Kur'an'ı düşünmeyenler okusa?!

Muhammed Emin Yıldırım'ın 'Vahyi Hayata Taşımak' adlı kitabı, vahiyle olan münasebetimizi bizlere sorgulatıyor.

Kur'an'ı düşünmeyenler okusa?!

Gösterişten uzaklaştıran bir kitaptır!Muhammed Emin Yıldırım

Muhammed Esed, Kur’an Mesajı (Meal-Tefsir)’nda kitabı düşünen toplumlara ithaf eder. Kur’an düşünen, akleden ve kendisini hayata geçiren kişiyle irtibat kurar, yani konuşur. Kur’an ilgi bekleyen, kendisiyle ilgi kuruldukça açılan, açıldıkça kişiyi dünya hayatının gösterişine aldanmaktan uzaklaştıran, uzaklaştırdıkça da öteye karşı sorumluluğunu hatırlatan bir kitaptır.

Muhammed Emin Yıldırım, “inanan insanın temel derdi ‘vahyi hayata taşımak’ olmalıdır” düsturundan yola çıkarak, bu meşakkatli yolda kendisini yetiştiren Kur’an’ı yüz cevapla anlamaya, anlatmaya çalışmış. Kitabın ismi de, Vahyi Hayata Taşımak.

Kur'an muhatabıyla konuşan bir kitaptır!

Muhammed Emin Yıldırım, Allah Rasulü (sav)’in Kur’an ile konuştuğunu, Kur’an’ın insana gösterdiği teveccühe karşın insanın o’na karşı nankörlük etmemesini, Kur’an’ın direkt olarak insanı muhatap alarak onunla ilişki kurmaya çalıştığını ayetlerle gösteriyor.

Kur'an düşünen ve akleden toplumlara birer öğüt ve nasihattir!

Vahyi hayata taşımakKur’an’ın sahibi tarafından düşünen zihinlere, akleden toplumlara ithaf edilen bir kitap olması hasebiyle bu kitabın ancak düşünen toplumlara (li kavmin yetefekkerun), akleden toplumlara (li kavmin ya’kilun) birer nasihat ve öğüt olduğunu ve bunu sadece onların anlayabileceğini, insanın dış dünyada ve hatta kendi benliğinde var olan binlerce ayet üzerinde tefekkür ve taakkul etmesinin Kur’an’ın arzuladığı insan modelinin aslî görevi olduğunu belirtir.

Kur'an ölmüş sineleri diriltir!

Kur’an’ın ölmüş sineleri dirilten bir iksir-i ilahiye olduğunu belirten yazar, O’nun gözünde ölümün kabrin altına girmek olmadığı gibi, yaşamanın da dünya hayatında olmak anlamına gelmeyeceğini söyler. Mesela Kur’an, “Ey Muhammed! Allah hakikatini dilediğine işittirir. Sen kabirdeymiş gibi yaşayanlara hiç bir şey işittiremezsin.” (Fatır suresi 35/22) mesajı ile ölü ile diri kavramını bambaşka bir anlam ile nitelendirir. Ki Kur’an bu tip insanları başka ayetlerle de yerin dibine sokar, onları bir koyunun aldırmazlığına, bir odunun cansızlığına sevkeder. Ölü sineleri canlandıran Kur’an’a en iyi örnek olarak Hz.Ömer’i verebiliriz. Hz. Ömer, Rasulullah’ı öldürme yolculuğunda cansızdı. Ancak onun yüreğini yerine getiren, dirilten, ilahi iksiri enjekte eden Kur’an’ın ta kendisidir. Ki o Ömer, daha sonraki yıllarda İslam’ın adalet kılıcı olmuştur.

Vahyi hayata taşımak

Kur'an aksiyon kitabıdır!Vahyi hayata taşımak

Kur’an’ın tam bir aksiyon kitabı olduğunu ve temel hedefinin, mümin bir şahsiyet oluşturup o insanda imanı bir aksiyona çevirerek, yeryüzünü yaşanabilir bir hale getirmek olduğunu belirten yazar, bu sebepten dolayı Kur’an’ın sürekli olarak, “cihad, fisebilillah, şehid, şehadet, küfür, tefrika, müstekbir, mele, zulüm, tuğyan, tağut, sulh, maruf, münker, mücrim, fasık” gibi onlarca kavramı gündemde tutarak kendisine muhatap olan insanları uyuşturmak yerine, onları hayatın içine iterek, okudukları ayetleri hayata taşımalarını istediğini belirtir. Bu aksiyonu sahabeler üzerinde örneklendiren yazar şunları söyler:

“Ebuzer duyduğu tek bir söz ile Mekke müşriklerine meydan okuma gücünü kendinde bulmuş, Abdullah ibn Mesut inkarcıların her türlü şiddet ve baskısına karşı dayanma gücünü bedeninde hissetmiş, Bilal-i Habeşi kızgın taşlar altında ‘ahad ahad’ diyerek Kur’an’ın kendisine verdiği aksiyon ile kan dökme kudretine sahip olmuştu. Aksiyon kitabı olan bu yüce vahiy, Sümeyye ile Yasir’e imanlarının bedelini ödetmiş, Musab’a o zenginlikleri elinin tersi ile ittirip imana gönlünü açtırmış, Ammar’a sabır olmuş, Ebubekir’e güç olmuş, Ali’ye şecaat ve kahramanlık olmuş, Ömer’e adalet, Osman’a hayâ olmuştu.”

Biraraya gelip tartışmalı bu kitabı

Kur’an’ın anlaşılması üzerine yapılan tüm çalışmaları takdirle karşılamak gerektiğini belirterek, bu kitabın da birkaç kardeş bir araya gelerek üzerinde kritik edilmesinin faydalı olacağını söyleyebiliriz. Ayrıca kitabın içerisinde aklınıza takılan konular hakkında, kitabın yazarından fikir alabilir ve yazarın temiz niyetini görebilir, kendisiyle tanışabilirsiniz.

Oldukça anlaşılır ve akıcı bir üslupla yazılan bu kitap, şimdilerde Siyer Yayınları tarafından neşrediliyor.

Vahyi hayata taşımak

Ramazan Sercan Somuncu herkesi "vahiy kapısına" davet etti

 

 

Güncelleme Tarihi: 21 Nisan 2016, 11:31
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
hakan
hakan - 10 yıl Önce

"Kuran'ı hayata taşımak" gibi sözler ilgi çekici olmakla beraber köklü ve tutarlı bir sistem önerisinde bulunmadığı için son derece naiftir. kuran hayata ancak risaletle taşınabilir. siret ve sünneti merkeze almayan kuran tasavvurunun bizi vahiy diye götüreceği şey, bağlamı ve muradı belirsiz Arapça kelime dizileri olacaktır.[vahiy söz-mana bütünüdür.] acı olan, modern paradigmadan şuuraltımıza sızan fikirleri murad-ı ilahi diye bu kelimelere söylettiğimizde bunun adının "yorum" olmasıdır.

banner19

banner13

banner26