banner17

Hollanda'da hadislerle İslamofobi mücadelesi

Hollanda’nın en büyük Müslüman organizasyonu olan Tasmim Vakfı, Hollanda başta olmak üzere ellerinin uzandığı her Avrupa ülkesinde Müslüman algısını yeniden şekillendirmeye çalışıyor. Hatice Sarı yazdı.

Hollanda'da hadislerle İslamofobi mücadelesi

Önümüzde kocaman bir sahne var. Bir grup bu sahneyi darmadağın ederken, diğer taraftan aynı üst kimliğe sahip insanlar dağılan sahneyi eski haline getirmeye çalışıyorlar.

İki tane haber düştü önüme, bu iki haberin birbiriyle kocaman bir üst başlık altında bağdaştığını fark ettiğim zaman o sahnede oynanan oyunların ne kadar can sıkıcı olduğunu bir kez daha tahayyül ettim kendi kendime.

İtalya’nın La Repubblica gazetesi ve Fransızların Courrier International dergisinin manşetten verdiği bir haberde şöyle diyor: “Fransa’da Guantanamo hapishanesine benzer bir hapishane açılması planlanıyor. Fransızların 'S' dosyasında yer alan isimlerin bu tip bir hapishanede –gerekirse- infaz edilmelerinin yasalaştırılması ön görülüyor.”

İslamofobi tırmanıyor

Şimdi bu habere baktığımızda birkaç kelimenin altını özellikle çizmemiz gerekiyor belki de, daha anlaşılır ve net olabilmek için. Guantanamo hapishanesi Afganistan’da El Kaide ve Taliban üyeleri arasından yakalananların çeşitli işkencelere tâbi tutulduğu bir hapishane. Bundan daha da ilgi çeken ve açıklamamız gereken tanım ise şüphesiz “S Dosyası”. Fransa’da “S” dosyası diye nitelendirilen ve 400.000’den fazla Müslüman’ın isminin yazılı olduğu olduğu dosyada, şüphelenilebilecek herhangi bir İslami harekete öncülük etmiş kişilerin dahi isimleri bulunuyor. İşi, işlevi veya kaynağı ne olursa olsun üst kimlik olan “Müslümanlık” adı altında yapılan her türlü menfi-müsbet eylemin hapishane ile sonuçlanması demek bu haberin meali.

Avrupa’da önce Charlie Hebdo karikatür dergisine yapılan saldırılar ve ardından ayrı ayrı yerlerde gerçekleştirilen bombalı eylemler İslamofobi’nin süratle artmasına sebebiyet veriyor. İnsanlar Müslümanlar ile bırakın aynı sokağı, yaşadıkları şehirleri bile paylaşmak istemiyorlar. Korku duyulan bir terim haline geliyor, sevgi ve rahmet dini İslamiyet.

Son günlerdeki popülaritesini görmezden gelirsek ve olayın ilk gününe dönersek eğer, kendi kendine ürettiği bir saatin öğretmeni tarafından bomba olabileceği düşünüldüğü için okul arkadaşlarının önünde kelepçelenerek götürülüyor Ahmed Muhammed gibi çocuklar.

Birileri bahsettiğim sahneyi bu şekilde darmadağın ediyor. Diğer tarafta da niyetleri yalnızca İslamiyet’in hakikatinde nasıl bir din olduğunu, insanlığa neyi müjdelediğini, neyi emrettiğini, asıl özgürlüğün İslamiyet ile başladığını anlatmak için yola çıkan Müslümanlar çıkıyor sahneye. Seslerini ne derece duyuruyorlar bilmiyoruz elbette, fakat en azından biz ulaşabildiğimiz tüm insanlara yapılan bu güzellikleri gösterirsek üzerimize düşen vazifeyi layıkıyla ifa etmiş oluruz diye düşünüyorum.

Hollanda’nın dört büyük şehrinde hadislerden afişler

Müslüman kimliği altında dağıtılanları toplamak için yola koyulan gerçek Müslümanlar, Hollanda’da Tasmim Vakfı adı altında bir yapı oluşturmuşlar. Hollanda’nın en büyük Müslüman organizasyonu da diyebiliriz Tasmim Vakfı için. Oluşturulan bu dernekle beraber Hollanda’da çok güzel faaliyetler yapıyorlar. Tasmim, Arapça’da şekillendirmek, tasarlamak anlamına geliyor. Hollanda başta olmak üzere ellerinin uzandığı her Avrupa ülkesinde Müslüman algısını yeniden şekillendirmeyi kendilerine düstur edinmişler. Müslümanların Avrupa ülkelerinde yaşadıkları sıkıntılara toplu çözümler de bulmaya çalışıyorlar aynı zamanda.

Tasmim Vakfı’nın yaptığı çalışmalar içerisinde bir tanesi beni çok etkiledi. Hollanda’nın Utrecht şehrini pilot şehir seçip, buradaki umuma açık alanlarda yer alan billboardlara ve toplu taşıma araçlarının duraklarına Hz. Peygamber’in hadis-i şeriflerinden oluşan afişleri asıyorlar. Bazı marketlerin önlerinde, otobüs duraklarında bu afişleri çokça görmek mümkün. İslam karşıtı düşüncelerin gitgide arttığı bir dönemde insanlara hadis-i şeriflerin böylesine güncel ve kolay bir yolla hatırlatılması ve hatta hiç bilmeyen milyonlarca insana bu hadis-i şeriflerin gösterilmesi, İslam’ın aslında nasıl bir din olduğunun anlatılması için müthiş bir yol.

Toplumun büyük bir kesiminin gündelik hayatını çokça geçirdiği bu tip alanlara Hz. Peygamber’in hadislerini yerleştirmek, insanların zihinlerinde çok daha kolay bir şekilde yer bulmak anlamına geliyor. Utrecht şehri başta olmak üzere Hollanda’nın dört büyük şehrinde gerçekleştiriliyor bu proje. Hollanda’nın ikinci büyük şehri olan Lahey'de parlamento binasının yanındaki billboardlara da Hz. Peygamber’in hadislerini asmışlar. Şu an toplamda 4 şehirde 50 adet billboardlarda sergileniyor hadis-i şerifler.

Bir fotoğraf karesi algıları değiştirebiliyor

Hadis-i Şerif projesinin dışında başka projeler de geliştirmiş Tasmim Vakfı. Yine İslam karşıtı algıyı yıkmak için bir fotoğraf projesi hazırlamışlar Hollanda’da. Projenin ismini de “Haberci” olarak belirlemişler. Şu an halihazırda var olan nefret söylemi ve İslam karşıtı tüm eylemlerin önüne geçebileceklerine inandıkları ve Müslüman toplulukları olumlu şekilde gösterebilecekleri fotoğraflardan oluşan bir proje gerçekleştirilmiş. Bu projeyi duyduğum zaman aklıma Susan Sontag’ın “Başkalarının Acısına Bakmak” isimli kitabı geldi. İnsanların zihinlerinde oluşan algıyı en hızlı değiştiren etkenin gördükleri bir fotoğraf karesi olduğu yazıyordu kitapta. Hatta insanların İslam coğrafyasındaki katliamlara, ölümlere ne denli duyarsızlaştıklarını da bu cümleden çıkarabiliyoruz artık. Olumsuz, kanlı, canice fotoğrafların medyaya servis edilmesiyle insanların bu fotoğrafları gördükleri zamanki hassasiyetleri o denli azalıyor. Tam olarak bu algıyı yok etmeye yönelik tamamen olumlu fotoğraflardan oluşan bir İslam fotoğrafları sergileniyor Hollanda’da.

Bunun da dışında Hollanda dilindeki ilk siyer yayınını İngilizce’den Hollandaca’ya Dr. Yasir Qadhi vasıtasıyla gerçekleştirmişler. Bu da çok büyük bir hizmet olmuş Hollanda’daki Müslüman ve gayrı müslim halk için.

Dünyanın bir yerinde İslamiyet adı altında gerçekleştirilen her türlü olumsuz eylemi, görüşü ve hareketi yok etmek için çaba gösteren insanların olduğunu görmek umut veriyor bize. Ortadoğu’da her gün Müslüman ölümlerini ve çekilen acıları okurken, diğer yandan artan İslamofobi’nin getirdiği sıkıntılarla mücadele eden Müslümanların sayısını artırsın Allah.

 

Hatice Sarı yazdı

Güncelleme Tarihi: 14 Aralık 2015, 15:02
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20