banner17

İsmail Karakurt: Tam bir divan şiiri âşığıyım

Günümüz şairlerinin Divan şiiriyle ilgisi var mı? Acaba bu konuda İsmail Karakurt ne düşünüyor?

İsmail Karakurt: Tam bir divan şiiri âşığıyım

 

Şiirimiz köklü bir geçmişe sahip. Şairlerimiz için klasik şiirimiz bir hazine. Peki, farkında mıyız bu hazinenin? Yeterince istifade edebiliyor muyuz yoksa böyle bir derdin sahibi değil miyiz?

Edebiyat geleneğimizin temellerinden birisi olan Divan şiirini, bugünün şairlerine soralım istedik. Acaba, günümüz şairlerinin Divan şiiriyle ilgisi var mı? Konuyla ilgili olarak şair İsmail Karakurt ne düşünüyor. İşte sorularımız ve sorularımıza verdiği cevaplar…İsmail Karakurt

Divan şiiri sizin için ne anlam ifade ediyor?

Divan şiiri engin bir kültür ve birikim… Türk şiirinin kristal ırmağı… Bende anlamını üniversite yıllarında buldu. Şiirimin bir çıkış aramaya başladığı yıllarda yani. Özellikle eski edebiyat hocam rahmetli Abdülkerim Abdulkadiroğlu ile sevgili hocam Cemal Kurnaz’ın katkılarını unutmam mümkün değil. Derslerdeki Divan şiiri şerhleriyle beni resmen büyülediler. Mübalağasız âşık ettiler Divan şiirine beni. Hâlâ bir divan şiiri âşığıyım ben!

Sizce Divan şiiri bugün sürdürülebilir mi? Niçin? Nasıl?

Bugünkü şiirimizin besleyici kaynaklarından biri olduğu inkâr edilemez. Bu durum farklı çizgilerle seyretmiş, seyretmektedir. Günümüz şairi, Divan şiirini modern şiirin imkânlarıyla buluşturarak ses, imge ve biçim olarak devam ettirilebileceğini birçok şiir tecrübesiyle ortaya koymuştur. Hatta bunların kimi bu geleneği yadsısa bile. Bugünün şairi kendi geleneğini kurmaya çalışırken, kurulmuş olan gelenekten de, yinelemenin ötesinde, yenilik bağlamında faydalanmıştır, faydalanmaktadır.

Modern Türk şiir haritasının açılımına baktığımızda, bunu gerçekleştiren Sezai Karakoç, Beşir Ayvazoğlu, Arif Ay, Osman Sarı, Hüseyin Kaya, Nazir Akalın... gibi nice şairlerimizi görürüz. Divan şiirini klasik tarzda devam ettiren Âmil Çelebioğlu, Mithat Sertoğlu, Nejat Sefercioğlu, Cemal Kurnaz... gibi kimi isimleri de belirtmek gerekir. Neticede kimileri 'ruh akrabalığı'nın bir sonucu Divan şiirinin has bahçesine girerken, kimileri de gelenekselin ritmini ve bilgilerini, o dünyanın mânâ ve yaşama üslûbundan uzak olarak ama “dışardan kuşatma, aynısı olmak çabası”yla içeri girmişlerdir. Bunların örnekleri herkesçe malum.

Şiirinizde Divan şiirine mahsus hangi unsurlara yer verdiniz, yer vermek istersiniz?

İsmail Karakurtİlk şiir kitabım Simurg’ta Divan şiirinin biçim öğelerini bulamayabilirsiniz ama içeriği divan şiiri anlam katmanına -Necatigil’in tabiriyle- göndermelerle ilerleyen bir şiirdir. Bunu sadece ben söylemiyorum, kitap üzerine yazı yazanların ortak görüşü. Rahmetli şair Hüseyin Alacatlı, Simurg adlı kitabım üzerinde oylumlu bir Divan şiiri mazmunları kazısı çalışması yapmıştı bir yazısında. Divan şiirine mahsus unsurları şiirimde kullanmasaydım bu çalışmayı ne diye yapsın?

En son ne zaman Divan şiiri okudunuz?

Divan şiiri okumalarım eksik olmaz. Divanların her sayfasında, her beytinde, her mısraında büyük bir anlam saklıdır. Çoğu zaman ‘twitter’da, ‘facebook’ta beğendiğim dizeleri, beyitleri, gazelleri paylaşırım. Neredeyse her gece Şövket Elekberova’nın Fuzuli Kantatası (gazeli)’nı vecd halinde tekrar tekrar dinliyorum.

Kendinize yakın hissettiğiniz Divan şairi/şairleri var mı? Neden? Nasıl?

Fuzûlî’ye ve Şeyh Galib’e muhabbetim diğerlerine göre başkadır. Fuzûlî dedenin Hüseyin efendimizin türbedarlığını yapması beni hep mest etmiştir. Onun için muhabbetim başkadır. Teknik olarak Fuzûlî’de lirizm, Nedim’de kıvrak tatlı dil,  Galib Dede’de ses, Ahmet Paşa’da ve Sebkihindi şairlerinde bakir ve ışıltılı imgeler yeni şiirimiz için hep bir imkân… Günümüz diliyle söylendiklerinde harika ifadeler, muhteşem imgeleri var.

 

Cevat Akkanat sordu

Şövket Elekberova - Fuzuli Kantatası

Güncelleme Tarihi: 16 Temmuz 2012, 10:39
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner20