İnsan insana karıştıkça 'insanlık' artar

Tutarlılık fıtratın talebidir. İnsan insana karışmalı. İşlerine, sevgisine, hüznüne, planlarına, özlemine velhasıl can sıkmadan, karşı tarafa yük olmadan, insan insana karıştıkça 'insanlık' artar. Ahmet Mercan yazdı.

İnsan insana karıştıkça 'insanlık' artar

İyi günde birbirine karışmayan, zor zamanda da karışmaz.

Tutarlılık fıtratın talebidir. İnsan insana karışmalı. İşlerine, sevgisine, hüznüne, planlarına, özlemine velhasıl can sıkmadan, karşı tarafa yük olmadan, insan insana karıştıkça “insanlık” artar.

Çaresi bulunmayan yalnızlığın sebebi, insanı insandan çözülmesidir.

Yalnız insanı hiçbir güneş ısıtmaz.

Değer en güçlü bağdır, havaya benzer; nefes nefes herkese pay olunur da, herkesin ortak gizli paydası, konumunu muhafaza etmekten yorulmaz.

Konuşma insan iledir; tartışma, küsme, barışma... Duygu ve bilgi alışverişleri inişler, çıkışlar insan iledir ve bir yönüyle de insan içindir.

İnsanın insana yük kabul edildiği yerde, ciddi bir sapma var demektir. Orada yaşayanların içlerinde gezici duvarlar geziyordur.

Sokak, cadde ve evlerde, sorunun aradığı cevapta ve yeni hayallerin yere düşmesinde, her biri âlem olan insana muhtaçtır insan.

Bütün bağlarından kurtulduğunu, her halde tek başına; bütün kararlarını kendine göre alacağını sanan kişi, birey olmuştur.

Ama mutlu olamayacaktır. Çünkü insanı düşünen ve onu hatırlayan bir başkasının olmaması kadar, yalnızlaştırıcı ne olabilir?

Paylaşılmayan acılar, yalnızlıkta kocamanlaşır ve yine çoğaltılmayan sevinçler, toprağa düşen su damlası gibi erir.

Modern insanı özgür olduğunu inandırarak yalnızlaştırdılar. Ona birey adını vererek, kendi kendine yeteceği vehmiyle, baş başa bıraktılar.

 

Ahmet Mercan yazdı

Güncelleme Tarihi: 25 Ocak 2014, 11:48
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13