banner17

İslami kafe diye bir şey olur mu, sorduk!

Her şeyin İslamileştirilmesine karşı olduğumuzu dunyabizim okuru hatırlar. Kafelerden çok rahatsız olan bir habercimiz ‘İslami’ denilen Muhafazakâr kafeler hakkında soruşturma yapmış. Buyurun...

İslami kafe diye bir şey olur mu, sorduk!

 

Ülkemizde kafeler son 5 yıldır sayıca daha fazla arttı. İhtiyaca binaen arttığı belli oluyor ki kafeleri şöyle bir gözlemlediğimde çoğu da tıka basa dolu… Arkadaşlarıyla oturup muhabbet etmek isteyenlerin uğradığı mekânlar… Müslüman için uygun mudur peki bu ortamlar? Daha öncesinde belki de şu sorulmalı… Müslümanın kafe ortamına ihtiyacı olur mu? Gördüğümüz kadarıyla kafecilik, İslamcılıkla pek de ilgili bir meslek değil. Daha çok modern muhafazakârlıkla barışık bir meslek. Herkesin farklı bir algılaması var kafelerle ilgili. Herkes farklı ihtiyaçlar için uğruyor kafelere.Fatih Atpazarı Meydanı

Eslem Nilay Özdemir kardeşimiz modern muhafazakârların mekânı kafelerdeki ortamlardan rahatsız bir kardeşimiz. Çevresinde dindarların kafelerle ilişkisi üzerine bir soruşturma yapmış. Daha çok da kafelere canı çok sıkılanlardan görüş almış.

Böylesi ortamları dindar insanlara pek uygun görmüyor. Bir miktar haklı da elbet ama hesaba katmadığı noktalar da yok değil. Fazla modern çağ "dindar tepkici genc”in bir açıdan baktığı çok ortada. Her şeye rağmen kaygılarının bir kısmına katılarak haberini yayınlıyoruz.

Amine Erdoğan (İlahiyat öğrencisi): Özellikle kafeler gibi insanın daha rahat oturup, yiyip içtiği mekânlarda bir süre sonra cinsiyet farklılığı ortadan kalkıyor aynı ortamı rahatça paylaştığın için ve hassasiyet falan kalmıyor. Ankara’da yaşıyorum ve bu şekilde muhafazakârlık adı altında yayılmış kafelere uğramıyorum. Çünkü resmen alıcı gözüyle bakıyorlar. Müşteri gözüyle bakıp muhatap olmamaları yeterli. Dinen kimse kimsenin babasının oğlu değilken bu kızlarla erkeklerin ağabeylik-bacılık sevdasına şaşıp kalıyorum.

Esra Yıldırım (Hafız): O tür ortamlar sosyal mekânlardır ve gençler genelde birlikte olmak için oralarda bulunurlar. Hassasiyeti zedeler mi? Evet zedeler. Çünkü gençlerin bulunduğu mekânlarda şeytan da tahtını kurmuştur. Kesinlikle insanları yanlış yapmaya yönlendirir, özellikle gençleri birbirlerinin dikkatini çekecek hale getirir. Ben günümüzde özellikle karşı cins için o tür mekânları dolduranlar olduğunu düşünüyorum. Ama bu durumun önüne yasaklayarak ya da kınayarak geçemeyiz. Kafe sahiplerini uyarıp, yapabiliyorsa kız ve erkek bölümlerini ayrı tutmasını isteyebiliriz ve bu yöntemi deneyenler var. Zaten bu tür hassasiyetleri dikkate alan şahsın o tür ortamlarda fazla zaman kaybetmediğine ve oralardan olabildiğince uzak olduğuna eminim.

Sümeyye EzerSümeyye Ezer (Kudüs tv’de editör yardımcısı): Sınır aşılmadıktan sonra bir sorun olacağını düşünmüyorum ama sınır bir şekilde aşılıyor çünkü kız ve erkeklerin bulunduğu mekânlarda şeytan daha çok uğraşıyor. Bknz: At Pazarı. Tabi bir de o şekilde oturmanın haklı gerekçeleri var. Evlenecek çiftlerdir mesela… Her gördüğümüze de zan ile bakamayız.

Ümmügülsüm Koyuncu (İlahiyat öğrencisi): Kafe ortamlarında karma bir şekilde bulunmak eninde sonunda masumiyeti zedeler ki ben bunu bu sene karma okula başladığımda daha iyi gördüm ne yazık ki… İnsan önce utanıyor, bakmıyor, konuşmuyor. Ama insanın fıtratında var, bir şekilde alışıyor. Bakmak dahi zina iken bizlerin zina işleyebileceği ortamlardan birisi hatta en barizi de kafeler…Ömer Özhan Bitlis

Ömer Özhan Bitlis (Özel sektörde çalışıyor): Kafe yani toplanma yeri ihtiyaçtır ama bizim kültürümüzde haremlik-selamlık vardır. Müslümanların da toplandığı kafeler olabilir ama manevi bir perdeyle ayrılmış olmalıdır. Erkek ve kadınların bir arada masumâne muhabbet yapması fıtraten mümkün değildir. Bir de böyle deyince diyorlar ki, “hacda kadın erkek karışık tavaf ediyor ama…” Bu kıyası nasıl yaparlar anlamıyorum. Hacda tavaf sırasında da insanlar dikkatlidirler ve tavaf dışında hanımlar ve erkekler ayrı bölümlerde ibadet yaparlar. Kafelere aynı kapıdan girilebilir ama girdikten sonra ayrı bölümlerde oturulmalıdır. Örneğin sağında kızlar, solunda erkekler oturmalıdır.

Merve Afacan (İlahiyat öğrencisi): Ben bu mekânlarda oturmanın sakıncalı olduğunu düşünmüyorum. Tabi çok kalabalık vs. olmadıktan sonra… Her halükarda dışarıya adım atıyoruz, ahir zamanda kendini evinde muhafaza edebilmek oldukça zor… Hassasiyetlerimize dikkat edersek sorun olmaz inşallah.

Özlem Şahin ErmişÖzlem Şahin Ermiş (Bir STK’da gönüllü): Bir Müslüman kafeye ihtiyaç duymamalı, bunu mescidlerde ve camilerde gidermeli. Müslümanca ve insanî sohbetleri için... İhtiyaçlarını hâlâ karşılayamadıysa evlerimizi birbirimize açmalıyız. Hâlâ karşılayamadıysak, İslam Medeniyeti esas alınarak, Müslümanca şartlarda mekânlar oluşturmalıyız. Bunlar da serserilik mekânları değil, medrese tadında olmalı. İslam’a uygun olmayan dindarlara ait mekânlar, kadın ve erkeklerin “İslami flört”(!) mekânı olmamalı. Ya da bayanlar ayrı bir yerde oturmalıdır. Her şekilde edebe uyulmalıdır.Hatice Kübra Özyücel

Hatice Kübra Özyücel (İlahiyat öğrencisi): Sırf bayanlar için olan bir kafe ortamı olmasını çok isterdim. Atpazarı diye bir yer var mesela, kız erkek ilişkileri nasıl mübahmış gibi gösteriliyorsa o mekânda da sanki kızlar ve erkekler -uygunmuş gibi- rahatça bir arada oturabiliyorlar. Tabi bu kız ve erkekler iş lafa gelince en ön sırada yer alan kişiler… Fiiliyata gelince durum bu…

Yasemin Yılmaz (SP Gemlik teşkilatı eğitim başkanı): Böyle muhafazakâr isimlerle anılan kafelerin karma olması hassasiyeti -zedelemeyi bırakın- dinamitliyor. İslam’da kadın ve erkeğin arasında belli sınırlamalar, kesin çizgiler var. Oysa bugün gençliğimiz modernizmle asimile ediliyor. Onlar gibi giyinmeye, onlar gibi düşünmeye ve onlar gibi davranmaya teşvik ediliyor. Bu da neslimizi yozlaştırıyor ve yozlaşan nesil ile daha da köleleşiyoruz.

Sedanur EvliyaoğluSedanur Evliyaoğlu (Fizik ve Matematik öğrencisi): Kimi kapalılardan soğuyorum gün geçtikçe maalesef… Önceden edeplerine hayran olduğumuz tesettürlü ablalarımız vardı ama gün geçtikçe kınamaktan kendimizi alamadığımız örtülülerle karşılaşıyorum. Yani şaşırıyorum, başlarındaki örtüyle kafe ortamlarında ağzından sigara ve marpuç düşmeyen örtülü hanımlara… Yine şaşırıyorum sakallı, güya Müslüman halklara yapılan zulümler için eylemden eyleme koşan veya tasavvuf, İbn Arabî diyen, aşk aşk diyen ağabeylerimizin namaz ve hatta Cuma namazı vakitlerinde bile kafelerde kitap imzalamaları veya hiçbir kan bağı olmayan hanımlara “bacım” ya da “kardeşim” deyip onlarla aynı masada oturmasına… Velhasıl bu böyle giderse o güzel dinimizin masumiyetine epey zarar verecek. Daha doğrusu epey insan kendine zarar verecek.Hakan Taha Bayram

Hakan Taha Bayram (Feyz ve Gönül dergisinde yazar): Bu birliktelikler hassasiyet bırakmıyor ki insanda… Kişi sadece yanındaki, aynı masada oturduğu arkadaşlarıyla değil bütün masalardaki insanlarla aynı mekânda bulunuyor. Gözü kayıyor, kulağı duyuyor. Velhasıl bu da harama sokuyor. Hatta içimizde kalan şeyleri öncelikle sanal âlemde, sonra da bu tarz kafe gibi ortamlarda yapıyoruz. Âşık oluyoruz mesela…

Cihan İnce (Muhasebeci): “Bacım” diye başlayan kadın-erkek ilişkilerinde gelinen noktada sınırlar korunamadığından "b" gidiyor ve ilişki acım oluyor demişti kıymetli bir ağabeyim. Kesinlikle süreç genel olarak bu… Hep aynı sıkıntı yaşanıyor. Çünkü böyle harama girilen ortamların helale gireceği bir kılıf olamaz.

Oğuzhan KandemirOğuzhan Kandemir (SEHEM’de çalışıyor): Erkek ve kadın arasındaki sınırlar çizilidir. Daha doğrusu kadın erkek arasındaki ilişkinin sınırları bellidir. Bu sınırları yorumlamak ve nefse uygun hale getirip esnetmek genetiği değiştirilmiş din (GDD) olgusunu doğurur.

Esra Çakır (Bir kafede çalışıyor): Gençlere bu dönemde “evinizde oturun, dışarı çıkmayın, kafelere gitmeyin” diyemeyiz. Dünya tüm albenisiyle gençlere hitap ederken, bize düşen gençlere alternatif mekânlar sunmak. İslam film seyretmeyi, arkadaş gruplarıyla oturup hasbihal etmeyi vs. yasaklamamış, sadece sınırlar çizmiştir. Biz de, genç hanım kardeşlerimize alternatif bir mekân sunduk. Şer'i kurallara uygun bir şekilde gelip oturabilecekleri, ders çalışabilecekleri, toplanabilecek, hasbihal edebilecek, film seyredebilecek ve çeşitli ilmî ve kültürel faaliyetler yapabilecekleri bir mekân sunduk. Çünkü dışarıdaki ortamlar, erkek ve kızların birlikte oturdukları kafeler hassasiyeti zedeliyor. İslam bu konuda kesin bir çizgi çizmiştir. Kafelerde vakit geçirmek kafenin misyonuna bağlı... Gençleri sınırları aşmadan bu tarz ortamlara çekmeliyiz, onlara bu şekilde daha kolay ulaşabileceğimizi düşünüyorum.Abdullah Taha Can

Abdullah Taha Can (İnşaat Mühendisliği öğrencisi): Bence Müslümanların kafeye ihtiyacı vardır; sonuçta Müslümanların olduğu bir yere gitmek daha evladır. Arkadaşlarımızla oturup konuşabileceğimiz mekânlar… Ben de bugün bir kafede bir arkadaşımla buluştum. Hatta söz Adem Özköse'nin bu en son yazdığı “muhafazakar kafelerde bayan ve erkeklerin bir arada oturması beni korkutuyor” cümlesine geldi. Adem Ağabey haklı... Ama çözüm gitmemek vs. değil, böyle bir ortama izin vermemek… Benim bulunduğum bir kafede hanım birisi olabilir. O hanım arkadaşı görebilirim ve hatta konuşabilirim fakat bunu fıkıh hududları çerçevesinde yapabilirim. Biz sınırlarımızı korumaktan aciz olduğumuz için böyle laubali ortamlar doğuyor. Haliyle hassasiyetlerden ödün vere vere bir bakıyorsun hassasiyet kalmamış.

Muhammed Mücahid Sürücü (İktisat öğrencisi): Gerektiği zaman gidilebilir. Ben de kafelerde oturan birisiyim. Tabi gittiğimiz kafelere özen göstermemiz lazım. Ben kızlı erkekli oturulan bir kafeye gitmem, çok zorda kalmadıkça… Müslümanlar için kafe neyi ifade eder? Hangi Müslüman için, ilk önce bunu öğrenmek lazım. Kimimiz için başka, kimimiz için başka şeydir kafeler… Benim için sadece çay içilen bir yerdir. Arkadaşlarımla muhabbet ettiğim yerdir. Alternatifi ise semaverini alıp parka gitmektir herhalde… Hiç düşünmedim bunu... Düşündüm aslında ama pek kurcalamadım çünkü hazır bir yaşamımız var maalesef ve o çok rahatımıza geliyor.

Bilal Sami GökdemirBilal Sami Gökdemir (Yazar): İslam'ın yasakladığı bir şeye elbette "Bence doğrudur" diyemem. Ama şahsım adına şöyle söyleyeyim: Ben de iş icabı olsun, toplantı, organizasyon vs. olsun, bu tür kafe ortamlarında bulunuyorum. İçkili ortam olmamasına kesinlikle dikkat ediyorum. Ama tabi ki aynı masada bayanlarla oturmak durumunda kalıyorum. Bu, yanlış. Bunun doğru olduğunu kesinlikle iddia etmiyorum. Ama "Haramdan şifa olmaz" sözüne nispetle şunu düşünüyorum: Kafe masalarında kızlı-erkekli oturup da "İslam'a hizmet ediyoruz" diyenleri de samimi bulmuyorum. Şahsım adına, benim yaptığım bireysel yanlıştan daha büyük bir yanlış olduğunu düşünüyorum.

Muhammed İkbal Köseoğlu (Yazar): Müslümanların, meşru ölçüler dâhilinde oturabilecekleri mekânlara ihtiyacı var. Mevcut kafeler bu ihtiyacı karşılamıyor. Aslında mevcut kafelerin ve bu kafelere oturan Müslümanların da böyle bir derdi olduğu söylenemez. Teoride var belki ama gözüken bir eylem yok. Çok param olursa bir mekan açmayı düşünüyorum. Servisini hanımların yaptığı sadece hanımlara ait bölüm, servisini erkeklerin yaptığı sadece erkeklere ait bir bölüm ve her ailenin çevreden bağımsız oturabilecekleri müstakil bölümlerden olusan deniz manzaralı bir mekân... Ama sorun da burada zaten; "Müslüman kızların" ve "Müslüman erkeklerin" birbirlerini tanımak ve kaynaşmak için mevcut duyularının birini, birkaçını veya tamamını kullanmalarının mümkün olmadığı bir mekâna kim, niye gelsin? Artık başka dünyaların insanlarıyız. Konuşmamız gereken bu.Muhammed İkbal Köseoğlu

“Örtülü hanımların ve dindar erkeklerin beraber bulunduğu kafeler hassasiyeti zedeler mi?” sorusu kendi içinde bir sürü soru barındırıyor. Örtülü hanımlar derken neyi kastediyoruz? Ahzab 53'den geçtik, Nur suresi 31. ayete riayet etseler ona da razıyız diyeceğim ama bırakın zînet yerlerini gizlemeyi, baştan sona zînet haline getirdiler kendilerini. Ayet “ayaklarını yere vurmasınlar” diyor, "Müslüman kızlar" aksine ses çıkartan ve yürüyüşü değiştiren yüksek topuklu ayakkabılar giymeyi tercih ediyorlar. Düz taban giyen de 'converse' giyiyor. Nereden baksan tutarsızlık!

Soruyu inceliyorduk: Dindar erkekler öyle mi? Lafa gelince İslam üzerine elli cümle söyler, orijinalleri Hakan Albayrak Abi'ye ve diğerlerine ait olan ama bırakın 'dosdoğru'sunu, namazın normalini kılmaz. Amelsiz, ihlassız bir dindarlık... Daha bir sürü şey söylenebilir. İşte böyle hassasiyete sahip "Müslüman kızlar" ve "Müslüman erkekler"den Ahzab 53. ayetten sonra Müslümanların uygulayageldiği haremlik-selamlığa riayet etmelerini mi bekleyeceğiz? Kalmayan bir hassasiyet nasıl zedelensin ki? Hicab'ı Müslüman kadının cihadı olarak gören kızlarla kaç liberalleşmiş dindar erkek evlenmek istiyor artık? Öyle ya, böyle bir kızla evlenirsen ne yüksek kademeli memur olabilirsin ne de koluna takıp her ortama girebilirsin. Böyle kızlarla evlenmek isteyen, nesli tükenmek üzere olan Müslüman erkeklerin de bir an önce farkına varması gereken bir şey var. Hicab'ı alnının çatına koyan kızları kafelerde bulamazsın, başka yerde aramalısın. Eğer onlardan birine rastlarsan bir gün bir kafede, ya bir zaruret olduğu içindir ya da geç kalmışsındır, yanında eşi vardır.

Esas trajediyi ise hâlâ söz konusu hassasiyete sahip Müslümanlar yaşıyor. Eşleriyle gezebilmek için elli takla atmak zorunda kalıyorlar. Gidebilecekleri yer ve saati o kadar sınırlı ki genellikle açık alanları ve kırları tercih ediyorlar. Sahil havasını alabilmek için gecenin yarılarında dışarı çıkmak zorunda kalıyorlar, çıkabilirlerse... Hassasiyet sahibi Müslümanlar gezme ve eğlenmeyle ilgili bütün hayallerini cennete ısmarlıyorlar. Rabb'leri onlara bunun mükâfatını verecek inşallah.

 

Eslem Nilay Bozdemir soruşturdu

Güncelleme Tarihi: 23 Ağustos 2012, 16:55
YORUM EKLE
YORUMLAR
ehlikeyf
ehlikeyf - 6 yıl Önce

Bu hassasiyet çok derinmiş anladığım kadarıyla hanımların da zaten gösterilen fotoğraflarından belli.Buralarda hiç öyle kafeler yok biz çay içmeye gider yan masadaki açık mı yoksa kapalımı acaba şu fotoğrafım mı daha güzel öteki mi demi demez sohbet eder ve tercihlere ses çıkarmayız.Tıpkı şimdi yaptığımız gibi.Bu yazıyı yazdım ya acaba ihlasım zedelendimi nedersin ?

fatma nur
fatma nur - 6 yıl Önce

kafede oturmanın sakıncalarından bahseden arkadaşlar aynı internet sitesinde kadınların fotolarının yayınlanmaısnı seminerlerde tv programlarında kitlelere seslenmesini de sakıncalı buluyor mu. neticede kafede de aynı giysilerle bulunuyoruz

Ahmet Melih KARAUĞUZ
Ahmet Melih KARAUĞUZ - 6 yıl Önce

En büyük dertlerimden birisi buydu. Kızlı erkekli kafelere gidip biz kerdeşiz diyen insanlara yaptıklarının yanlış olduğunu bir türlü anlatamıyordum. Bunu hazırlayan kişiden allah razı olsun. Firdevs cennetlerine koysun inşallah!

HAYDAR
HAYDAR - 6 yıl Önce

Ahzab suresi 53. ayeti nasıl böyle anlamışlar ilginç. Nur 61'e bi baksın bu abiler.

hacı hoca
hacı hoca - 6 yıl Önce

ne mutlu bizler gibi bu duruma canı sıkılan müslümanlar var.konuyu gündeme getirenler ve muhammed ikbal köseoğlu var olun...

zehra
zehra - 6 yıl Önce

başlıktan da anlaşılacağı üzre görüşleri sorulanların bir çoğu bu ortamlarda bulunmakla beraber yanlış olduğunu söylemiş...kişi kendine söylemeli önce...

tespih
tespih - 6 yıl Önce

böyle hassas arkadaşların varlığı gerçekten hoşuma gitti. ama durum o kadar da kötü değil. fatih camii türbe kapısı çıkışındaki kahvelerde erkekler rahat bir şekilde oturup sohbet edebilirler..kızlar ise kendileri yönelik bir yer bulabilir veya dernek-vakıf çatısı altındaki yerlerde buluşabilirler.. zaten starbaks'a gidenlerle işim olmaz gitmeyiz de vesselam.

sd
sd - 6 yıl Önce

kafede oturmanın sakıncalarından bahseden arkadaşlar, bu yazıyı okurken yüzlerine dik dik ya da rahat rahat bakmamızdan rahatsız olmazlar mı acaba???


banner8

banner19

banner20