İnsanı en fazla küçülten, herşeye hükmetme isteği

İnsana Yaratan tarafından verilen en şerefli varlık payesi, secdeyle, kulluğu hiç zorlanmadan kabul edişiyle sembolüne kavuşur. Ahmet Mercan yazdı.

İnsanı en fazla küçülten, herşeye hükmetme isteği

İnsanı en fazla küçülten, her şeye hükmetme isteğidir.

Farkında olmadan tanrılaşma çabasının yansıması olan bu tutum, insanı büyüdüğünü sandıkça küçültür.

İnsana Yaratan tarafından verilen en şerefli varlık payesi, secdeyle, kulluğu hiç zorlanmadan kabul edişiyle sembolüne kavuşur.

İnsan sınırlarını bilmediğinde, duracak yeri karıştırdığında, maddeye hükmettiği zehabına kapılır.

El fenerini güneşle kıyas etme halini andırır durumu.

Çözen, hissetmeye duran oysa, başta anlamalıdır ki, büyük bir bilinç durumu karşısındadır.

Anlamaya çalışan, varlık âleminde kendi dünyasında istediği kadar keşifler, buluşlar yapsın, külli hale nispetle bir nokta değerine ulaşamaz.

İnsan, aslında, bütün bunlarla ölümün elinden kurtulmaya çalışıyor. Ölümsüzlüğe bir yol bulma çabası içinde, vardan "var" ettiği bir damla ile okyanusa kafa tutmaya kalkıyor.
Cehaleti artıyor.

Secde, kulluğu kabul edişin, gönül hoşluğu ile Rabbi tasdik edişin, görsel imzasıdır.

En az beş defa, günün değişik saatlerinde, mümin bu ahidte olduğunu ikrar eder, ortaya koyar.

Secde ile başlayarak yapılan, her işin anahtarı besmeledir.

O’nun adıyla,

O’nun rızasına uygun,

O’nun verdiği imkân ve iradeyle” anlamına gelen besmele ile başarılan, veya başarılamayan her işte hayır vardır.

Hayır, hayatın iyilik üzere ortaya konması ve denetlenmesinin ifadesidir.

Secdeden imtina edenin elde ettiği her başarı, hayır denetiminin dışında, bir bakıma, Yaratıcı'ya karşı zafer sanılan, hayatın ahenkli akışına karşı, zararı içinde taşır.

 

Ahmet Mercan yazdı

Güncelleme Tarihi: 18 Eylül 2015, 13:50
banner12
YORUM EKLE

banner19