Kıbrıs'ta ilahiyat okumak kolay değil

Aylar geçince ısındığım bu memleket bana “yaşayan Müslüman”, “ihtiyaç”, “hizmet”, “tebliğ” kavramlarını oldukça sağlam bir şekilde idrak ettirdi..

Kıbrıs'ta ilahiyat okumak kolay değil

 

Öncelikle bu haberin geç kalmışlığından duyduğum üzüntüyü sizlere sunmak isterim. Allah’ın nasibi ile üniversiteyi okumaya Kıbrıs’a geldim. Uzaktan, ikinci ağız dinlenen hikâyelerin ardından bizzat gelip burada yaşama tecrübesini edinmek, Kıbrıs sorunu algısını zihnimde derinleştirdi. İnşallah bu haber, Müslümanların derin uykularından uyanmasına, farklı mekânlarda “yaşayan Müslüman”lara duyulan ihtiyacın algılanmasına, silkinip toparlanmaya vesile olur.

Kıbrıs deyince muhafazakâr kesimin zihninde oluşan algıyı tahmin etmek zor değil. Evet, bir başörtülünün yaşaması için oldukça zor, meşakkatli bir memleket. Ancak meseleyi tersten okuyabilmek için inanın buraya gelmek gerekiyor. ‘Sömürü ülkesi’, ‘Türkiye bakıyor zaten’ söylemleri ile ötekileştirilen, özünden uzaklaştırılan bir toplum ve bireyler söz konusu…Kıbrıs Yakın Doğu Üniversitesi İlahiyat öğrencileri

Yakındoğu Üniversitesi’nde ilahiyat fakültesi açıldı

Binbir zorluk ve baskılar eşliğinde açılan ilahiyat fakültesinin öğrencileri olmak da Kıbrıs’ta yaşamayı zorlaştıran en belirgin özelliklerden biri. Fakültenin açılma sürecinde birçok üniversite ile görüşüldüğünü ancak Yakındoğu Üniversitesi’nin bu fikre olumlu baktığını öğreniyoruz. Fakültede çalışan temizlikçi ablalarımızdan öğreniyoruz ki fakültede başörtü ile çalışmak yasakmış… Alışılagelmiş bir durum… Bizim okumamız ise, para veren konumunda olduğumuzdan serbest! Gülüyoruz çoğu kez ağlanacak hallere…

İdeolojilerin insanları getirebildiği son noktalara şahidlik ediyoruz burada. Her günümüz “acaba bugün ne olacak” sorusu ile başlıyor ve muhakkak somut bir cevap ve hayal kırıklığı ile dönüyoruz evimize… Bu bağlamda Kıbrıs’ın Türkiye’yi 30 yıl kadar geriden takip ettiğini söylersek yanlış bir bilgi vermiş olmayız sanırım. Başörtülü iseniz bulunabileceğiniz tek konum temizlikçilik. Bir başka deyişle amacınız sadece “Kıbrıs’ı, İran’a yahut Arabistan’a çevirmek”. Tüm bu hezeyanları değişik sözlü tacizler ile istisnasız her gün işitiyorsunuz. Alış-verişe gitmek ya da bir kafede çay içmek ise tam bir işkence.  Buradaki insanlar o kadar kin dolular ki, kelimeler yetersiz kalıyor bu öfkeyi anlatmakta. Somutlaştırmak gerekirse; kendi fakültenizden kütüphaneye not almaya gitmeniz gerekirse ara yolda arabası ile sizi birileri sıkıştırabilir ve sizi bu ülkede istemediğini söyleyebilir. Sözlü şiddet, hakaret; bunlar artık günlük ritüeller halini almış durumda.

“Kol kırılır yen içinde kalır” düşüncesini silip atalım zihinlerden!

Üzüldüğüm tek nokta ise tüm bunları yapanların kimliklerinde “Müslüman” ibaresinin yer alıyor olması. Bu vicdana, akla, mantığa sığmayan şeyleri inanın her gün yeniden yaşıyoruz. Öyle bir durum var ki sanki her akşam 28 Şubat yaşanıyor ve bizler o günün sabahına uyanıyoruz. Hepimiz birer Merve Kavakçı’yız burada… Üniversiteye gelmiş, yaşını başını almış insanlar tarafından bu üzücü hareketlere maruz kalıyoruz.

“Bu düşmanlığın, nefretin bir sebebi olmalı” dediğimizde Kıbrıslı dostlardan kötü intiba bırakan Müslüman hikâyeleri dinlemeye başlıyoruz. “Zamanında buraya Müslümanlar geldi” cümlesi ile başlayan hikâyeler… İdeolojiler dışında bir de kötü intiba bırakan Müslümanlara bakmamız lazım. Bunu yaparken de “kol kırılır yen içinde kalır” anlayışından sıyrılıp hakkaniyetli bir şekilde orta yol bulmamız lazım.

Kıbrıs Yakın Doğu Üniversitesi İlahiyat öğrencileriHiç iyi haber yok mu?

Elbette ki var! Aylar geçince ısındığım bu memleket bana “yaşayan Müslüman”, “ihtiyaç”, “hizmet”, “tebliğ” kavramlarını oldukça sağlam bir şekilde idrak ettirdi. İnanın öğrenmeye o kadar muhtaçlar ki. Buralara gelip hizmet eden çok harika insanlarla da tanışmak nasib oldu. “Nasıl bir hicret ya Rabbi” dedirten aileler…

“Birbirine karşı muhabbet ve merhamette, müminler, bir vücut gibidir. Vücudun bir yeri rahatsız olunca, bütün vücut, rahatsız, uykusuz kalıp, onun tedavisi ile meşgul olduğu gibi, Müslümanlar da birbirlerine yardıma koşmalıdır!” (Buhari) Bu hadisi çağrımızın bir aracı kabul ediyor ve tüm Müslümanları artık uyudukları derin uykudan uyanmaya davet ediyoruz! Yapacak çok fazla iş ve buna karşın sayılı zamanlara sahibiz. Huzuruna çıktığımızda Yaratanın, anlatacak güzel şeyler olmalı. Ali Şeriati, “insan Allah’ın halifesi olmaz ise maymunun halifesi olur” diyor bir kitabında. Safımızı belirleyip acilen fiiliyata dökmek zorundayız!

Yaşanan olumsuzlukların yanında harika bir hizmet alanı Kıbrıs. Haberdar olduğumuz her yerden kendimizi sorumlu hissetmeliyiz bir Müslüman olarak. Ben bir Müslüman olarak size durumu haber ediyor, gereğini vicdanlara bırakıyorum.

Kıbrıs’tan tüm ümmete selam olsun!

 

Rabia Yazıcı yazdı

Yayın Tarihi: 05 Ocak 2013 Cumartesi 13:41 Güncelleme Tarihi: 05 Ocak 2013, 13:46
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
muhabbeb
muhabbeb - 7 yıl Önce

Kibrista çok şey degisti. Insanlar ilahiyatçı gençleri sevdi. Ilahiyat okuyacaksaniz kıbrısı tavsiye ederim. Okulun kutuphanesi çok guzel. Hic bir fakulte okumasanız bile istediginiz bir konuda bu kutuphanede mukemmel bir sekilde kaynak bulabilirsiniz. Bu egitim sisteminde hoca yol gosteriri yolculuk yapmaz. Ilerlemek sizin icindir..

Danışman
Danışman - 7 yıl Önce

Yazarın görüşleri bence biraz ağır gibi. Ben 3 yıl Kıbrıs'ta görev yaptım. İlahiyat fakültesinin açılışında zorlukların yaşandığını ve belli kesimlerce baltalandığı doğru. Ancak başörtülülere karşı ayrımcılık ve sokak ta olumsuz bakışlar son yıllarda kırıldı. Ama şu bilinmeli ki İslam' ve Türkiye'ye karşı olumsuz algı uzun yıllardan beri kaynağı dışarıda olan ve KKTC içindeki mihraklarca işlenen bir husus. Yaşanmaya ve eğitim yapılmaya değer bir yer.

Hilâl Furkan
Hilâl Furkan - 9 yıl Önce

Bu başlık Kıbrıs'ta edebiyat okumuş biri olarak yinelenebilecek bir cümle. Farkında değilsiniz ama siz bizden daha kısmetlisiniz. Biz ilk yıllarımızda ezan duymadan oruç açıyorduk. Ezan birilerini rahatsız ediyordu, şikayet edilmişti ve sadece caminin içinde okunuyordu.Vakit namazında bile kilitli camiler, sadece benim cemaat olduğum vakit namazları vardı. Kıbrıs fethedilmeye muhtaç, ilahiyat oraya can verir umarım, çok sevindim.Kıbrıslı gençler İslam'a çok yatkındır tebliğ edin. Ama yaşlılar..

kelebek
kelebek - 9 yıl Önce

almanya fransa vb. gibi ülkelerdede ezan duyulmuyor. ancak onlar müslüman ülkeler değil. ne kadar üzücü olsada bu o yerler için normall. ancak kıbrıs gibi müslüman dediğimiz bizim gibi dediğimiz yerlerde böyle üzücü şeylerin olması gerçekten acı veriyor. :(

BİJİ KÜRDİSTAN
BİJİ KÜRDİSTAN - 7 yıl Önce

Türkiyeden biryeri kazanamayanlar için burasi umut oldu ama.gelenler hep pişman. 3. Sinifa gelenler bile geri gitmenin peşinde. Buraya yapışip kaldik.yeni adaylara önerim açık ilahiyat okuyun daha iyi.hem dersinizi iyi ogrenirsiniz hemde dgs ile turkiyede istediginiz Üniv e gidersiniz.puanlar düşuk.hem de boş vaktiniz cok olur.disarda bir yerde çalisabilrsiniz de.ondan sonra sonuc olarak icinde bulundugum icin.burda ilahiyat okuyanlarin turkiyede ihl okuyanlarin tirnagi bile etmez.kndmdn bilym

banner26