyada ses getirmiş olan bu eser, günümüzde de çeşitli çalışmalarla genç nesillere tanıtılmaya çalışılıyor.

Mantıku’t Tayr neden önemli? İslâm düşünce ve edebiyat birikiminin özünü teşkil eden "hikmet" odağı etrafında genişleyen halkalar şeklinde tasavvuf, ahlâk, adalet, insana saygı, "hakikat"in bilgisini elde etme temaları ile örülmüş, Yaratıcı’ya ulaşma macerasının hikayesidir bu eser. İnsanın bitmez tükenmez arayışının hikâyesini anlatır Feridüddin Attar. Hakikatin perdesini aralamak, Yaratıcı’ya bir adım daha yaklaşmaktır onun hikâyelerde vermek istediği.

Böylesine önemli bir eseri günümüz insanlarına farklı bir metotla tanıtmak için çalışmalar yürüten minyatür sanatının önemli isimlerinden Özcan Özcan ve talebeleri, uzun soluklu bir atölye çalışmasının neticesinde ortaya Mantıku’t Tayr’ın özüne yakışır bir çalışma çıkarmışlar. “Kuşların Şarkısı” minyatür sergisi ile aslında geniş açılımlı bir hedefleri var. Hem minyatür sanatını tanıtmak hem de Mantuku’t Tayr adlı eserin daha iyi anlaşılmasına vesile olmak.

Çizgilerin ve renklerin dilinden, kuşların diline bir yolculuk

Köklü bir geçmişi olan minyatür sanatı, renklere ve çizgilere verdiği kendine has ahenk ile ince ve içli bir sanattır. Bir portreden daha derinliklidir ve renkler daha anlam yüklüdür minyatürde. Özcan Özcan ve talebeleri, minyatür sanatı ile Mantıku’t Tayr’ın ruhunu birleştirmek için titiz bir çalışma yürüterek ortaya, mutlak hakikate renklerin dilinden ulaşan bir çalışma çıkarmışlar. Ortaya çıkan eserlerin ortak bir amacı var aslında: Feridüddin Attar’ın kulaktan kalbe bir yol açan şiirlerinin büyüsüne, gözden gönle bir yol açan minyatürlerin büyüsünü eklemek.

Böyle önemli bir çalışmayla, tasavvufun derin konularını kuşların dilinden dinlemeye ve insanın marifet yolunda nefsin mertebelerini aşarak hakikatin sırrına eriş macerasına tanıklık etmeye sanatseverleri de şahit kılmak için Mantıku’t Tayr ile geleneksel sanatımız minyatürün harmanlandığı bir sergi düzenledi bu sanata gönül verenler. Mayıs 2015'te Dolmabahçe Sarayı Sanat Galerisi’nde gerçekleşen ve ilgiyle karşılanan sergi o kadar dikkat çekti ki sergi 22-29 Ocak 2016 tarihlerinde de Beyrut’ta sanatseverlerle buluştu.

İlk serginin katoloğunu gören Beyrut Yunus Emre Kültür Merkezi Müdürü Cengiz Eroğlu’nun davetiyle sergi Beyrutlu sanat ve edebiyatseverlere kadar ulaştı. Türkiye’den dört temsilcinin katıldığı serginin açılışında sergideki eserler hakkında bilgi sahibi olunması için yazar ve eseri, minyatürler eşliğinde Arapça bir sunumla Türkiye’den giden temsilciler tarafından gerçekleştirildi.

Renklere ruh katan bir vaiz

Sergide eseri bulunan isimlerden en dikkat çekici olanı Beykoz ilçe vaizi Ayşe Nur Kapusuz. Beyrut’taki sergiye de katılan Ayşe Nur Kapusuz, yaptığı çalışmalarla örnek bir vaiz.

Özellikle bu günlerde Diyanet'in sıcak ve renkli yüzünü temsil eden örneklere çok ihtiyacımız var. Her türlü eleştiriye maruz kalan, belli kesimler tarafından görmezden gelinen, yıpratılmaya çalışılan Diyanet personelinin böyle dikkate değer çalışmaları gün yüzüne çıktıkça, ilim ve irfan mozaiğinin ne tür güzelliklere vesile olabileceğine de herkes şahit olacaktır.

Ayşe Nur Kapusuz, sosyal faaliyetlerde de oldukça aktif bir vaiz. Köşe yazıları yazan, seminerler veren, minyatür sanatının inceliklerine vakıf olan Kapusuz, minyatürü, kişiye kâinattaki varlıkların tüm  güzelliklerini, inceliklerini fark ederek görebilmeyi öğreten ve  Allahu Teala'nın yaratışındaki bu yüceliğe fırçayla şahitlik etme imkanı veren bir sanat olarak nitelendiriyor.

Beyrut’a giden ekipte de yer alan Ayşe Nur Kaygusuz, sergiden önceki sunumu da gerçekleştirerek sergi ve Mantıku’t Tayr hakkında ziyaretçileri bilgilendiren isimlerden biriydi.

Ayşe Nur Kapusuz’un sergideki renk aşamalı çalışmasının ismi "Marifet Yolunda". Bu çalışmada tasavvufta nefsin yedi aşamasını sembolize eden renkler kullanmış Kapusuz. Nefsin yedi mertebesi; nefsi emmare, levvame, mülhime, mutmainne, raziyye, merziyye, kamile (safiye) işaret edilerek seyrü süluk anlatılmış. Diğer çalışmaları ise "Hüma ve Hüdhüd" ve "Kumru" adını taşıyor.

Minyatüre karşı bu ilgi aslında sanatın mevcudu taklit etmek veya tüketmekle değil, yeniden üretmekle ayağa kalkacağının bir işareti olması açısından da önemlidir. Minyatür hocası Özcan Özcan, “Fetih” , “Selçuklu”, “Malazgirt”, “Evliyalar” gibi eserleri minyatür sanatımıza kazandırmış ve talebe yetiştirmeye devam eden bir sanatçı. Ayşe Nur Kapusuz ve daha niceleri ondan öğrendikleriyle ve aldıkları feyz ile bu sanatı yaşatmaya devam ediyorlar.

Sergi Beyrut’tan sonra dünyanın birçok yerinde ve özelikle de ülkemizde birçok şehirde sanatseverlerle buluşmayı hedefliyor. Nisan'da Ankara’da, Mayıs’ta ise Amasya’da bu serginin gerçekleşeceğini buradan duyurmuş olayım.

 

Mustafa Uçurum yazdı

Güncelleme Tarihi: 06 Şubat 2016, 13:33
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20