İslam şuurunu yeniden nasıl canlandırdılar?

Ebu’l A’lâ el-Mevdudi, İslâm’da İhyâ Hareketleri adlı kitabında sorunlara çözüm yollarının Kur’an ve sünnetten çıkarılacağı için Kur’an’ı ve sünneti hakkıyla kavramanın öneminin altını çiziyor. Ayşegül Koca Yıldız yazdı..

İslam şuurunu yeniden nasıl canlandırdılar?

Mevdudi, İslâm ümmetinin dağıldığı günlerde, cahiliyenin hâkim olduğu günlerde İslâm şuurunu yeniden canlandırmak isteyen önderleri incelediği İslâm’da İhyâ Hareketlerieserinde günümüze de ışık tutuyor. Bu önderlerin tecrübelerini, yanlışlarını-doğrularını değerlendirerek müminlere rehber niteliğinde bir çalışma sunuyor.

Mevdudi, eserinde Dört Halife döneminden sonra gelen tecdid hareketlerini oluşturan mücedditlerin; Ömer Bin Abdülâziz’in, Ebu Hanife’nin, İmam Malik’in, İmam Şafiî’nin, Ahmed Bin Hanbel’in, İmam Gazali’nin, İbni Teymiyye’nin, İmam Rabbani’nin, Şah Veliyyullah Dehlevî’nin karşılaştıkları güçlükleri, uyguladıkları metodları inceliyor. İslâm dünyasında düşünce ufkunun daralması, mezhep olayları, içtihatlar gibi günümüzde de önemini koruyan konuları ele alıyor. İlk kez Hilal Yayınları’nca 1967’de, Halil Zafir’ in çevirisiyle Türkçe’ ye kazandırılan eser, bu kez de Ali Genç’in çevirisiyle Pınar Yayınları tarafından okuyucuyla buluşturulmuş.

Müceddid”, dini yozlaşmadan kurtaran kişi; “tecdid” ise, İslâm’ı cahiliyenin pisliklerinden temizlemek şeklinde tanımlanıyor. Tecdid hareketlerini ancak cahiliyenin farkına varabilen ve İslâm’ı hakkıyla kavrayabilen kimselerin gerçekleştirebileceğini vurgulan Mevdudi, ancak İslam ve cahiliye arasındaki ayrılığı tüm yönleriyle görebilen, bu farkı kavrayabilen kimselerin müceddid vasfını kazanabileceğini belirtiyor.

Bireysel -toplumsal ilişkiler tevhid esası üzerine kurulmalı

Mevdudi; ilk olarak Hz. Ömer’in torunlarından olan Ömer Bin Abdülâziz’ in cahiliye unsurlarıyla mücadelesini ve İslâm’ın hâkimiyeti için yaptığı çalışmalarını anlatıyor. Ebu Hanife’nin, İmam Şafiî’nin, İmam Malik’in, Ahmed Bin Hanbel’in oluşmasına vesile oldukları fıkıh ekollerini ve bu Dört İmam’ın yaşamlarını, çalışmalarını, çalışmaları sırasında karşılaştıkları güçlükleri tüm yönleriyle ele alıyor. İmam Gazali’nin yaşadığı dönemde İslâm dünyasının durumunu ele alarak felsefenin İslâm toplumuna girişiyle zaten geleneksel olan İslâmi inançların alt üst oluşunu, sadece pozitif ilimlerde bilgi sahibi olanların İslâm’dan bihaber olmalarıyla cahiliyeye bir araç olmaları sürecini, içtihad imkanının kullanılamaması dolayısıyla ortaya çıkan koyu taassup durumunu, teferruata dair önemsiz ayrılıklar sebebiyle mezhep adı altında insanların birbiriyle kavgaya tutuşması sürecini sistemli bir şekilde ele alarak okuyucunun o dönemi tüm yönleriyle görmesini sağlıyor. Mevdudi, İbn Teymiyye’nin tecdid hareketlerini, hareketlerinin başarılı ve başarısız olduğu noktaları, Ekber hükümdarlığının ilk günlerinde Serhend’de doğan Ahmet Serhendi’ nin (İmam Rabbani) tecdid mücadelesini, bu uğurda zindanda geçirdiği yıllarını, döneminde bütün Asya’da İslâm’ın hâkim olma sürecini, Şah Veliyyullah Dehlevi’nin tecdid çalışmalarını da ele alıyor. Dehlevi’nin eserlerinden de alıntılar yaparak müceddid olma vasfını kazanma sürecini okuyucuya tüm boyutlarıyla anlatıyor.

Mevdudi, İslâm’la cahiliye arasındaki farklılığın temelini tevhidin oluşturduğunu belirterek bireysel -toplumsal ilişkilerin tevhid esası üzerine kurulması gerektiğini vurguluyor. Ona göre, tevhid dışındaki bir arayışın cahiliyeden farkı yoktur; İslâm pratiğe aktarılarak hayatın içine getirilmeli, İslâm her alanda hâkim kılınmalıdır. Mevdudi ayrıca, tecdid meselesinde sadece İslami ilimler bilmenin yeterli olmayacağını, İslami ilimlerin yanında pozitif bilimlerin de çok iyi şekilde bilinmesi gerektiğini belirtiyor. İçtihad meselesinin çok iyi kavranması gerektiğini belirterek zamanın sorunlarının çok iyi bilinmesinin önemine değiniyor. Yeni sorunlara temel esaslardan hareketle yeni çözüm yolu bulabilecek imkâna sahip olunmasının gerekliliğine vurgulayarak bu çözüm yollarının Kur’an ve sünnetten çıkarılacağı için Kur’an’ı ve sünneti hakkıyla kavramanın öneminin altını çiziyor.

Mevdudi’nin titiz çalışmalarından birini oluşturan bu eser, okuyucuya bir müminin sorumluluklarını yeniden hatırlatıyor.

 

Ayşegül Koca Yıldız yazdı

Güncelleme Tarihi: 23 Mayıs 2016, 14:01
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26