banner17

Kültürü televizyona taşıyor!

Yüzünü ekranlardan tanıdığımız şair başka neler yapıyor?

Kültürü televizyona taşıyor!

Yusuf Özkan Özburun ismini, Kıvılcımlar Kitabı isimli şiir kitabında gördüğümde çok yabancı geldi. Normal şartlarda her isme; hiç yabancı değil diyebilecek kadar aşinalığım vardır. Kitabın üzerinde fotoğrafı olmasına rağmen, yüzü de hiç tanıdık değildi. Kitabı okumaya başladığımda, ismi hatırıma gelmeyen, yüzünü daha önce hiç görmediğim bu şaire merakım giderek arttığında, araştırmak için başka fotoğraflarında simasını gördüğümde, aslında daimi olarak ekranlarda karşıma çıkan, efendiliği yüzüne yansımış biri olduğunu fark ettim. Demek ki o adam bir şairmiş de...

Yusuf Özkan ÖzburunAslında kitabını okuduğum şairle, yüzünü gördüğüm o adamı kafamda birleştiremedim. Sunucu olarak tanıdığım bu televizyon yüzü, ekmek parası için televizyona kültürü götürmüş bir yüzdü. Kıvılcımlar Kitabı isimli eserindeki fotoğrafı çok belirgin olmadığından, yeni yüzüyle bağdaştıramadım. Bir şairin yıllar yılı televizyon ekranlarında kendini nasıl beslediğini merak ettim? Yalnızları oynaması gereken birinin, her gün yüz binlerle buluşması… İşte bu cümlede soru var.

Sima olarak tanıdığımız bu adam kim?

Özburun’un biyografisini okurken; sunucu, tv programcısı, radyocu gibi sıfatları gözlerim aradıysa da, şu iki sıfatla kendini tanımlamıştı: Sosyolog – Eğitimci. Ekranların yüzü olmasına rağmen, kültür alanının yüzü olma çabası, samimi bir tavrın tezahürü olsa gerek. Bunun yanı sıra, ilmî entelektüel tavrını popüler kültüre tebellüğ etmesi, Yusuf Özkan Özburun’un boş şeylerle alakadar olmadığının göstergesidir. Kültürel dünya ile popüler dünya arasındaki böyle köprüler kurulması kimi açılardan sevindirici, kimi açılardan tedirgin edici...

Yusuf Özkan ÖzburunMerhametle ilim birleştirilmeli

Yusuf Özkan Özburun’un Tv programlarında konuştukları da takdirle takip edilmeye değer. Hayatını Fransız bir yazarın bir sözüyle değiştirebilecek kadar edebiyata düşkün, ilmi merhametle yoğuracak kadar vicdan sahibi… Tarık Tufan’ın Tv programına konuk olduğunda merhametle ilmi birleştirmeliyiz diyerek, katı bir TC vatandaşı olmamanın gerekliliğini vurgulamıştı bana göre.

23877
Yusuf Özkan Özburun, Tobrak Kabın Türküsü
23879

Bu ismi neden önemsemeliyiz sorusuna gelince, televizyon ekranlarında reytinge yönelik işler yapmaması, kültür-sanat zenginliklerimizi, değerlerimizi popüler kültüre aktarması, dini hassasiyetleri olması, kitaplarındaki keskin bilgiler, bütün bunlara cevap olacaktır. TRT ekranlarında yapmış olduğu iftar ve sahur programları, programına konuk ettiği ilim sahibi insanlar, yazarlar, aydınlar; Hilâl Tv’de Vahyin Penceresi isimli bir programla ayet-i kerimeler üzerine konuşması, Yusuf Özkan Özburun’un kendi yolunu aydınlatan, onunla iştigal edenleri de aydınlatan bir özelliğe sahip.

“dinsin çoğul ağrım / putperest yanım / kastım ne şiir yazmak / ne şair olmak” şiarıyla kendini ifade eden Özburun, edebiyat dünyamıza da ilk olarak 1993 yılında Toprak Kabın Türküsü isimli kitabıyla girmiş. O günden bugüne 11 eser yayınladı Bu 11 eser; öykü, deneme ve şiirlerinden oluşuyor. Şiirle aranızı açmayan, öyküsünü yaşayan, fikirlerini yazıyla, mikrofonla, kamera ile dile getiren Özburun; konuşmalarına baktığınızda ister istemez tatlı aykırılıklardan kaçınıyor. Kitapları yine belli bir seviyenin üzerinde, yaptığı programlar popüler kültürün çok uzağında olmakla birlikte, ekranlarda alışık olmadığımız nitelikte.

Bütün bunların yanında; insan eğitimi, insan ilişkileri, iş hayatındaki zorluklar vb. konular üzerine seminer ve konferanslar vermekte. Konferansları yoğun ilgiyle takip ediliyormuş.

1991 yılından bu yana yaptığı radyo programları da yine çok iyiydi.

Senai Demirci ile Tanrı Sana Küsmedi isimli bir kitap çıkarmışlardı. Bu kitapta, kendini yalnız hisseden, hayattan bıkmış hatta intiharın eşiğine gelmiş, kadere küsüp kedere düşmüş insanlara güzel nasihatler vardı. Allah ile arası açılmış bir kulun, Allah ile arasını yapmaya çalışan bir dili vardı bu kitabın. Bu eser bundan 5 sene evvel yayınladığında dış dünyada büyük yankılar uyandırmasa da, çıkmaza düşmüş birçok Müslüman gence yardımcı olmuştu. İnsanların kendi iç dünyalarını keşfetmelerinin yanı sıra; Allah’ın güzelliğini, yüceliğini, affedici olduğunu insanlara hatırlatarak, belki de toplumda meydana gelen çöküşü bir nebze durdurmuşlardı. Okuyucuları bu kitabın hayata bakış açılarını değiştirdiğini anlatıyorlardı.

Yusuf Özkan Özburun ismi bize ilk etapta tanıdık gelmese de, evimize muhakkak konuk olmuşluğu vardır. Belki bir televizyon ekranı, belki radyo frekansı, belki de kütüphanemizdeki bir kitap.

 

Orhan Özekinci illâ sanat dedi!

Güncelleme Tarihi: 08 Şubat 2011, 11:06
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
ayşegül
ayşegül - 8 yıl Önce

Bir güzel insan... selam olsun ona.

zaferullah
zaferullah - 8 yıl Önce

islamoğlu hocanın iyi bir dinleyicisi, soruları da onu anlayabildiğini gösteriyor. Allah sıhhat versin kendisine.

bp
bp - 8 yıl Önce

şahsen tanımasam da konuşmaları bende etki bırakan kıymetli bir abimizdir. rabbim selamet versin kendisine. bize sundugu teselliler içinse; şükran...

banner8

banner19

banner20