İnsan o an kendinde güç vehmetmeye başlar

Ve insan düştü; yaralandı. Hatasını anladı; düzeltmek istedi ve insana ömür verildi. Ahmet Mercan yazdı..

İnsan o an kendinde güç vehmetmeye başlar

 

“… O ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimler olursunuz.” (Araf-19)

Ve insan bir anlık gafletle; ölümsüz olma fikrine kapılarak o ağaçtan yedi. Şüphesiz o bir kişi değildi, insanlığın hamuruydu.

Ve insan düştü; yaralandı.

Hatasını anladı; düzeltmek istedi ve insana ömür verildi. Kâinat emrine verildi, halife kılındı. İrade kendisini tekrar cennete yükseltecek nimet olarak bahşedildi.  İradenin nasıl kullanılacağını bildiren bilgi ile müşerref kılındı.

Dünya hayatına salındı insan.

Üzüntüyü, acıyı, sevinci, kini, öfkeyi, merhameti, sükûnet ve taşkınlığı tanıdı. Kendine verilen bilgi ile bütün bu hasletleri ne oranda, nerde, nasıl kullanacağını görme, öğrenme imkânına sahip oldu. Bütün bunların yanında, gaflet her daim insanın peşindeydi. Hayat mücadeleyi gerekli kılıyordu. Ve bu mücadele karşılığında nefsin arzuladığı nimetler söz konusuydu. Ve daha da etkilisi insan nimetle orantılı olarak kendinde güç vehmetmeye başlar. Kendini zayıflardan, güçsüzlerden müstağni gördüğünde, ayrıcalık zırhına bürünerek her şeyin kendi üstünlüğü sayesinde onun olduğu duygusuna kapılır.

Bu durum, tıpkı o ağaca ölümsüzlük adına yaklaşan anlayış gibi dünyayı önemli hale getirdi.  Dünyanın ahretten öne koyulması, verilen bilgiyi dikkate almama sonucunda ortaya çıkar ve insan kaybeder.

İnsanı aşikâr ve gizli güç izharı yıkar, günahlarının çokluğu değil.

Halbuki, insanın en büyük gücü, Rabbi karşısındaki güçsüzlüğüdür.

Kitap ve hikmet insanın her an yanı başında doğruyu zikrederken, diğer yanda tutkuların diliyle şeytan sürekli vesvese verir. İrade bu ikilem arasında ortaya çıkar. Seçimin yapılması için insana gerekli olan teşvik yapılmıştır. Cennetteki yerine yükselmesi de önerilen bilgiye ittiba ile mümkün.

 

Ahmet Mercan yazdı

Güncelleme Tarihi: 06 Aralık 2013, 16:37
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13