Ilımlı Laik Müslüman Kurtarıcı

Ne Kiziroğlu Mustafa Bey, ne de Genç Osman. Karşınızda 20. asrın en hakiki Müslüman -Türk kızı

Ilımlı Laik Müslüman Kurtarıcı

Ilımlı laik Müslüman Kurtarıcımız Janissary!

Okuma-yazmayı çizgi romandan sökmüş biri olarak çizgi romanlar dikkatimi çeker. Hatta eski bir çizgi roman kapağı görsem ağlamaklı olurum. Okumadığım halde alıp bir kenarda sakladığım Teksas, Tommiks, Conan, Karaoğlan ve benzeri çok çizgi romanım vardır. Bunlar içerisinde lise matematik defteri arasında okuduğum Conanlar ayrı bir yer işgal ederler zihnimde. Garip olansa ortaokul ve lisedeyken doymak bilmez bir iştahla okuduğum Conan hakkında çok sert eleştiri yazıları yazdım, Amerika"nın arsız-hırsız kimliğiyle çok pis benzeşimler kurdum elim kalem tutunca. Zaman zaman Kadıköy"e gittiğimde, Zafer Çarşısına varıp İlyas Abi"den geçmişe hürmeten Conan"lar alıyorum. Ancak gözüm daha çok Corta Maltaselere kayıyor. Geçenlerde eski çizgi romanlarımı şöyle bir elden geçireyim dedim… Gözüme Yeniçeri ilişti. Sanki dilini çözecektim de almışım, işte İngiliz lisanındaki PLANET DC ANNUAL 2000 serisinde çıkan üç sayıyı.

Hem Müslüman Hem Laik Hem Fantastik!

Neden dilini çözemediğim bir çizgi romanı aldım? 1999 yılı İzmit depreminde ölen insanlarımıza hürmeten mi? Dergilerin içerisinde Kanuni"nin de adı geçtiği için mi? Büyük Ortadoğu Projesi kapsamındaki diktatörü tanımak için mi? Hiçbiri o dergileri almama, Yeniçeri/Janıssary adlandırması kadar etkili olmamıştır. 20. yüzyılda bir yeniçeri!  Janıssary adlı çizgi roman kahramanı bir kadındı ve bayrak-sembol hiçbir mitingte onun omzunda durduğu kadar durmamıştı. Hele ki ülkemde mankenlerin üzerinde ay-yıldızlı bayrağımızın durmasını; saygısızlık-bayrağa hakarettir tarzı tartışmaların olduğu bir demde…  Elin Amerikalısı, hiç düşünmeden Selma Tolon adlı bir bayan doktoru Gölcük"te yıkıntılar altından çıkarıp, alın size süper kahraman! Hem Müslüman, hem laik, hem kadın, hem tarihe hem de geleceğe aydınlık fikirlerle bakıyor! Bunlar yetmezmiş gibi Türkiye"yi gerici- modern- iblisin eline geçmiş-radikal fikirleriyle arzularına yenilmiş Anka Kazım"dan kurtarıyor. Daha sonra da dünya egemenliğine soyunan, kimyasal silahlarla önce Türkiye"yi ardından Dünya"yı istila etmek isteyen meşum kralı yok ediyor!

Bu Ablamız Zıbartır!

Hem bir kahramandan daha ne beklenebilir ki?! Hele de bu kahraman, su katılmamış bir Türk ve hatta dini kullanan gericilere karşı ılımlı din yanlısı bir müslüman kızıysa; yeme de yanında yat! Yok ben yanında yatmayayım! Sadece çizgi romanın politik gerçeklik yanlarına dokunup çekileyim. Allah muhafaza beni de Anka Kazım"ın o ne idüğü belirsiz bir gerici bir modern bir de karizmatik liderliği altındaki fedailerinden zannedip Janıssary ablamız peşine Batman"ı Elektra"yı takıp doğduğum topraklarda zıbartmaya gelir!

Brian K. Vaughan sağ olsun, okumuş, incelemiş, izlemiş ve biz Türklerden öyle bir hikaye çıkarmış ki geriye dönüp 9 yıllık bir geçmişe baktığımda “öykü” bir proje gibi tutmuş neredeyse. Sembolik olarak Atatürk Barajı"nı yıkmaya ve Gap Projesini sıfırlamaya çalışan Anka Kazım (Ki, öyle karışık bir öykü karakteri ki birden Deniz Baykal, çok geçmeden Recep Tayyip Erdoğan, daha çok da Batılıların kafasındaki Ottoman Barbarian diyebileceğimiz bir türe dönüşüyor) Cumhuriyetin kazanımlarını (bu terkibe bayılırım) yerle bir edecek ve dini de kullanarak erişilmez bir hükümran olacaktır. Nedense kötülük Ortadoğu bölgesini yuva seçmiştir kendine! Daha garip olansa derginin bu üç sayısında biz Türklerin göğsünü kabartan (!) Türkkızı Selma Tolan hanfendiden sonra çizilen kahraman ve olay silsilesi de Babil"de geçer ve öykü yine BOP ve kimyasallar üzerinedir. Ayrıca iktidarı ele geçirmek isteyen haris ve gerici başka bir kral vardır! Bunlar az çok Saddam"la özdeşleşse de kurtarıcılar nedense hep Batı"dan gelirler ve kendi dışındakileri “iblisin adamları” olarak görürüler.

Yıllar sonra derginin içindeki o Frenk lehçesini çözmüş ama çok üzülmüştüm. Öyle ya Batı"dan oryantalist olmayan bir yaklaşım göreceğimi zannetmiş, hatta sıkı bir çizgi-roman kahramanı ürettiklerini zannetmiştim. Hayalimse Fevk-el beşer"di! Osmanlı tokadıyla sadece hain kefereleri gayya kuyusuna yollamakla kalmıyor, Polat Alemdar gibi içimize sinen devletten çok devletçi olanları da ayıklıyordu! Nerdeee?!... Karşıma çıka çıka feminist bile olmayan, şalvarlı doktorumuz Selma Tolon hanfendinin Amerikanvari cümlelerle hayali kötü adamları toz duman ettiği bir kağıt yığını kalıyordu.

Feminen Yeniçeri Hak mıdır?!

İzmit Depremi sırasında bu ülkeyi tanıyan biri yine de az buçuk bu ülkeyi tanımış, internet üzerinden de olsa iyi tüyolar almış ama Yeniçeriyi de hadım etmekten öte geçmiş. Belki de haklıdır bay Braın! Niye mi? Ortadoğu"nun ve Balkanlar"ın en büyük ve en güçlü devleti olarak övünmede üstümüze yokken üçbin teröristi zaptedemeyen bir politika ve silah zaafı, yanıbaşımızda insanlık suçu işlenip Lübnan"a ve Gazze"ye girerken bir Yahudi ordusu… Sesimiz çıkmıyorsa, haktır Yeniçeriyi hadım olmaktan öte feminen göstermek!

Yok mu bir kahramanımız kardeşim o çapkın Kara Oğlan"dan başka? Yoksa bütün suçlar üzerimize kalacak! Ahmed Horasanîler, Hz. Ali Cenkleri şöyle dursun hele!

Not: Aslında kara mizah yeniçerinin bir kadın olarak arz-ı endam etmesiyle başlıyor.  Bir deyim üzerinden düşünürsek; erkeğe etek giydirmek…

Janıssary"den kısa alıntılar:

Selma Tolon, Anka Kazım"a: “Günah"ı camiden yönetmeye utanmıyor musun?” Anka Kazım Batman şehrinde yok etme eylemlerini planlar!

Batman(süper kahraman olan, janıssary"e yardıma gelmiştir): Önü alınamaz bir tehlike görüyorum. Unutmayın Osmanlı Devleti Balkanlardan Avrupa"ya, Kafkaslardan Sina çölüne kadar yayılmıştı!”

İlginç, politik ve apolitik sözlerle daha nice kırılmış potlar… Eğer 11 Eylül olmasaydı sanırım daha çok etekli Hero üretecekti Comics endüstri başımıza!

 

 

Zeki Bulduk yazdı

Güncelleme Tarihi: 10 Haziran 2011, 10:42
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner26