Hüzün ki en çok yakışandır bize…

"Gam, keder ve hüzün birbirine yakın anlamlar içeren kelimeler. Bu yazımızda mısraların ardı sıra yürüyüp Türkçe’nin büyük şairlerinin yürek sızılarına hangi isimleri verdiğinin izini süreceğiz." Sakine Odabaşı yazdı.

Hüzün ki en çok yakışandır bize…

Kendisini kolları iki yana açık terazi kefeleri gibi bir şeyler tartıyormuş gibi görüp de ne yaptığını soran hapishane arkadaşına, “Kelimeleri tartıyorum.” cevabını veren şair Nazım Hikmet ne kadar da haklıdır! Her kelimenin farklı bir tınısı, gümrah ırmakların taşıdığı bereket gibi yıllanmış çağrışım yükü, her bir dil ustasının yaptığı istifle yoğrulmuş abidevi bir mirası vardır.  Aslında hiçbir kelime yekdiğeri ile eş anlamlı değildir, belki yakın anlamlıdır. Gam, keder ve hüzün birbirine yakın anlamlar içeren kelimeler. Bu yazımızda mısraların ardı sıra yürüyüp Türkçe’nin büyük şairlerinin yürek sızılarına hangi isimleri verdiğinin izini süreceğiz.

Gam defterinin tamamı yok mu?

Arapçada ‘’bulutla, tavanla kapalı olmak’’ anlamlarına gelen “gam” kelimesi, Kur’an-ı Kerim’de balığın karnında karanlık ve pişmanlık içinde kat kat zulmetlere garkolan Hz. Yunus için kullanılır. Cenab-ı Hak, duasını kabul etmiş ve onu gamdan kurtarmıştır. “Duvarı nem, insanı gam yıkar.’’ atasözünü de aklımızdan çıkarmazsak elhak diyebiliriz ki gam, insanın umut göklerini kapatan, onun elini kolunu bağlayıp içten içe çökerten bir duygudur.

Bununla birlikte eski şairlerimizin gönül rotası gamdan yanadır. “Adem olan, bî-gam olmaz /Bî-gam olan, adem olmaz” diye düşünen atalarımız “aldırmaz, kayıtsız” insanlara burun kıvırıp “gamsız” yaftasını takmıştır bile. Her ne kadar kudemadan şair Rasih, “Dilde gam var şimdilik lütfeyle gelme ey sürur” dese, Fuzuli, “gam günü sevgilinin kılıç bakışlarını yaralı gönlünden esirgememesi” için yalvarsa da Şair Ali Efendi, “Neşe tahsil eylediğin sagar da senden gamlıdır” diye dert yansa da zannımca “gam” kelimesinin en çok yakıştığı şair Şeyh Galip’ten başkası değildir. “Aşıkta keder neyler, gam hâlkı cihanındır” diyerek gam yükünü savuşturmak isteyen Dede Galip, başka bir şiirinde sabırsızlanarak “Gam defterinin tamamı yok mu?” diye bizlere sormaktadır.

Yudum yudum kederleniyorum

Lügatte “bulanmak, bozulmak, rengi siyaha çalmak” anlamlarına gelen “keder” ise insanın manevi kuvvetlerini bozguna uğratan ve çalışamaz hâle getiren karamsar bir ruh hâli. Eskiler kederden pek de hazzetmemiş olmalı ki “Kadere iman eden kederden emin olur.” sözüne uyarak onun dümen suyuna hiç girmemiştir. Keder kelimesini Servet-i Fünuncularla beraber bizim şiir dünyamıza sokan, Yahya Kemal’in şiirlerini “ruha sinen ulvi bir keder”e benzettiği Baudelaire midir, bilinmez. Ama Tevfik Fikret, mısralarında kederli gözlerle aciz, mavi bir gözün kalbindeki elemlere ağladığını sanarak denize bakmakta ve teselli bulmaktadır.

Kederin en çok yakıştığı şair olarak, ölümden beter bir muhacirliğin yüreğini ağzına kadar kederle doldurduğu Laypzig’te, Üsküdar’ı hatırlayarak tadını çıkara çıkara yudum yudum kederlenen Nazım Hikmet’i zikretmek yerinde olacaktır.

Elde var hüzün

Arapça’da, “yerin sert olması” anlamına gelen “hüzün” ise insanın kalbini taş gibi kaskatı kestiren, neşe gibi duygularını çoraklaştıran, diğer insanların da kolaylıkla fark edebildiği bir durum. Hâl böyle iken Hz. Yakup, oğlu Yusuf’un ayrılığının verdiği hüznü yalnızca Rabbi’ne şikâyet ederek bizlere bir edep numunesi teşkil etmiştir.

Hepimizin sevdiği bir kelimedir hüzün. Kimi zaman Attila İlhan gibi “Birikip yeniden sıçramak için elimizde hüzünden başka sermayemiz kalmamıştır”, kimi zaman Hilmi Yavuz gibi “Hüzün ki en çok yakışandır bize” diyerek teselli buluruz, kimi zaman da İsmet Özel oluruz: “Öyle mahzun ki hüzün ciltlerinde adına rastlanmasın.”

                                                                                           

Sakine Odabaşı

Yayın Tarihi: 10 Haziran 2021 Perşembe 16:00
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Osman Nuri TÜRKER
Osman Nuri TÜRKER - 1 hafta Önce

Haramî kahkahalar yankılanır duvarda
Mağara soğuk şimdi ve şimdi mevsim hazan
Gam yükünün büktüğü menekşe el açsa da
Seslense derinlerden aziz bir dost "Lâ tahzen"

banner26