banner17

Kazanan kızlar tedirgin ama!

Tedirginliğiniz geçsin istiyorsanız, üniversiteli mütedeyyin kız öğrencileri buluşturan oluşum 'Kafile'yi kaçırmayın!

Kazanan kızlar tedirgin ama!

Kafile nedir?

Üniversiteli mütedeyyin kız öğrencileri buluşturan bir birlik. Ortak bilince, ortak inançlara, ortak dertlere sahip üniversiteli bayanların iletişimini ve ilişkisini arttırmayı amaçlıyor. Birçok üniversite içinde de küçük kafilecikler oluşturuyor.

Kafile nasıl mı oluştu?

2008 Ramazan ayında Sultanahmet’te Filistin kermesiyle buluşan gençlerin bu birlikteliğini devam ettirme isteğiyle ortaya çıkan Kafile, 15 Mart 2009 ‘da düzenlediği kahvaltıyla büyük bir halkaya merhaba deyip, yıllar boyu mütedeyyin kız öğrencilerin buluşmasını sağlayacak bir birlik olmayı amaçlayarak yoluna devam ediyor.

Kafile şimdiye kadar neler yaptı?

Belirli periyotlarla kahvaltı, iftar gibi büyük buluşmalar düzenleyerek oluşan bağların devamlılığını sağlıyor. Filistin meselesinden sonra Doğu Türkistan üzerine eğilen Kafile BSV’de Ahsen Utku’yu ağırladı. Voleybol oynadı, piknik yaptı. ÇEKÜD aracılığıyla bir Kafile ormanı oluşturabilmek için fidanlar ekiyor. Tüm bunların yanında her üniversitenin küçük Kafile’leri hiç durmadan çalışıyor.İstanbul Üniv. Cerrahpaşa Tıp

Şimdi üniversitelerde neler olduğuna dair, ‘kafiledaş’lara kulak verelim, belki üniversite adaylarına verecek mesajları da vardır:

Nuseybe Akbal (İstanbul Üniv. Cerrahpaşa Tıp): “Üniversite öğrencilerinin birbirleriyle bilgi alışverişi yapabilmesi çok önemli. Okula yeni başladığımda benden daha büyük sınıflardan bir tanıdığımın olması büyük bir fırsat olurdu. Bunun eksikliğini yaşadığımız için şimdi yeni gelen arkadaşlarımıza destek olmaya çalışıyoruz. İstanbul Üniversitesi bu konuda iyi bir bilgi ağına sahip üniversitelerden…”

İTÜ Maçka KampüsüZeynep Güran (İTÜ Endüstri Mühendisliği): “Çoğu yeni üniversiteli gibi endişe, korku ve yalnızlık duygusuyla başlayan üniversite hayatım, İTÜ’nün küçük kafilesi olan Cihannüma’yla birlikte beklentilerimin tam tersi yönünde şekillendi. Dostluğu, paylaşımı, düşünmeyi, sorumluluk almayı, sosyalleşmeyi, korkuları yenmeyi, şapka ile bütün olmayı ve büyümeyi öğreten bir üniversite hayatı karşıma çıktı. Eğitim kalitesi olarak İTÜ, mühendislik ve bilgi teknolojileri alanındaki Türkiye birinciliğiyle bu alana ilgi duyan öğrencileri bekliyor. Sosyal ve sanatsal alanda ise okul içinde Dil-Tarih ve Ney kulüplerinde çalışmalarımızı yürütüyoruz. Okul dışında ise hem küçük kafilemiz Cihannüma olarak birçok organizasyon yapıyoruz, hem de hep birlikte çeşitli vakıfların eğitimlerine katılıyoruz. İTÜ’yü tercih eden arkadaşlarımız, tüm zorlukları birlikte aşacağı, güzel anların tadına birlikte varacağı samimi bir arkadaş çevresini yanında bulabilirler.”YTÜ Fen Edebiyat Fakültesi

Büşra Uğur (YTÜ Türk Dili ve Edebiyatı): “Tercih dönemine kadar, YTÜ'de Türk Dili ve Edebiyatı diye bir bölüm olduğundan habersizken, ‘teknik okulda sosyal bilim okunur mu’ sorusunu göz ardı ederek listeme dâhil etmemin en büyük sebebi, başörtüye değilse bile şapkaya müsaade ediliyor olmasıydı. Zamanla özgürlüklerimiz noktasında yaşadığımız sorunların çözüme kavuştuğunu görünce, dört yıllık lisans hayatını daha verimli geçirme isteği kaçınılmazdı. Şahsen, yabancı dile gerekli hassasiyetin gösterilmediğini düşünsem de lisans eğitiminde kalitenin yüksek tutulduğunu söyleyebilirim. Okulun olanakları eğitme endeksli kullanıldığından, sosyal alanda gelişebilmek ancak kişisel bir çabanın ürünü olabiliyor. Bu bağlamda kurulmuş birçok kulüp, bu çabayı sistemleştirmeye çalışıyor. Örneğin, Tarih ve Medeniyet Kulübü'nün çalışmaları, bölümleri dışında bir alanla ilgilenmek isteyen öğrencilere alternatif sunmayı amaçlıyor. Kulüpler dışında ise üniversiteler arası bir oluşum olan Kafile'nin, Yıldızkafilesi kolu olarak gerçekleştirdiğimiz organizasyonlarla, birliği, beraberliği, okumayı, düşünmeyi, harekete geçmeyi hatta eğlenmeyi öğrenmeye çalışıyoruz. Geriye dönüp baktığımızda, sadece ders İstanbul Ticaret Üniversitesi Eminönü Kampüsüçalışarak geçirdiğimiz bir lisans hayatından ziyade güzellikleri atlamamış olduğumuzu görmek istiyoruz. Bu da ancak, çabamıza ortak olacak yeni kardeşlerimizle mümkün olacak.”

Begüm Kahraman (İstanbul Ticaret Üniv. Hukuk): “İstanbul Ticaret Üniversitesi, gelişen yapısıyla kendini geliştirmek isteyen öğrencilere kapısını açmış vaziyette. Okulun en önemli vaatlerinden biri de özgürlükçü ortamı. Bu üniversitede kendinizi hep buralıymış gibi hissedersiniz. ‘İçinden İstanbul geçen üniversite’ (çünkü 3 kampüs de İstanbul’un tam ortasında: Üsküdar, Eminönü ve Küçükyalı) gençlere sağlam, donanımlı bir gelecek ve rahat, beklentileri karşılayan bir üniversite yaşamı vaat ediyor.”

Şeyma Nur Ekren (Boğaziçi Üniv. Bilgisayar Mühendisliği): “Boğaziçi’ni seçerken çok bilinçli değildim. Tek bildiğim belli konularda Türkiye’deki diğer üniversitelere göre daha özgürlükçü bir tutuma sahip olmasıydı. Özellikle başörtüsü anlamında… Fakat tahminimden çok daha fazlasını bulduğumu söyleyebilirim; özellikle arkadaş çevresi, ortamı ve sağladıkları açısından. Eğitimine değinecek olursam, çok kolay olmadığını, daha çok bilimsel bir eğitim verildiğini Boğaziçi Mühendislik Fakültesisöyleyebilirim. Ayrıca burada, lisans süresince İngilizce haricinde yabancı dil olanakları ve lisans veya sonrasında da ciddi anlamda yurt dışı imkânları bulabilirsiniz. Bunlara ilaveten okulun sosyal hayatta aktif olmayı (bu okul içi kulüpler olur veya okul dışı vakıflar olur) teşvik ettiğini de söyleyebilirim.

‘Boğaziçi’nde okumanın en çok neyinden memnunsun’ denilirse, burada bulduğum arkadaşlık ortamından, mezun-öğrenci dayanışmasından, bitecek olması beni korkuturken buradaki çevrenin mezuniyetten sonra da birbirine tutunduğunu görüp rahatlamamdan memnunum. Farklı kesimlerden insanların kendilerini ifade etmeleri, daha farklı bakış açılarını görebilmem, benim de kendimi ifade edebilmem, istediğimiz takdirde cami merkezli bir hayat sürdürebilmemizden ötürü de Boğaziçi bana çok şey kattı. Buraya gelirseniz, ‘ben şimdi ne yapacağım’ diye çok da düşünmenize gerek yok. Bir şekilde elinizden tutacak, her koşulda yardımcı olacak ve sizin de bir şeylerde koşturmanızı sağlayacak öğrenci/mezun kardeşlerinizi burada bulabilirsiniz inşallah.”

İstanbul Üniv. Edebiyat FakültesiSare Canbaz (İstanbul Üniv. Türk Dili ve Edebiyatı): “Türkiye'nin en köklü üniversitesinin en köklü fakültelerinden biri olan edebiyat fakültesine daha ilk adımımı attığım günden beri içimdeki karışık duygular yerini sonsuz bir huzura bıraktı. Gerek eğitimi ve eğitim kadrosu, sosyal aktiviteleri, aynı zamanda samimi ve huzurlu arkadaş ortamıyla her öğrencisi için büyük bir nimet olan Edebiyat Fakültesi her üniversite adayının üst tercihlerinde yer almalı. Ayrıca fakültemizde başörtümüzle özgürce dolaşabilme ve eğitim görme hakkına sahip olmamız bizi okulumuza ve fakültemize bağlayan en önemli sebeplerden biri. Son iki senedir aktif bir şekilde devam eden, Edebiyat Fakültesi temelinde oluşturulmuş, ancak civar fakültelerdeki arkadaşlarımızın katılımlarıyla renk kazanmış olan İhvanİstanbul grubu, İstanbul’daki tüm üniversiteleri kapsamı altına alan Kafile grubunun bir kolu olarak nitelendirilebilir. İhvanİstanbul grubu olarak yaptığımız kültürel ve sanatsal aktivitelerin yanı sıra düzenlediğimiz gezilerle üniversite hayatınıza renk katabilir ve daha da sosyalleşme imkânına sahip olabilirsiniz.”

Ben de diyorum ki…Bilgi Üniv. Santral Kampüsü

Ben de Bilgi Üniv. Uluslararası İlişk. ve Psikoloji okuyorum. Bilgi Üniversitesi’ni tercih listeme yazarken sadece "kendim gibi girebileceğim bir okul" olduğu için yazdım; son ihtimallerin arasına yazmıştım ama nasip, oldu. İlk başta üzüldüm fakat sonra anladım ki "Bilgi"li profilinin dışında çok kıymetli insanlar da var bu okulda. Özel üniversite kaygısını taşısam da eğitiminin iyi olmasıyla bu endişem gitti, çift ana dal programı da benim için bir artı oldu. Sosyal Bilimler Kulübü, Medeniyet Araştırmaları Kulübü, Özgür Açılım gibi kulüplerimiz çeşitli isimleri ağırladılar sık sık okulda. Hayrettin Karaman, Enver Aydemir, Sibel Eraslan bu isimlerden sadece birkaçı. İkinci alanımla birlikte gidip geldiğim Santralistanbul, en sıcak yaz günlerinde bile uzun çınarların sunduğu gölgelerin altında misafir etti beni. Kampüsünün dışındaki küçük camimizde toplanıp hasbihal ettiğimiz pazartesi akşamlarımız da Bilgi'deki halkamızı genişletmemize vesile oldu. Bu küçük grupla iftarlar, kahvaltılar yapmaktan, Anadolu Kavağı'ndan Karadeniz'e uzanmaya, Filistin için seminer vermek ve stand açmaktan, feminizm üzerine okumalar yapmaya kadar pek çok şeyde bir aradaydık, olmaya da devam edeceğiz inşallah.

Dileriz ki Kafiledaşlar olarak size ulaştırdığımız bu bilgilerden sonra belki tercihlerinizi biraz daha rahat bir şekilde yapabilirsiniz. Hem Kafile, hem de üniversiteler hakkında daha ayrıntılı bilgi almak için kafile.uob@gmail.com adresinden ulaşabilirsiniz.

 

Senanur Avcı haber verdi

Güncelleme Tarihi: 04 Ağustos 2010, 21:18
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
biri
biri - 8 yıl Önce

bilenler bilmeyenlere anlatsın. tercih dönemi için çok öenmli bir haber.

tespih
tespih - 8 yıl Önce

üniversite kapısı önünde okuma hakkı istiyoruz diyen eylem yapan başörtülü kızlar,kapının arkasında ise üniversite okuyan başörtülü kızlar ??

Şule Topuz
Şule Topuz - 8 yıl Önce

Arkadaşımız İstanbul Üniversitesi'nde başörtüsü ile özgürce dolaşılabildiğini yazmış. Ben Yüksek lisans müracatı ve sınavına gittiğimde içeriye başörtülü alınmadım. Güvenlik görevlisi tarafından uyarıldım ve kapının önünde başörtümü çıkardım. Bir ik kez daha gittim aynı şey tekrarlandı. Güvenlik görevlilerine itiraz hakkımız var mı? Eğer böyle bir durum varsa, başka kişiler de mağdur edilebilir...

Ayşe Nur Işık
Ayşe Nur Işık - 8 yıl Önce

Şule Hanım, sizin hangi dönemde böyle bir sıkıntıyla karşılaştığınızı bilmiyorum ama biz geçtiğimiz sene, 1. dönemin sonlarından itibaren sıkıntı yaşamaksızın Fakülte'ye girebilmeye başladık. Güvenliklerin müdahil olduğu son dönemlerde de ısrarlı tutumumuz sayesinde girebiliyorduk zaten.

Umuyorum ki; siz çok evvelden yaşamışsınızdır bu sorunu ve sorunun çözülmesinden sonraki ilk gelişinizde hiçbir sıkıntı yaşamadan, "kendiniz" olarak girebilirsiniz Fakülte'ye.

Fatma Zehra ARSLAN
Fatma Zehra ARSLAN - 8 yıl Önce

Röportajlar hakikaten çok iyi olmakla beraber sınıf arkadaşlarım Sare ve Ayşenur'un söylediklerine binâen evet artık başörtü konusunda sıkıntı yok hatta gecen yılın güz döneminde bile başörtü üzerine şapka takılıyordu formalite icâbı gibi birşeydi oda. Bildiğim kadarıyla sadece sıkıntılı olan bölüm coğrafya o da yakın bir zamanda düzelir inşallah(:

aysenur
aysenur - 8 yıl Önce

kafileye katılmak için mail attık ama neden cevap gelmiyor? :(

banner8

banner19

banner20