Kombassan takvimleri kitap gibiydi

Türkiye’nin en çok kitap okuyan insanını hiç merak ettiniz mi? Biz merak ettik ve babamıza sorduk, cevaplar şaşırtmadı.

Kombassan takvimleri kitap gibiydi

 

 

Sadece kitap okuyan çocukların aklına gelebilecek bir soru

Mahmud Sami Ramazanoğlu Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin ortaokul hazırlık kısmına yeni başladığımızda harıl harıl İngilizce kitaplar okuyorduk. Yalan yok! Kitaplar pahalı olduğu için fotokopi ya da korsan tercihimizdi. Hocalarımızın verdiği iştiyakla ve İmam Hatiplerin engellendiği bir dönemde büyük işler başarmak için yolun İngilizceden geçeceğini düşünüyor ve önümüze gelen kitabı okuyorduk. Stage 1-2-3 derken seviyemiz yükseldi. Ancak İngilizcemiz gelişse de okuduğumuz kitaplardaki konular yavan ve sıradan Türk filmleri senaryosunu geçemiyordu. İngilizce kitapları hızlıca okumak için verdiğimiz mücadele o dönemde aklıma hep aynı soruyu getiriyordu. “En çok kitap okuyan kişi kimdir?”

O, yedi bin tiyatro kitabı okumuş

En çok kitabı kimin okuduğuna dair soruyu, boş zamanlarında bol bol kitap okuyan babama sordum. Babam o zamanlar ilk kez duyduğum bir isimden bahsetti. “Sezai (Karakoç) Bey’in yedi bin tiyatro kitabı okuduğunu bir arkadaşımdan işitmiştim ki Sezai Bey şair ve yazardır. Bu kadar tiyatro kitabı okuduysa kim bilir kaç şiir kitabı, kaç düşünce eseri okumuştur?” Babamın sözlerini işitince biraz afalladım. Çocukça hevesle tiyatro kitaplarına sarıldım. Evdeki tüm tiyatro kitaplarını topladım saydım. Hepi topu 50-60 tane. Birkaç Mollier, Necip Fazıl, Çehov okuduktan sonra bu işi yapamayacağımı anladım. Tiyatro pek tarzım değildi.

Gökdelende oturan, takvim yazan adam İbrahim Demirci

Konya’ya ilk gökdelen yapılmıştı, Konya’ya yükseklerden bakma hevesiyle babamla Afra’ya gittik. Konya’ya yüksekten baktık, içimiz karardı. Üçler Mezarlığından başka yeşil alanı olmayan bu koca şehrin o zamanki sloganı “Konya içinde yeşil değil yeşil içinde Konya” idi. Trajikomik bir durum yani. Böyle bir iç kararmasını birkaç kat aşağıya indiğimizde ziyaret ettiğimiz babamın arkadaşlarından biri müthiş bir aydınlanmaya çevirdi. Meğer bu gökdelende oturan amca, evimizdeki harika takvimi hazırlayan amcaymış. O Kombassan’ın takvimi kitap gibiydi. Necip Fazıl, Cahit Zarifoğlu, Sezai Karakoç ve daha binlerce cengaverin ışıldayan kalemlerinin izleri vardı o takvim yapraklarında. Evet o güzel takvimi hazırlayan İbrahim Demirci amcaydı O.

Meğer Konya’nın en çok kitap okuyanı?

İbrahim Demirci’nin yanından ayrıldığımızda babam barutumun fitilini ateşleyen o bilgiyi söyleyiverdi. “Konya’nın en çok kitap okuyan adamı büyük ihtimalle İbrahim Demirci amcandır, o fen lisesinde de edebiyat öğretmeni, iyi çalışırsan onun öğrencisi olursun”

Barutumun fitili ateşlense de o zamanlar neye heveslensem istikrar  yakalayamıyordum. Mahmut Sami Ramazanoğlu Anadolu İmam Hatip’in kütüphanesindeki kitapları saymak boşunaydı. Bu arada babam Konya’nın en çok tarih kitabı okuyan kişisini de söylemişti. Merhum tarih hocası Ali Rıza Uluçamlıbel’miş. Allah rahmet eyleye, kitaplar bizi sık sık okumaya davet eyleye…

 

Sami Yaylalı buracıkta hatırladı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yayın Tarihi: 07 Ekim 2011 Cuma 02:33 Güncelleme Tarihi: 17 Ekim 2011, 22:49
YORUM EKLE
YORUMLAR
zorkof
zorkof - 11 yıl Önce

haberde bahsi geçen kombassan takviminin bir örneği yok mudur?

uzun
uzun - 11 yıl Önce

Mahmut Sami Ramazanoğlu Anadolu İmam Hatip; çoçukluğumuza, ilk gençliğimize mekan. Ne hoş bir yazı, Aldı götürdü Konya'ya.

mehmet baylan
mehmet baylan - 11 yıl Önce

O günleri tekrar hatırlatan hoş bir bilgi.Takvimin ay başlarında ve de sonlarında olan o rengarenk yapraklardaki mısralar her biri bir emeğin sonucu özenle seçilmişti ve bizden,bize ait bir değerin ürünüydü.İbrahim Hocama Mubabbetle

m. talha
m. talha - 11 yıl Önce

Mahmut Sami Ramazanoğlu Anadolu İmam Hatip lisesi ; ömrün en müstesna sayılacak günlerinin geçirebileceği güzide okullarımızdan. sayın yazara bizleri konya ya bu kadar uzaktan saihl nin kokusunu hissettirdiği için teşekkür ediyoruz.

serhat albamya
serhat albamya - 10 yıl Önce

Yazıda bahsedilen takvimleri görmek isterdim. Yazının dili ve bahsedilen konular gerçekten etkileyici. Sezai Karakoç ve İbrahim Demirci'yi çok küçük yaşlarda tanımış olmak büyük avantaj. Bu avantajın sağladığı rahatlığı yazıda da hissettik. Güzel insanları tanımak tanıtmak gerçekten önemli.

banner19

banner36