banner17

Kaligrafi ve graffitiyi birleştirip dünyayı etkilediler

Son yıllarda İslam dünyasında gençler arasında ciddi ölçüde yayılmaya başlayan bir modern sanat akımı var: Klasik kaligrafi ile modern graffitiyi birleştiren Kaligrafiti. Hatice Sarı yazdı.

Kaligrafi ve graffitiyi birleştirip dünyayı etkilediler

Duvarlarda graffiti ile çizilmiş karikatürler, resimler veya yazılar görmenin farklılaştığı coğrafyalarda geziniyorum. Graffiti ile ayetleri birleştirip duvarları boyayan Müslüman gençlerin yaşadığı coğrafyalarda... Banksy gibi gizemli sanatçılar değil bunlar, birçoğuna Fransa’da Seine Nehri’nin üzerinden geçerken rastlıyorsunuz, bir başkasını Tunus’ta bir cami minaresine işlenen graffiti şeklindeki ayetleri seyrederken görüyorsunuz.

Son yıllarda İslam dünyasında gençler arasında ciddi ölçüde yayılmaya başlayan harika bir modern sanat akımından bahsediyorum, daha doğrusu klasik kaligrafi ile modern graffitiyi birleştirdiğimizde ortaya çıkan Kaligrafiti sanatından.

Bu sanatla uğraşan insanların bulduğu bir isim olsa da Kaligrafiti, geleneksel yazım ile modern materyal ve tekniklerin birleştirilerek ortaya çıkmasıyla oluşturuluyor. Kağıt, fırçalar ve bambu kalemler yerini duvarlara, sprey boyalara, silindir fırçalara bırakıyor. Kaykay ile duvarın yanından geçerken elindeki fırça ile bir duvara graffiti tadında kaligrafi yazabilen Müslüman gençlerden bahsediyorum tam olarak.

Dünyanın dört bir tarafından insanlar Tunus’a onun sanatını görmeye gidiyorlar

Inkman bu gençlerden birisi. Tunuslu olan Inkman, serbest grafik tasarımcılığı ve kaligrafiti sanatçılığı yapıyor. Graffiti ile ilgilenmeye çocuk yaşta başlıyor. 10 yaşındayken sınıfın duvarlarına değişik formalarda harfler yapıyor ve bir gün bir arkadaşıyla beraber bir köprünün altına beyaz bir tebeşirle kaligrafiti şeklinde kendi ismini yazıyor. Inkman’in hikayesi böyle başlıyor ve grafik tasarımı okumaya başlamasıyla da 10 yaşında edindiği bu yeteneği kariyer haline dönüştürmeyi başarıyor.

İlk ses getiren çalışmasını 2014 Eylül ayında Tunus’ta Djerbahood’ta yer alan evlerin üzerine kaligrafiti yaparak gerçekleştiriyor. Ardından 30 farklı ülkede benzer tasarımları yapması için teklifler alıyor.

Inkman gibi kaligrafiti ile ün yapmış isimlerden birisi de eL Seed. Tunus asıllı bir ailede Fransa’da dünyaya gelen eL Seed’in yeteneğinin hikayesi de oldukça renkli. Fakat tasarımları ve bu ünü kazanma hikayesi hepsinden güzel.

Paris’in kenar mahallelerinden birinde yaşayan eL Seed, Tunus’ta bulunan Jara Camii’nin 57 metre uzunluğundaki minaresine göz kamaştıran bir kaligrafiti ile Hucurat Suresi’nin 13. ayetini yazıyor. “Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık” ayetini Jara Camii’nin minaresine sprey boya ve rulo fırçalarla adeta nakşeden eL Seed, kavimlere ayrılmış insanların birbiriyle tanışıp barış içinde yaşayabileceği bir dünya tahayyülüyle hazırlamış bu ayeti.

Jara Camii minaresindeki bu muazzam tasarımı görmek için dünyanın dört bir tarafından insanlar Tunus’a gidiyorlar. eL Seed’in tasarımları da bu sayede kıtaları aşmaya başlıyor. Fransa, Dubai, Abu Dabi, Cezayir gibi birçok ülkede eL Seed’in kaligrafiti çizimleri duvarları süslüyor. Aynı zamanda TED (Technology, Entertainmentand Design) sahnesinde konuşma yapan nadir Müslümanlardan biri haline geliyor. Şairin “Paris’i yakacaklar” dediği Mağribli çocuklardan birisi işte eL Seed.

Müslüman olduktan sonra bu sanatı bir meslek haline getirdi

Bahsettiğim Müslüman kaligrafiti sanatçılarının hepsi Mağribli değil elbette. Amerika Birleşik Devletleri’nin Kaliforniya eyaletinde yaşayan Gabriel Garay, çok genç yaşta bu sanat dalına ilgi duyan tasarımcılardan birisi. Çocukken babasının geleneksel Meksika fontuyla kuzenine dövme yaptığı zamanları hatırlayarak Müslüman olduktan sonra bu ilginç sanatı çocukluğundan edindiği bir meslek haline getiriyor. Çocukken Cumartesileri izlediği çizgi filmler kendisine karakter çizme konusunda ilham oluyor. Üniversite yıllarında grafik tasarım okumaya karar veren Gabriel, bu yeteneğin kendisini yaratan Rabb’i tarafından verildiğini söylüyor sürekli olarak.

Gabriel Müslüman bir ailede dünyaya gelmiyor ve dolayısıyla Müslüman olarak büyümüyor. 2002 yılında dünyanın düzensiz insan hayatını ve adaletsizliğini gördükten sonra kendine bir çıkış yolu bulmak istediği bir sırada İslamiyet ile tanışıyor ve Müslüman oluyor. Ardından graffiti konusundaki kabiliyetini bu yönde değiştiriyor. İslam ülkelerinin zengin tarihini ve Arapça kaligrafiyi öğrenip graffitiyi kaligrafi ile birleştirerek kaligrafiti sanatçısı oluyor.

HD görünümünde kaligrafiti tasarımları

Haritanın tersi istikametinde ilerlediğimizde Pakistan-Lahor’dan bir kaligrafiti sanatçısı çıkıyor karşımıza: Mudassir Zia. Pakistan'ın Lahor bölgesinde şehir içindeki tüm duvarlar reklam panolarıyla, politik mottolarla veya davetiyelerle doludur. Mudassir’in ilk amaçlarından birisi kültürel olarak bu saplantıyı etkisiz hale getirmek ve duvarlara İslam’ın güzel mesajlarını resmederek insanlara pozitif mesajlar vermek olmuş.

Mudassir, Lahor sokaklarında Hz. Peygamber’in ve dolayısıyla İslamiyet’in öğretilerini insanlara göstermenin bir yolu olarak kaligrafitiyi seçiyor.

Pakistan'da bulunduğu şehrin sokaklarını Mudassir gibi süsleyen bir isim daha var: sAnki. İlk olarak Karaçi’de graffiti yapmaya başlayan sAnki, sadece duvarlar üzerinde sergilemiyor çalışmalarını. Aynı zamanda HD görünümünde kaligrafiti tasarımları da gerçekleştiriyor.

İslamiyet’i renklerle, sprey boyalarla, Arapça yazılarla sokaklara, duvarlara resmederek, ayetleri graffiti ile minarelere işleyerek, evlerin sokağa bakan cephelerine Müslümanca detaylar yaparak sergilenen bir sanatın genç Müslüman temsilcilerinin sayısı umarım her geçen gün artar. İnşallah yakın zamanda Türkiye’de sokaklarda da ayetleri duvarlarda graffiti ile görmeye başlarız.

Haberin fotogalerisi için tıklayınız: http://www.dunyabizim.com/?aType=fotohaber&FotoID=9703 

Hatice Sarı yazdı

Güncelleme Tarihi: 08 Aralık 2018, 00:00
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20