Kalem ve sancı hayırlı neticeler doğurmalı

Zamanla belge özelliği kazanan yazı failini utandırmamalı ve olabildiğince de kalıcı olabilmeli. Yazar öldüğünde, yazı arkasından ifade gücünü kaybetmeden yürürlükte olmalı. Ahmet Mercan yazdı.

Kalem ve sancı hayırlı neticeler doğurmalı

ASRI AŞAN AN'LAR: DOĞUM SANCISI

Beş yaşındaydım. Yani yıl bin dokuz yüz altmış bir. Atmosferi ve ilişkilerin özelliklerini anlatmak açısından tarih önemli.

Babaannem beni Bayburt’tan alıp Çaykara’nın Ulucami köyüne gezmeye götürdü. Akrabalardan biri bana bisküvi alırken tahta rafta bir deste kurşun kalem gözüme ilişti. Bu benim kalemle ilk karşılaşmamdı. Babaanneme günlerce yalvardım, nazlandım, kalem alsın diye.

Nihayet harçlığı denkleştirdiğimde dükkanın yolunu tuttum.

Ancak dükkan kapalıydı. Nasıl üzülmüştüm. Yeşil köşeli ve köşe boyunca daha açık renkte uzayıp giden çizgili kurşun kalemi bugün görsem tanırım.

Hemen ses gelen yan pencereden baktım. Bir kadın sancılar içerisinde kıvranıyordu. Ne olduğunu o zaman anlayamamıştım. Koştum babaanneme haber verdim.

Yıllar geçti, ne o kalemin rafta duruşunu ve fiziki özelliklerini, ne de o acı dolu feryatları unutabildim. Kalem ve sancı bu tablo ile bende yerleşik hale geldi.

İlmek ilmek üretilen meramın bir başkasına ulaştırılması çok da kolay ve keyfi bir durum değil. Sözün namusu var. Sözün yazı ile belgeye dönüşmesinin getirdiği sorumluluklar mevzubahis.

Zamanla belge özelliği kazanan yazı, failini utandırmamalı ve olabildiğince de kalıcı olabilmeli.

Yazar öldüğünde, yazı arkasından ifade gücünü kaybetmeden yürürlükte olmalı.

Dile her gelen kaleme düşmemeli.

Sözün sıhhati, yankısı ve geleceği düşünülerek kaleme aktarılmalı. Başkasına ait her söz, yorum dışında, bir emanettir. Ondan bir şey eksiltmek ve artırmak emanete ihanet anlamına gelir.

"Kalem ve sancı iyi şeyler, hayırlı neticeler doğurmalı" fikri, bende, yazarla anne arasındaki sancı ortaklığıyla ortaya çıktı.

Kalemin tamamen ortadan kalktığı zamanlar geldiğinde, böyle bir yazı anlaşılmaz hale gelecektir.

Çünkü, kalbin sıcaklığını hisseden kalemin yerini kesik vuruşlu tuşlar dolduramaz.

 

Ahmet Mercan yazdı

Güncelleme Tarihi: 13 Şubat 2016, 13:39
YORUM EKLE

banner19