Küçük bir mescitten kocaman bir camiye

Sizlere Malatya'da bulunan bir mescitten bahsetmek istiyoruz. Malatya merkezde, bir iş hanının ikinci katına kurulmuş bu mütevazı ve müstakil mescidin çok ilginç yanları var. Bir mescit nasıl müstakil mi olur dediniz? Şakir Gönülce yazdı.

Küçük bir mescitten kocaman bir camiye

 

Bugün sizlere, Malatya'da bulunan bir mescitten bahsetmek istiyorum. Daha önceleri çokça namaz kıldığım bu mescidi, şimdi bir haberci gözüyle anlatmaya çalışayım. Malatya merkezde, bir iş hanının ikinci katına kurulmuş bu mütevazı ve müstakil mescidin çok ilginç yanları var. Bir mescit nasıl müstakil olur öncelikle onu sizlere anlatmaya çalışayım.

Müstakil bir mescit ne demektir?

Bu mescit müstakil çünkü ezanları merkezi sistemle değil, her vakit kendi bünyesinde bulunan görevliler tarafından okunuyor. Sadece ezanın bağımsız okunması bir mescidi müstakil yapar mı? Elbette ki yapmaz. Ama ülkemizin doğusunda yaşayanlar bilir; saatler geriye alınınca, bizim buralarda öğle ezanı saat 11.20 gibi okunmaya başlar. Normal günlerde bir sıkıntı yok ama cuma günleri işler değişiyor. Çünkü mesaide bulunan memurlar Cuma namazına yetişsinler diye, öğle ezanları saat 12.00'ye kaydırılır. İşte tam da bu noktada, bizim mescidin bağımsızlığı ortaya çıkıyor.

Malatya'da cuma günleri tüm camilerde ezan saat 12.00 de okunurken, bu mescitte normal vaktinde okunur. Çok önemsiz gibi görünen bu ayrıntının, biz öğretmenler için ne kadar önemli olduğunu bir bilseniz... Öğleden sonra derse giren öğretmenlerin derse saat 12.00 de başladığını ve Cuma ezanının da saat 12.00 de okunduğunu düşündüğünüz zaman, bu mescidin ve uygulamasının ne kadar önemli olduğu ortaya çıkıyor. Ya cumayı terk edeceksiniz ya da ilk dersiniz boş geçecek, başka şansınız yok bu noktada... Bu yüzden hem dersini bölmek istemeyen, hem de cumayı kaçırmak istemeyen öğretmeler, bu mescidi tercih ediyor.

Küçük bir mescit, kocaman bir cami olursa

Bu mütevazı ve müstakil mescit, 1983 yılında Ramazan Keskin Hoca tarafından kurulmuş. Alternatif cuma ve bayram namazlarının kılınması için açılan bu mescit, zamanla büyütülmüş ve bugünkü şeklini almış. Normalde küçük diyebileceğimiz bu mescit, cuma günleri kocaman bir cami oluyor. Küçük bir mescit, kocaman bir cami nasıl olur? Bakın anlatayım sizlere... İş hanında bulunan hemen hemen bütün dükkânlar, cuma vakti mescitle bütünleşiyor adeta. Dükkân sahibini tanıyan tanımayan, seccadesi olan olmayan ya da elindeki bir karton parçasıyla gelen vatandaşlar, boş buldukları herhangi bir yerde duruyorlar namaza. Üç dört katlı bu iş hanının tüm katları ve dükkânların içi, dolduğu gibi cemaat dışarıda kaldırımlara kadar taşıyor.

Medine Mescidi olarak da bilinen bu mescid, kutsal beldemiz Medine ile manevi bir bağ oluşturması düşüncesiyle bu isim verilmiş. Kurulduğu ilk yıllardan itibaren güncel meseleleri mescide taşıyan Ramazan Hoca, toplumun problemlerine çözüm önerileri getirmiş ve getirmeye de devam etmekte.

Ramazan Keskin Hoca

Ramazan Hoca, Malatya ilim havzasında yetişmiş, kendini geliştirmiş değerli bir âlim ve mücadele adamıdır. Gençlik yıllarında M. Said Ertürk ve M. Said Çekmegil ile tanışmış, bu iki değerli hocadan istifade etmiştir. Çalışmalarına bir süre Suriye'de devam eden Hoca, ilmini daha da ilerilere taşımıştır.

Ramazan Hoca’nın anlatılması ve anlaşılması elbette ki bir haberle mümkün değildir. Adına kitap bile yazılan bir insanı burada birkaç cümle ile anlatmak olanaksız. Yalnız geçen cumalarda bir sohbetinden birkaç cümle aktararak, onun hakkında azda olsa bir fikir sahibi olmanızı sağlarım inşallah... Hoca, soyadı gibi Keskin, çok net konuşuyor. Hiçbir yanlış anlamaya meydan vermeyecek kadar net... İhtiyaç sahiplerinden birine yardım toplanırken aynen şunları söylüyordu Hocamız: “Bir ihtiyaç sahibi var ve bu ihtiyaç sahibine elinizden gelen yardımı yapın; yalnız içinizden gelmiyorsa lütfen vermeyin! Eğer bugün bir ihtiyaç sahibinin ihtiyacını gördüm diye sevinmeyecekseniz vermeyin! İstemeyerek verilenlerin Allah katında da fazlaca bir kıymeti yoktur!” diyordu...

Gelenek devam ediyor

Bu müstakil mescit, bu dönem müftülüğe bağlı olarak hizmet veriyor. Müftülük buraya, ayrıca bir imam da atamış. İmam görevinin başında ama cuma ve bayram namazlarını hala Ramazan Hoca kıldırıyor. Namazdan önce yaklaşık yarım saat kadar da sohbet ediyor. Güncel meselelerin çözümüne yönelik yaklaşımları da hala devam ediyor Ramazan Keskin Hoca’nın.

Eğer bir gün Malatya'ya yolunuz düşerse bu ilginç mescide bir uğrayın derim. Bu mescidi bulmak için hiç zaman kaybetmeyin. Yoldan geçen birilerine sorun. Kime sorsanız gösterir, çünkü Malatyalı olup da burayı bilmeyen yok gibidir... “Keskin'in mescidi nerede?” diye sormanız yeterli...

 

Şakir Gönülce yazdı

Güncelleme Tarihi: 19 Kasım 2013, 09:03
YORUM EKLE

banner19