banner17

Kitapların Altında Can Vermekten Üzüntüden Ölmeye Âlimlerin Sıradışı Vefatları

Geçtiğimiz günlerde Nail Okuyucu, Arapça ve tefsire dair eserleri olan Nehhâs’ın vefatına dair attığı twitte, Nehhâs’ın talihsiz vefatını aktarıyordu. Ardından gelen cevaplarda birtakım âlimlerin 'sıradışı' ölümleri zikredilmiş. M. Murtaza Özeren bu 'sıradışı' vefatları derledi.

Kitapların Altında Can Vermekten Üzüntüden Ölmeye Âlimlerin Sıradışı Vefatları

Geçtiğimiz günlerde Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden Nail Okuyucu, Arapça ve tefsire dair eserleri olan Nehhâs’ın (v. H.338/M.950) vefatına dair bir twit attı. Burada Nail Hoca, Nehhâs’ın talihsiz vefatını aktarıyordu: Nehhâs, Nil Nehri kıyısında bazı şiirlerin vezinlerini tahlil ederken, bir adam, Nehhâs’ın Nil’in suyunun çekilmesi ve fiyatların yükselmesi için büyü yaptığını sanarak nehre itmiş. Âlim de Nil’in sularında boğularak can vermiş. Kısacası halktan birinin enflasyon korkusu âlimin canına malolmuş.

Bunun ardından gelen cevaplarda birtakım âlimlerin “sıradışı” ölümleri zikredilmiş. Biz de bunları derledik.

Üstüne kitapların devrilmesi sonucunda vefat etmiş

Molla Husrev nam kullanıcı, İmam Müslim’in vefatını aktarmış. Zehebî’nin kaydına göre meşhur hadis âlimi İmam Müslim, kitapları arasında hadis ararken yediği hurmaları fazla kaçırınca, ya şeker komasından ya da çatlayarak, 54 yaşındayken vefat etmiş.

Türk Tıb Tarihi hesabının aktardığına göre de İbn Sina aşırı dozda afyon sonucunda, 57 yaşında vefat ediyor. Aktarıldığına göre döneminde yaygın olan kulunç hastalığına yakalanmış, kendi kendisini tedavi (ameliyat) etmeye çalışmıştır. Afyon almasının sebebi de muhtemelen bu süreç içerisindedir.

Arap edebiyatının en büyük nesir yazarlarından ve Mu’tezile kelamcılarından bir olan Cahiz ise 95 yaşlarında iken, çalışmakta olduğu sırada, Molla Lâri’nin zikrettiği üzere, üstüne kitapların devrilmesi sonucunda vefat etmiş. Sahneyi gözümüzde canlandıralım: yerde bir rahlenin önünde oturmuş bir şeyler okuyan veya yazan bir pir-i fani ve etrafında kitap dikitleri. Belki de yoldan geçen atlıların yarattığı sarsıntıyla kitaplar yıkılıvermiştir. Allahualem.

Haksızlığa dayanamadı, ağır üzüntüden öldü

Tâcü'l-Luğa (es-Sıhâh) adlı sözlüğün yazarı İsmail b. Hammâd el-Cevherî ise İmamzâde’nin aktardığı hikayeye göre, son zamanlarında vesveseye kapılarak akli dengesini yitirmiş. Uçmak için Nişâbur’daki evinin veya camiin damına çıkmış, yazdığı sözlüğü kastederek “Bu dünyada benden başka kimsenin yapmadığı bir şey yaptım. Âhiret için de kimsenin yapmadığı bir iş yapacağım” diyerek uçmaya kalkışmış, fakat düşerek vefat etmiş.

Musakkal Celal’in naklettiğine göre de, Arap gramercisi Sîbeveyhi ise Kisâî ile giriştiği bir münazara sırasında bir Arap atasözünde geçen bir ifadenin i’rabının sorulması üzerine çeşitli ayetlerden şahit getirerek verdiği cevaplara rağmen hakemlerce haksız bir şekilde mağlup ilan edilmiş. Rakibi olan Kisâî ise vicdanen rahat hissetmemiş ve Sibeveyhî’ye 10.000 dirhem verilmesini istemiş. İki otoritenin meseledeki ifadeyi farklı yorumlamasını dayandıkları lehçelerin farklılığına bağlayanların yanı sıra Sîbeveyhi’nin başarısızlığını dilindeki tutuklukta, ayrıca alışmadığı ve tanımadığı bir muhitte bulunmasında görenler de olmuş. Sibeveyhî, derin bir üzüntü içinde Bağdat’tan Basra’ya dönmüş, öğrencisi ve arkadaşı Ahfeş’e olup bitenleri anlatmış. Ardından kendisiyle vedalaşarak Fars, Ahvaz veya Şîraz’a gitmiş. Burada ise ağır üzüntüye bağlı mide hastalığına yakalanarak kısa süre sonra, 39 yaşındayken vefat etmiş.

Eşek şakasına kalbi dayanmadı

M. Arıkan’ın aktardığına göre, Osmanlı tarihçisi Şânizâde Atâullah Efendi de Tire’de sürgünde olduğu sırada, II. Mahmud’dan af haberini getiren adamın yaptığı bir eşek şakasının kurbanı olmuş. Haberci “itlâfına ferman getirdim” deyince büyük tarihçi sekte-i kalpten vefat etmiş.

Son olarak yine Nail Okuyucu, Necmeddin-i Kübrâ’nın şehadetini aktarmış. 1221 yılında Harezm’e Moğol ordusu saldırmış. Bunu haber alan Hazret savaşmak üzere talebeleri yanında olduğu halde Horasan’a gitmiş. Moğollar şehre girince cenge başlamışlar. Necmeddin-i Kübrâ bir Moğol askerinin saçından tuttuğu bir sırada bir diğeri tarafından şehit edilmiş. Bu duruma işaret eden bir beyit:

Bir elden nûş edip imân şarabın,

Bir elde perçem-i kâfir tutarlar.

 

M. Murtaza Özeren

Güncelleme Tarihi: 12 Mayıs 2018, 14:29
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20