Kökünden ayrılmadan, şükürle an be an

Geçmişi hiçe sayarak, kendi kuşağıyla hayatı okumak, megaloman bir özne olarak sınırları dar, tezahürü zayıf bir vasatta ortaya çıkar. Ahmet Mercan yazdı.

Kökünden ayrılmadan, şükürle an be an

Madem ölüm var arkadaş

Zeytin ağacı gibi yaşamalı insan

Her mevsim yetecek kadar ürün

Kökünden ayrılmadan, şükürle an be an

Ve bir başka ağaca çarpmadan

**

Yaşanılagelen, üzerine eklenerek ve ekleyerek yürümek sağlıklı olandır.

Buna mukabil, geçmiş üzerine, onu kutsayarak kapanmak, özne olmaktan çıkmak demektir.

Bir başka yaklaşım olarak, geçmişi hiçe sayarak, kendi kuşağıyla hayatı okumak, megaloman bir özne olarak sınırları dar, tezahürü zayıf bir vasatta ortaya çıkar.

Üçüncü bir yaklaşım olarak, geleceğe kilitlenmek, bütün çabayı bu yönde kullanmak, ayrı bir hatalı yaklaşımdır.

An’ın feda edilmesi ile varlığını sürdüren bu yaklaşım, iradeyi sadece tasarıma yaslayarak eylemi ve dolayısıyla akışa müdahaleyi, etkili yerine getirememe durumudur.

Eğer bir oranlama yapılacaksa, kişiye ve ilgi alanlarına göre değişkenlik arz ettiğinin bilincinde olarak, kanaatimce, yüzde yirmi geçmiş, bir o kadar gelecek ve yüzde altmış an’ı yaşama, yaşadığımız çağ dikkate alındığında uygun görünüyor.

 

Ahmet Mercan yazdı

Güncelleme Tarihi: 06 Ağustos 2015, 15:41
YORUM EKLE

banner19