İnsanı tutan ve dalgalandıran nedir?

Yolu bilen biri, yolun sonunda ne olduğunu da anlatabilen biri gerekli. Bir rehber gerek; çok da zaruri. Rehbere de insan ötesi bir bilgi gerekli. Öyle ki, o bilgi aklı yücelte, ruha şifa ola. Biriken, can alıcı sorulara cevap vere. Ahmet Mercan yazdı.

İnsanı tutan ve dalgalandıran nedir?
Yolu bilen biri, yolun sonunda ne olduğunu da anlatabilen biri gerekli. İnsan ömür yolunda kafilelerle yürümekte. Cahil ama meraklı, bencil ama kaygılı, nankör ama hatırlayabilen özellikleriyle yürüyor.

Yürüyüşün ne yöne gittiği, neden yapıldığı, daha ötesi yol ne, yolcu kim? Bütün varlık ne anlatıyor ve anlıyor insan?

Ortak yönleriyle, farklı taraflarıyla insan ne böyle, ne yapsa daha mutlu olacak, ömründe ve sonrasında.

Bir rehber gerek; çok da zaruri.

Rehbere insan ötesi bir bilgi gerekli. Öyle ki, o bilgi aklı yücelte, ruha şifa ola. Biriken, can alıcı sorulara cevap vere.

Sorunun elinden tutup, onu hayrete gark ede.

Ölümü sonra… Hele ölümü muamma olmaktan çıkarta; korkuların elinden ala, yıkayıp arındırarak mesafeli bir kardeş haline getire.

Peygamberlik, öylesine keskin bir ihtiyaçtır.

Peygamberliğin önemi, vahiyle bütünlük arz eder. El’an yürürlerken ezeli ve ebedi bilgi, ruha şifa, korkulara korunaktır. Rehber ve ona verilen bilgi, onu farklı kılar.

Vahiy, insanı anlatır insana, Yaratıcıyı tanıtır; kün, halinde varlığı, ayrıntıdan bütüne, bütünden nüansa yolculukla izah eder.

İnsanın merakına, sarıp sarmaladığı, korkup kimseye göstermediği sorulara cevap olur. Kalıcı sütunla aklın direğini kavileştirir, rüzgârın önüne mavi bir tül bırakır.

O tül, gökte gökyüzünde, yerde denizde dalgalanıp anlatım nöbeti tutuyor.

 

Ahmet Mercan yazdı



Güncelleme Tarihi: 25 Kasım 2013, 16:33
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13