İnsanın kan dökücü özelliği nasıl dizginlenmeli?

İnsan insana av olsa, öldürme çabasının izah yolu bulunabilir belki. Bu durumda, insanın hemcinsini yok etme arzusunu nasıl izah edeceğiz?

İnsanın kan dökücü özelliği nasıl dizginlenmeli?

Dokunmasın kimse bir başkasına, zaten herkes ölümlü. Savaş gemileri, silah yüklü uçaklar hepsi boşuna, toptan israf.

Ölümü hak etmeyen yok aramızda.

Bizi birbirimize bağlayan, ne kadar kaçmaya çalışsak da ortak lisan hanesinde buluşturan “o” değil mi?

O ölüm.

O ölüm çok başarılı. İkna edemediği tek muhatabı çıkmadı şimdiye kadar. Ölmek için hiçbir özel çabaya ihtiyaç olmadığını da yine o söylüyor.

Öldürme çabası uğruna girişilen gayretler sektöre dönüştü. İnsanın insanı öldürme durumu, ne kadar da trajik. Öldürme işini projelendiren belki, daha önce ölecek.

İnsan insana av olsa, öldürme çabasının izah yolu bulunabilir belki. Bu durumda, insanın hemcinsini yok etme arzusunu nasıl izah edeceğiz?

Cahilliğine, aceleciliğine, unutkanlığına, zayıflığına… Nereye yanmalı, hangi vasfından söz etmeli. Kan dökücü özelliği nasıl dizginlenmeli, ne yapmalı?

Öldürme anını kimse anlatmıyor. Bu bize yeteri kadar bilgi veriyor. Anlatılamayan, bir daha sözle de olsa, yaşanılmak istenmeyene atıftır.

Anlatılamayan düşük duruma, farklı nedenler ekleyebiliriz.

Öte tarafta, birden ölenin hal tasviri merak edilir ki, ölüm biçimi ne olursa olsun, bu hali izah etme imkânı insandan alınmıştır.

Sadece şehitlerin hali anlatılır, bu da Mevla’nın tasvirleriyle ölümün dönüşümüdür. Ölümün ebedi diriliğe inkılab edişidir.

İnsanın ölümü öldürüp Rabbin övgüsünü hak etme şerefine nail olması, neticede insanın haksız öldürme girişimlerine karşı, Mevla’ya bilinçli can teslim edebilmek adına, diriltici duruşa geçmesidir.

 

Ahmet Mercan yazdı

Güncelleme Tarihi: 23 Ekim 2015, 11:45
banner12
YORUM EKLE

banner19