banner17

Keşf-i Kadim Lügati bir ihtiyaç!

Dunyabizim'in ne güzel okurları var. Abdulbaki Bey bir lugate duyulan ihtiyacımız izah ediyor. Bir mektup şeklinde hem de..

Keşf-i Kadim Lügati bir ihtiyaç!

11334Muhterem Efendim,

Sıhhat-Selamet temennilerimden sonra..

Bir meseleyi huzurunuza mefkuren zuhurla taşımayı kültürümüz açısından bir borç bildim; şu ki:

Bendeniz, geçenlerde pek kıymetli üstadımız Nezih Uzel Beyefendi'ye bir sual e-mail gönderecektim. Lakin Nezih Bey gibi bir muhterem'e, kendilerine yaraşır hürmeti tasvir edebilecek, o kadim ve zengin Türkçemizin nadide ve fakat bizlere özellikle son 70-80 yıldır tertiben maksatlı bir planla unutturulmuş kelime ve ifadelerini, o kadar hassas olmama rağmen, ben dahi bilmediğimi fark ettim ve kendilerine hitap şeklindeki 'basitliğim', e-mail’i gönderirken mahcup etti beni. Hem kendime hem de kendisine karşı eksikliğimi hissettim. Gerek nakısamdan ve gerekse de Nezih Bey'den utandım.

Aklıma şöyle bir teklif peydah oldu ki; naçizane, kabul ederseniz, bunun Türk (Edeb’iyat’ı) kültür tarihimiz ve de nesillerimiz için faydalı olacağı kanaatiyle derim ki:

Vakti evvelinde mümkün idi, şimdi neden olmasın?

Eskiden, küçüklerin büyüklere, özellikle de vasıflı hürmetamiz insanlara, kelamen, yazı ve şifahi olarak nasıl hitap ettiklerine dair kadim edebi ifadelerimizden teşekkül misallerin olduğu bir kitap neden hazırlanmasın?

Böylesi ifadelerin derlenip hazırlandığı bir kitap, inanıyorum ki, bizi biz yapan en önemli  keyfiyetlerimizden olan Edeb’iyat değerinin keşf-i kadim gereğince yeni nesillere de aktarılmasına sebebiyet verecektir.

Velev ki eskiden küçükler, yazı dilinde tekkelerde, medreselerde, devletlû katında, divanda, vb. edebi terkibi gerektirecek yerlerde büyüklerine nasıl hitap ederlerdi?

11335

Hani meşhurdur: Aziz Nesin'in merhum Üstad Necip Fazıl’a yazdığı mektubundaki tertip-ve Türkçe gibi.. veya eski oryantalistlerin hatıralarında anlattıkları sekliyle, 'Türk sokaklarından duyduğumuz konuşulan dil adeta bülbül şakımasındaki ahengi taşıyor'u hatirlatan o eski dilimiz.. veya hani benim hatrima gelen su ifade gibi:

''ihtiramat-ı meveddetkâranememi arz ve takdim ederim efendim''

Bu ve benzeri örneklerin  kalıcı  bir şekilde  bir kitapta toparlanıp, eskiden 'ma'dundan mafevke olmaz' kabilince tertibe sokulan sistematik hiyerarşik düzende nasıl ifadelerin kullanıldığının yeniden keşfi, bunların bu ülke'nin evlatlarına 2000’li yıllarda dahi hatırlatılması ve de medeniyetimizin yaşatılması icabınca fevkalade mühim olacağı  kanaatindeyim.

Güzide kelimelerimizi unutuyoruz!

Bir diğer benzeri husus ise yine aynı zeminden hareketle,  kadim 'sözcük'lerimize dair..

O güzide, yalın ve fakat manasının ihatası geniş olan kelimelerin, ifadelerin, vecizelerin unutulduğu, hatta tamamen yabancılaştı(rıldı)ğımız, (post)modern günümüzde, bir realitedir.

Peki neden bu kelimeleri öğretecek, yeniden hatırlatacak bir lügat, sözlük yok diye düşündüm.

Mesela 'empati' kelimesi, kadim Türkçemizde hangi kelime ile ifadelendirdi? gibi... yani bu ve/veya benzeri kelimeleri yeniden öğretecek, hatırlatacak bir sözlük.

Neden böyle hatırlatıcı mahiyette bir sözlük yok edebi literatürümüzde, kütüphanelerimizde bugün? Büyük bir eksiklik kültürümüz için. Bence, 'Keşf-i Kadim Lügati' fevkalade bir ihtiyaç.

Ha, şu anlaşılmasın: Osmanlıca-Türkçe (ne garip ki böyle bir çarpıkça bir durumdayız: Osmanlıca ne, Türkçe ne sanki?!) bir lügat kastetmiyorum. Bu zaten var. Tam aksine, '(popüler)Türkçe & (kadim)Türkçe/Osmanlıca' bir sözlükten bahsediyorum. Bugün kullanılan yeni icat edilen veya uydurulan bir takim popüler kelimelerin bir zamanlar 'esas'en nasıl kullanıldığını hatırlatan dolayısıyla da Türkçemizi yeniden keşfettiren bir lügat.

Bunu hazırlanması da mümkün olamaz mı sizce?

 

Abdulbaki Sultan olsa keşke dedi

sultan.ahmet at istanbul.com 

Güncelleme Tarihi: 04 Şubat 2010, 23:27
YORUM EKLE
YORUMLAR
Mustafa UĞURLU
Mustafa UĞURLU - 9 yıl Önce

Bence böyle bir şey çok yapmacık olur. Neymiş efendim sözlükten bakıp hitaplarımızı oradan bulacak kullanacağız. Aslolan bu değildir. Aslolan insanımıza karşıdakine saygıyla hitap etmesini sağlayacak eğitimi vermektir. Kimsenin karşındakine saygıyla hitap etme gibi bir ihtiyacı ya da itinası yoksa bu saygı şekillerini haiz yüzlerce kitap olmuş neye yarar.

Melike
Melike - 9 yıl Önce

ah olsa ne güzel olur...
ne kadar güzel yaklaşmışsınız bu önemli meseleye,
o muazzam dilden, özümüz olan dilden, en azından birkaç kelime konuşabilmek bile ne güzel olur.
bunun için görüşlerinize katılıyorum,
inşallah bu temenni gerçekleşir...

banner8

banner19

banner20