banner17

Kitap fuarlarını yeniden tasarlamak

Bu kadar yazarın geldiği fuarlar neden üniversitelerle, liselerle işbirliği yapmaz merak ederim. Biliyorum ki pek çok yazarın deneyimi bir üniversite dersi niteliğinde. Bülent Ata Dünyabizim için yazdı.

Kitap fuarlarını yeniden tasarlamak

Türkiye’de kitap fuarlarının en bilineni Kasım ayında yapılan İstanbul TÜYAP ve Mart ayında yapılan İstanbul CNR kitap fuarları. Elbette pek çok ilde ve hatta İstanbul ilçelerinde yapılan kitap fuarları ile bu alanda son yıllarda ciddi bir organizasyon artışı yaşandı.

Bu organizasyon yoğunluğu kitap satış rakamlarına yansıdı mı emin değilim. İlginç olan popüler kitap fuarlarının tarihlerine denk gelen zamanlarda internet üzerinden kitap satışı yapan popüler sitelerin %50 gibi ciddi indirimler yapması idi.

Kitap fuarlarının genellikle yazar söyleşileri, imza günleri şeklinde düzenledikleri organizasyonlar var. Okullardan otobüslerle öğrencilerini fuara getiren öğretmenler de organizasyonun bir parçası olmak üzere fuara geliyorlar. Kitap fuarları aslında bir tür görücüye çıkmak. Ama mevcut durum kalabalık bir pazar yeri. Kitap pazarına hoş geldiniz. Mevcut durumu daha zarif, daha bereketli bir hale getirmek mümkün mü?

Kitap fuarlarından ne bekleniyor?

Kitap fuarlarından beklediğimiz şeyler aslında nedir? Bir okur olarak, yazar-çizer olarak, editör ve yayıncı olarak? Yayınevleri birincil olarak kitap satışına odaklanmış durumda. Bazı yayınevleri indirim bile yapmıyor. Yazarlar okurları ile buluşma heyecanı içinde. Okurlar hem yazarlarla tanışmak hem de uygun fiyata yeni kitaplar almak için burada. Okullardan gelen çocuklar bir çekirge sürüsü gibi gelip gidiyor.

Bu kadar yazarın geldiği fuarlar neden üniversitelerle, liselerle işbirliği yapmaz merak ederim. Biliyorum ki pek çok yazarın deneyimi bir üniversite dersi niteliğinde. Yazarın yeni çıkan kitabını selamlamak, heyecanını paylaşmak için bulunmaz bir fırsat bu. Fuarlar doğal bir kültür sanat laboratuvarı, hatta kültür sanat stüdyosu olabilir. Kitabın türüne, yazarın yeteneklerine bağlı olarak neler neler yapılmaz ki...

Neden o hafta bir günlük dersi öğrencilerle birlikte fuar alanında yapmaz ki üniversiteler? İstanbul üniversitelerinden bir ya da bir kaçı o gün fuarda imzası olacak yazarlardan “misafir hoca” kadrosu çıkartıp gelse ya. O gün o yazarlar üniversite öğrencileri ile birlikte ders/söyleşi yapsa birlikte fuar alanında… Bunu bir hayal edin.

Fuarlar bir stüdyoya dönüşebilir

Benzer bir şekilde pek çok kültür sanat kurumu TV kanalı için fuarlar bir stüdyoya dönüşebilir. Fuar haftası boyunca neden özellikle tematik kanallar fuar alanlarından canlı yayın yapmayı denemezler? Neden çocuk kanalları, hatta YouTube hesabı olan çocuk dergileri, YouTuberlar, radyolar fuar organizasyon komitesi ile görüşüp birlikte ne yapabiliriz diye konuşmaz ki? Yemek programlarının yemek kitabı yazarları ile yapılacak söyleşi program için fuardan yayın yaptığını düşünün. Çocuk TV kanallarının çizgi roman çizerleri, yazarları ile yaptıkları canlı yayınları hayal edin.

Fuar organizasyonlarını büyütmek, renklendirmek ve çeşitlendirmek gerektiğine inanıyorum. Bu önerilerin toplamda kültürel yayıncılıkta satıcı müşteri ilişkisinin ötesine geçen kültürel bir atmosfer yaratmak anlamı taşıdığı için önemli. Televizyon kanalları, radyo kanalları için fuarlar gündem yaratmak adına üstüne çalışabilecekleri bir başlık. Birinin çalışın demesi lazım. Herkes kötüyü eleştirmeyi seviyor. Bir şeyi daha iyi yapmak adına hayal kurmak ve adım atmak da mümkün. Deneyin bunu…

Bülent Ata

Güncelleme Tarihi: 07 Aralık 2018, 17:48
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20