İnsanları düşünmeye davet ediyor

Sezai Karakoç’un 80. yaşına armağan olarak çıkan ve Sıddık Akbayır’ın hazırladığı Yoktur Gölgesi Türkiye’de - Sezai Karakoç kitabını okuduktan sonra Üstad hakkında genel bir fikir sahibi olunabilir..

İnsanları düşünmeye davet ediyor

 

Sezai Karakoç’un 80. yaşına armağan olarak çıkan ve Sıddık Akbayır’ın hazırladığı Yoktur Gölgesi Türkiye’de - Sezai Karakoç kitabını okuduktan sonra Üstad hakkında genel bir fikir sahibi olunabilir. Kitap hakkında çıktığı günden itibaren çeşitli mecralarda farklı kalemlerden yazılar çıktı. Bu haberdeki amacım kitabın tanıtımdan ziyade, kitabı okuduktan sonra Sezai Karakoç hakkında zihnimde nelerin canlandığıdır.

İslam Medeniyeti tarih içerisinde üç dönemde büyük yıkımlarla karşılaşmıştır. Bunlardan ilki Haçlı Seferleri, ikincisi Moğol istilası ve sonuncusu da Batı karşısında yaşanan yıkımdır. Sezai Karakoç bu üçüncü dönemde dünyaya gözlerini açmıştır. O, ‘medeniyet krizi’ veya ‘medeniyet değiştirmesi’ denilen dönemde kendi medeniyetinin idrakine varmış ender isimlerdendir. Tanzimat’tan günümüze Batı karşısında durabilmek için çeşitli öneriler getirilmiştir. Sezai Karakoç’un önerileri ise tek bir noktaya odaklanır, o da ‘Diriliş’.

Sezai Karakoç, insanların zihnî yorgunluk yaşadığı bir dönemde düşünmeye davet etmiştir. Onun her dizesinde, her cümlesinde insanları düşünmeye sevk eden bir ‘ruh’ vardır. Üstadın eserlerinde kadim geleneğimizden örnekler de vardır, döneminde en Batıcıların dahi adını duymadıkları Batılı isimler de. Kendi kaynaklarını da çok iyi bilir, Batı’nın kaynaklarını da. Bu durum Karakoç’un “Batı karşısında alınacak tavırlar nasıl olması gerekir” sorusuna doğru cevaplar üretmesine vesile olmuştur.

Sezai Karakoç insanı temel alır. Çünkü medeniyetleri kuran da, yıkan da insandır. O her zaman insanın özüne doğru bir ‘diriliş’ten bahseder. Döneminde ‘öz’ünü arayan insanların sığınacağı güvenli bir liman olmuştur. Çünkü o, akıl ile kalp arasındaki dengeyi, fizik ile metafizik arasındaki dengeyi kurabilmiş nadir isimlerdendir.

Kısacası bugün 60’lı 70’li yıllardan başlayarak günümüze kadar uzanan bir kuşağın zihin ve gönül dünyasına yön vermiş bir isimdir. Sezai Karakoç okumayan birisinin bir yanı hep eksik kalır. Hasılı kelam, Sezai Karakoç;

Dünyada ‘sürgün’ ve ‘öteki’ olmanın adıdır.

‘Yalnız kalma’nın değil, yalnızlığı yaşamanın adıdır.

İmanlı yüreklerin billurlaşan sesidir.

Vahiy çeşmesinden kurnasını dolduran isimdir.

Düşüncenin aşkınlığa ulaşmış halidir.

‘Dünya sürgünü’nde vahyin ışığında ‘diriliş’ diyebilmenin adıdır.

Seslerin kesildiği zamanda ‘sessiz çığlık’ atabilen isimdir.

Doğu-Batı nedir, diye soranlara ‘Masal’da cevap veren ‘Doğunun yedinci oğlu’dur.

 

Kerem Kaygusuz yazdı

Güncelleme Tarihi: 03 Haziran 2013, 11:18
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13