Küpçük'ten darbe günlükleri!

Selçuk Küpçük, uzun zamandır Yolcu dergisinde yakın tarihimizin acıyan yanlarını içli bir beste gibi okuyucuya anlatıyor..

Küpçük'ten darbe günlükleri!
11317
Yolcu 52. Sayı   (+)

Kişisel bir tarih hesaplaşması

Yolcu dergisinin 51. sayısında (Kasım –Aralık 2008) “Okuma Eyleminin Araçsallaşmasına İlişkin Kişisel Bir tarih Anlatısı” adlı yazısıyla yakın tarih anlatılarına başlayan Selçuk Küpçük yedi sayıdır uzun soluklu bir koşuyla yakın tarihin özellikle karanlıkta kalan noktalarına kendi penceresinden ışık tutuyor.

İlk yazısının başlığındaki “anlatı” ifadesini “hesaplaşma” şeklinde değiştiren Selçuk küpçük demek istiyor ki söz konusu 12 Eylül ise anlatıdan çok bir hesaplaşmaya ihtiyaç vardır. Kendi çevresinden başlayan bir hesaplaşmanın çok net fotoğraflarını tanıdık isimlerin anlatımlarıyla sürdüren Küpçük, kitapların saklandığı, gencecik yüreklerin doğan güneşe karşı darağacında sallandırıldığı, işkencelerin sınır tanımadığı bir dönemin acısını bir kez daha gözler önüne seriyor.

İşkence ve idamlar

12 Eylül denince özellikle akla insanı insan olduğundan utandıracak derecede yapılan işkenceler gelir. İnsanlık dışı her türlü eylemde sınır tanımayan sadist ruhlu, esrarkeş kişilerin yaptığı işkenceler akla gelmeyecek derecede ağır ve bezdiricidir. Selçuk Küpçük, bunları yaşamış kişilerden örneklerle bu acının ne derin yaralar açtığını anlatıyor.

Ve yaşları 17-18 olan gençlerin dar ağaçlarında bir fidan gibi sallanışlarını, bir tarih utancını özellikle her gün yeni bir darbe planının çıktığı bu günlerde ibretlik bir sahne gibi gençlere gösteriyor.

11318Muhsin Yazıcıoğlu

Türkiye, 12 Eylül’de işkencenin ne demek olduğunu Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun ağzından dinlemişti. Çünkü Yazıcıoğlu, işkencelerin en şiddetlilerine maruz kalanların başında geliyordu. Selçuk Küpçük, Muhsin Yazıcıoğlu’nun yakalanmasından başlayarak bütün yaşadıklarını ayrıntılı bir şekilde anlatıyor. ( yolcu –sayı 55)

Bizim Dergâh

80 darbesinin ardından içeriye alınan gençlerin çıkardığı bir dergidir Bizim Dergâh. “Yusufiyeliler” alt başlığı ile çıkan dergi, cezaevinin nasıl bir Medrese-i Yusufiye’ye dönüştüğünün bir göstergesidir. Selçuk Küpçük Yolcu dergisinin 56. sayısında bu derginin hikâyesini anlatıyor. Bir derginin nasıl olup da bir yürek taşıdığını, hangi zorluklarla mücadele ettiğini gösteriyor.

Darbenin müzikal yanı11319

Selçuk Küpçük, Yolcu’nun son sayısına kadar ( sayı 57- Ocak –Şubat 2010) genelde Ülkücülerin 80 darbesindeki serencamını anlatmıştı. Son sayıda ise devamı gelecek olan darbeden doğan müziğin bestesini dillendiriyor. Ahmet Kaya’nın ilk kaset çalışmaları, 80 darbesinde cezaevine giren şair Nevzat Çelik’in “Şafak Türküsü” şiirinden bestelenen Ahmet Kaya şarkısı ve özgün müziğin darbeyle şahlanışı, bir müzik adamının anlatımıyla daha bir keyifle okunacak belge niteliği taşıyor.

Fonda Selçuk Küpçük

Selçuk Küpçük’ün Yolcu’da devam edecek bu yazılarını özellikle ardı ardına darbe planlarının ortaya çıktığı günümüzde okumak gerek. Bir darbenin nasıl olup da ülkeyi ters yüz ettiğinin, nelere mâl olduğunun anlaşılması için bu yazıları mutlaka okumalı. Bir tavsiye olarak; fonda da Selçuk Küpçük’ten “Başımdaki Duman Nerde Görülmüş” olursa daha mükemmel olur. Bizzat tarafımdan denenmiştir.

11320

Mustafa Uçurum okudu, yazdı

Güncelleme Tarihi: 04 Şubat 2010, 23:28
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
hürrem
hürrem - 9 yıl Önce

selçuk küpçüğü yaptığı çalışmalarından dolayı kutluyor ve başarılarının devamını diliyorum..ayrıca Tebessüm Provalarından bu yana takip ettiğim müzik hayatında da başarılar dilerim..

Okuyucu
Okuyucu - 9 yıl Önce

Bu yazıları ilgiyle ve ibretle okumak gerek. Günümüzü düşünerek tekrar okumak gerek.

Eski Ses
Eski Ses - 9 yıl Önce

Selçuk Küpçük'ten ne olsa okunur, ne olsa dinlenir. Dikkat çektiği için Mustafa Uçurum'a teşekkürler.

adnan
adnan - 9 yıl Önce

selçuk küpçük'ten yeniş çalışmalar bekliyoruz. yeni bestelerini merak ediyoruz...

banner19

banner13