banner17

Klişe şiir yazma kılavuzu!

Sezai Karakoç, 'balkon' kelimesini mimarî anlamda kullanmıştı. Balkonu biz de kullandık. Fakat mimarî olarak değil, ideolojik olarak…

Klişe şiir yazma kılavuzu!

Şair İbrahim Tenekeci, Kocaeli Kitap Fuarı’ndaki konuşmasında bahsettiklerini, Ayraç kitap tahlili ve eleştiri dergisinin son sayısında yazıya dökmüş. Ayraç dergisinin Ağustos sayısında yer alan yazısında Tenekeci, şiirde kelimelerin öne çıkışını, şairlerin kelimeleriyle mümtaz olmasını anlatıyor:İbrahim Tenekeci

1. Kelimeler de eskiyor; ‘yalnızlık’, ‘hüzün’, ‘sevda’ çok klasik biçimde kullanılırsa tam bir klişe oluyor.

2. ‘Yağmur’, ‘ırmak’, ‘toprak’. Bu kelimelerde tehlike yok. Fakat bu kelimelerde neden ‘hüzün’deki, ‘sevda’daki, ‘yalnızlık’taki tehlikenin olmadığı açıklanmıyor.

3. “Bazı şairlerle bazı kelimeler öylesine birbirine bağlanmıştır ki ‘balkon’ denince Sezai Karakoç, ‘fayton’ dendi mi Ece Ayhan. Mesela Sezai Karakoç, ‘balkon’ kelimesini mimarî anlamda kullanmıştı. Balkonu biz de kullandık. Fakat mimarî olarak değil, ideolojik olarak… ‘Avlumuz vardı, çok uzaktık balkona/ Büyük farktı bu, düşmanla aramızda’ derken, hem balkonun bize hıristiyan batıdan geldiğini, hem de mahremiyete bir saldırı olduğunu söylemiş olduk.”

Tenekeci’nin yazısı, az çok şiir okuyan herkesin kulak kesilebileceği bu başlıklarla kalmıyor; sese, ritme, dizenin/kelimenin önemine, harflerin karanlığına ve aydınlığına da değiniyor. Bunlar içinse esaslı bir şiir ilgisine, bilgisine ihtiyaç var.

Ayraç
(+)

Başka neler var?

Ali Şeriati ve Julien Benda kanalıyla ‘aydın'ın kim olduğuna ve ne yaptığına dair bir yazıyla açılan Ağustos 2010 Ayraç’ı, “Postmodernist Portreler” başlığıyla yoğun bir sayı hazırlamış: Deleuze, Foucault ve Derrida’nın dışında Wittgenstein üzerine yazılar da var. Bir de Thomas Bernhard sözlüğü incelenmiş.

Hüsamettin Arslan ve Ahmet Edip Başaran ile söyleşi

Paradigma Yayınları’nın kurucusu Hüsamettin Arslan ile postmodernite, çeviri, Türkiye’de felsefe ve felsefe yayıncılığı üzerine söyleşi yapılmış. Ayrıca ilk şiir kitabı Oyunbozan ile büyük yankı uyandıran Ahmet Edip Başaran ile yapılan bir söyleşi de derginin bu sayısında yer alıyor.

Ayraç kitap tahlili ve eleştiri dergisi: www.ayracdergi.org

 

Yasin Şafak bildirdi

Güncelleme Tarihi: 14 Ağustos 2010, 18:29
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Selim Akceylan
Selim Akceylan - 8 yıl Önce

İ. Tenekeci eğer “Mesela Sezai Karakoç, ‘balkon’ kelimesini mimarî anlamda kullanmıştı. Balkonu biz de kullandık. Fakat mimarî olarak değil, ideolojik olarak… " diyorsa bu işte ciddi bir ego sahibi olduğunu söylüyor demektir. neden mi;
Çünkü
1-) Sezai Karakoç balkon kelimesini şiirde resmen doğu-batı anlamında kullanmıştır. Balkon kelimesiyle Karakoç Doğuyu ve Batıyı karşılaştırır. İslam mimarisinde balkon'un olmadığını Turgut Cansever'in eserlerindeki açıklamalarla okuyabilirsiniz.

Selim Akceylan
Selim Akceylan - 8 yıl Önce

2-) Eğer İ. Tenekeci Karakoç'un balkon kavramına yüklediği anlamı "O aslında şöyle şöyle anlamda kullanmıştır."diyerek alıp, içini boşaltıp kendi söylüyormuşçasına anlatıyorsa, bu da Tenekeci'nin egosunu ortaya koyar. Egodan başka anlamlara da gelebilir bu yaptığı...

3-) Tenekeci'nin yazısını merak ettim hepsini okudum. Tenekeci yazıda hep "Biz" diye konuşuyor. "Biz" kimdir burada? Mütevazi olduğu için mi "Ben" yerine "Biz" kullanıyor sanki? "Biz" kullanırken bile egosunu tatmi

Ahmet
Ahmet - 8 yıl Önce

Sezai Karakoç balkonu mimari anlamda kullanmış demek zerre kadar şiir bilmediğini ortaya dökmek demektir.

Kenan Subaşı
Kenan Subaşı - 8 yıl Önce

balkon insanın (acı çekilen şeyler daha da belli olur) gün yüzene çıkmasıdır,pimapenle,tuğla ve demirle alakası yoktur.genelinde şairlerdir bu hislere kapılanlar,küçük büyük ne yaşanmışsa balkona sürer bizi.yüce bir kucaktan kopmuşuz,bu acı bile yeter bize.balkon zehirli bir teselli verir insana,insan o zehirden haz alsa da,üstad bunun zehir olduğunu bildiğinden;

'Bana sormayın böyle nereye
Koşa koşa gidiyorum
Alnından öpmeye gidiyorum
Evleri balkonsuz yapan mimarların'demiştir.

Kenan Subaşı
Kenan Subaşı - 8 yıl Önce

bu şiirde benim ilgimi çeken önemli şeylerden birisi de,sezai karakoç'un ve bir şairin olması gerektiği gibi hep gelecekten umutlu olmasıdır.klişe olarak içimizdeki çocuk öldü deriz,sezai karakoç diyor ki,

'gelecek zamanlarda ölüleri balkonlara gömecekler/insan rahat etmeyecek/ öldükten sonra da'

yani geçmişinize estetik bir hüzün serpip kendinizi karartmayın diyor zannındayım.

şiirin devamını yazdım;geçmişin küflü taşlarına dönüp kaybolmaktan sa,geleceğin yeni mimarları olun diyor.

Osman Toprak
Osman Toprak - 8 yıl Önce

İçimizdeki öfke daha ilk cümlede dışavuruyor. İşte bu sebeple hiçbir işimiz düzgün değil. Tenekeci'ye saldırmak, egosundan söz etmek, zerre kadar şiir bilmediğini ortaya döktüğünden söz etmek... gibi ifadeler, ortada sadece büyük bir kinin ve öfkenin dolaştığını gösteriyor.
Bir de yazılananları anlamadan, yazının ruhunu kavramadan boş ithamlarla, ifadelerle saldırmak ne acıdır.
Bu kin, bu hak bilmezlik, bu körlük, bu saygısızlık insanı yiyip, bitiriyor.

ahmet
ahmet - 8 yıl Önce

elitist mantıkla okuduklarını anlamayan bir kesimden bahsetmekle sol cenahtan bakıp da göbeğini kaşıyan adam tabirini kullanmak arasındaki fark nedir? Size bu "bizi anlamayacaklar" mantığını kim öğretti. Tövbe haşa sanki söylediğiniz sözler "müteşabih ayet" ve biz künhüne vakıf olamıyoruz. Gayet iyi anlaşılıyorsunuz, anlaşılmadığınızı sanarak, kendinizi kandırıyorsunuz.

Füsun Fıstık
Füsun Fıstık - 8 yıl Önce

İlginç ki, sözlükler de bile, Tenekeci'ye pek saldıran olmaz. Bunun sebebi de mütevazı olmasıdır. Herkesin sevebileceği ayarda, kapıya yakın oturan, eyvallahı olmayan adam olmasıdır. Saçmalandığı gibi enaniyeti kabarık biri olmamasından dolayı geniş kesimlerce sevilir.

Bu sıralar bir şeyler dönüyor, Tenekeci'yi topa tutanlar çoğaldı, bir sebebi olsa gerek... Çok ayıp...


banner8

banner19

banner20