banner17

İstanbul Edebiyat kazananlara rehber!

Eğer İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ni nâm-ı diğer Dâru'l-Fünûn'u kazandıysan bayram üzerine bayram yapabilirsin. Çünkü bir okuldan fazlasını kazandın!

İstanbul Edebiyat kazananlara rehber!

 

Üniversite yerleştirme sonuçları, bayram öncesi açıklandı. Sen de bu vesile ile çifte bayram yaptın. Bir yandan bayram diğer yandan üniversiteyi kazanma tebriklerini kabul ettin. Eğer İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ni nâm-ı diğer Dâru'l-Fünûn'u kazandıysan bayram üzerine bayram yapabilirsin. Çünkü bir okuldan fazlasını kazandın!

Ben ne kadar böyle desem de, sende üniversiteyi kazanma sevinci, yerini çoktan büyük bir tedirginliğe bırakmıştır. Muhtemelen internetten, çevrenden okul hakkında bilgi alma, sana kılavuzluk edecek “bizden birilerini” bulma telaşı içindesindir. Nasıl bir ortamla karşılaşacaksın, neler yaşayacaksın, önceden bilmek istiyorsan bu haber sana yardımcı olmak maksadı ile yazıldı! Yani bir nevi “Dâru'l-Fünûn'a hoş geldin” merasimi!

Medrese geleneği devam ediyor: “Ezber” ve “Devamlılık”İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi

Öncelikle köklü bir geçmişe sahip Türkiye'nin “ilk” üniversitesini, nâm-ı diğer Dâru'l-Fünûn'u kazandığının bilincinde olmalısın. Unutma, Dâru'l-Fünûn tarihi, neredeyse bir Türkiye tarihidir. İnanmıyorsan Kitabevi'nden çıkan Mehmed Ali Aynî'nin Dâru'l-Fünûn Tarihi’ne müracaat edebilirsin.

Üniversitenin ilk hocalarının medrese kökenli olması hasebiyle “medrese” geleneğinin bir ölçüde de olsa devam ettiğini, eğer kadîm kültürle biraz içli-dışlı isen sevinçle göreceksin. Mesela “ezberci sistem” diyerek, bu geleneği ti'ye almaya çalışanlara inat 4 yıl boyunca bol bol ezber yapacaksın! Önceleri sızlansan da, sonra anlayacaksın George Makdisi'nin de dediği gibi ilme ulaşmanın ilk adımı “ezber”dir. Alanında bir soru sorduklarında, heybendeki bilgileri çıkarıp inci-mercan gibi ortaya döktüğünde anlayacaksın ezberin kıymetini.

Yine “medrese” geleneğinin bir sonucu olarak, “devamlılık” fikrine aşina olacaksın. İlk derslerde bütün hocalardan, kendi kürsülerinin tarihini dinleyecek, bu bilgi sana kimlerden, hangi kaynaklardan geçerek tevarüs etmiş öğreneceksin. İlmin bir “emanet” olduğunu, hocanın “emaneti” devraldığı hocasından sık sık bahsetmesiyle iyice içselleştireceksin. Mesela edebiyat bölümünden okuyorsan Yahya Kemal'de kaynayan ırmağın Ahmet Hamdi Tanpınar'a, oradan Mehmet Kaplan'a ve ondan da Orhan Okay'a akıp geldiğini göreceksin. Kadîm geleneğin pınarlarından eğilip kana kana içmekten zaman içinde büyük zevk alacaksın! Ve hocanın sana bıraktığı “emaneti”, emin ellere tevdi etmek için sabırsızlıkla bekleyeceksin!

Anlayacaksın ki, edebiyat, tarih, felsefe, sosyoloji vd. “Edebiyat Fakültesi”nde okunur

İstanbul Üniversitesi Edebiyat FakültesiOkulun koridorlarında dolaşırken her bölümde, o bölümün “kallavi” hocalarının fotoğrafları karşılayacak seni. Her adımda, her birine bir selam çakacaksın yüreğinden... Dahası hocaların odalarının kapılarında sık sık “Burada Mükrimin Halil Yınanç Görev Yapmıştır” yahut “Ali Alparslan Bu Odada Görev Yapmıştır” gibi ibarelerle karşılaşacaksın ve “Belki bir gün ben de...” diyeceksin. Mazi ile âtîyi “ân” içinde yaşamanın neşesi yayılacak yüzüne. “Kökü mazide, gözü âtîde” olmanın heyecanı kaplayacak yüreğini.

Amfilerin kapısındaki “Kâtip Çelebi Amfisi”, “Ziya Gökalp Amfisi”, “Fuat Köprülü Amfisi” yazıları ile hep “devamlılığa”, “ilmî geleneğin önemine” atıf yapıldığını görecek, “köksüz” bilginin bir işe yaramadığını anlayacaksın.

Emsallerin “Fen-Edebiyat” fakültelerinde okurken Türkiye'nin ilk ve tek adı “Edebiyat” olan fakültesinde okumanın ayrıcalığını yaşayacaksın. Anlayacaksın ki, edebiyat, tarih, felsefe, sosyoloji vd. “Edebiyat Fakültesi”nde okunur. Zeynep Hanım Konağı kadar olmasa da özgün mimarisi, kedilerle dolu bahçesi, Hergele Meydanı, geniş amfileri, yüksek tavanları ile her daim “Dâru'l-Fünûn”da okumanın ayrıcalığını hissedeceksin. Okulun bu seneki sloganında olduğu gibi “Üniversiteye bu kapıdan girilir” diyeceksin.

Okulun bulunduğu yer bir kültür vahasıİstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi

Ayrıca şehrin göbeğinde, tarihin ve kültürün tam ortasında olmanın avantajını yaşayacaksın sık sık. Mesela aradığın bir kitabı, fakülte kütüphanesinde ya da üniversite merkez kütüphanesinde hemen bulabileceksin. Ya da Beyazıt Kütüphanesi'nin nezih ortamında ders çalışabilecek, araştırma yapabileceksin. Sık sık Sahhaflar Çarşısı’nı adımlayacak, oradan Cağaloğlu'na inebileceksin. Bir ayağın okuldayken diğer ayağın pergel gibi Bilim ve Sanat Vakfı, Türkiye Yazarlar Birliği, Ensar Vakfı, Kültür Ocağı Vakfı, Türk Edebiyatı Vakfı, Mazlum-Der, Araştırma ve Kültür Vakfı, İlim Yayma Cemiyeti, Fatih AGD, Anadolu Platformu gibi pek çok yeri dolaşabilecek.

Süleymaniye'de öğlen namazı kılıp, öğrenci harçlığına uygun bir kuru fasulye yedikten sonra Süleymaniye Kütüphanesi'nin sessizliğine bırakabileceksin kendini... En önemlisi de bunların hepsini öğrenci bütçeni zorlamadan, hiç yol parası vermeden “tabanvaylarınla” gerçekleştirebileceksin.

Gördüğün kabinleri, kabin deyip geçme tanı!

“Hoş geldin” merasiminin akabinde biraz da Edebiyat Fakültesi ile ilgili “pratik bilgi”ler verelim:

* Okulda üç senedir çok şükür “başörtüsü yasağı” problemi yok. Rahatça, istediğin kıyafetle girip çıkabilirsin. Giriş kapılarında gördüğün o menhus odacıklar, bir zamanların “başörtüyü çıkar şapkayı tak” kabinleri. Yani gördüğün kabinleri, kabin deyip geçme tanı!

* Namaz zorluğu problemi de en azından kızlar için bir nebze halledilmiş durumda. Ayrıntılı bilgi için lütfen bizlere ulaş!

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi* Kayıtlar sırasında başörtülü fotoğraf kabul ediliyor. Peruklu ya da başka türlü nevzuhur fotoğraflarla gelmene gerek yok!

* Kayıt demişken, kayıt sırasında öğrenci işleri görevlileri ile takışma! Çünkü büyük ihtimalle kaydını gerçekleştiren görevli ile 4 sene boyunca muhatap olacaksın!

* Öğrenci kartın çıkana kadar sana kayıtta verilen “öğrenci belgesi” ile girip çıkacaksın okula. Aman sakın ha kaybedeyim deme! Okula bir daha girmen hayal olur!

* Öğrenci kartını alır almaz, 1 tl'ye sabah-öğle-akşam lezzetli yemek yiyebilmek için Hergele'den yemekhaneye giden yolda sağda kartına bir miktar kontör yüklemeyi unutma!

* Sene başındaki yabancı dil muafiyet sınav tarihini hemen öğren! Bu kolay sınavı geçersen ilk sene verilen zorunlu temel İngilizce dersi için Yabancı Diller Bölümü'ne gidip gelmekten kurtulabilirsin.

* Eğer Tarih ya da Edebiyat bölümünü kazandıysan ilk sene mutlaka Osmanlıca derslerine asıl! Unutma, her iki bölümün de temeli “Osmanlıca”ya dayanıyor. Diğer öğrencilerin “Okulda Osmanlıca öğrenilmez, ben kursa gideceğim” gibi sözlerine sakın kulak asma! Eğer derslerini takip eder ve çokça gayret sarfedersen iki senede Osmanlıca kaynakları okuyacak seviyeye gelebilirsin!

* Vize ve finallerden önce bölümünün notlarının bulunduğu fotokopiciyi mutlaka öğren. Mesela Tarih'te isen Şehzadebaşı'ndaki Titiz'e ve okulun hemen yanındaki Azim'e bakmayı unutma!

* İlk sene yüksek bir ortalama tutturursan ikinci sene “Çift Anadal” yahut “Yan Dal” uygulamasına başvurabilirsin. Ama sakın iş olsun diye başvurma! Gerçekten her ikisine de meraklı isen ve derslerine çalışabileceksen gir! Yoksa her iki bölümden de istifade edemezsin. Bunun yerine diğer bölümlerin sevdiğin derslerini misafir öğrenci olarak takip edebilirsin. Mesela Arapça öğrenmek istiyorsan Arap Dili ve Edebiyatı bölümünün hazırlık sınıfı derslerine misafir öğrenci olarak girebilirsin.

* Burs imkânları için okulun panolarını iyi takip et! İlk sene rektörlük bursunu hak edersen, okulu bitirene kadar bu haktan faydalanabilirsin. Ayrıca diğer kurumlara da başvurmayı ihmal etme!

* Son olarak 4 yıl boyunca kantinde ya da bahçede vakit öldürme, okulun yenilenen kütüphanesinde ilim heybeni kitaplarla doldurmaya çalış! Belki çok dinledin bu nasihatleri ama bir kere daha söyleyeyim: “Bu vakitleri bir daha bulamayacaksın”. Geri kalan vaktinde ise mutlaka yukarda adı geçen vakıfların etkinliklerini takip et ve tabii ki bunlardan sana kalanları www.dunyabizim.com'a haber olarak geç!

* Daha fazla bilgi için fatmazehra@isaretyayinlari.com.tr adresinden bizlere ulaşabilirsin!

 

Fatma Zehra Beyaz yol gösterdi

Güncelleme Tarihi: 25 Eylül 2012, 09:53
YORUM EKLE
YORUMLAR
esra nur bıyık
esra nur bıyık - 6 yıl Önce

ben istanbul hukuk u kazandım ama benim için de çok faydalı bir yazı, kaleminize sağlık.

eda ipek
eda ipek - 1 yıl Önce

istanbul üniversitesini tercih etmeyi düşünüyorum arap dili ve edebiyatı bölümü bilgi sahibi olan bi abla yahut ağabey ipekeda24@gmail.com adlı mailden bana ulaşabilirse gerçekten memnun olurum

banner8

banner19

banner20