Hicret hadisesi enine boyuna konuşulmalı

Henüz çözemediğimiz bir sebepten ötürü 'Hicri Yılbaşı', hicretin başlangıcı olarak sunuluyor. Oysa mübarek yolculuk 26 Safer günü yatsı namazı sonrası başlamıştı. Ahmed Sadreddin yazdı.

Hicret hadisesi enine boyuna konuşulmalı

 

 

Mekke-i Mükerreme'de ilk mü'minlerin yaşadığı büyük acılar, tecrid ve ambargodan sonra, Müslümanların başka bir coğrafyaya göç edebilme izinleri çıkmıştı. Mekke'de kâfirin zulmüne maruz kalan ashab-ı güzîn hazeratı yaşadıkları şehri, topluluklar halinde muzaffer olarak dönmek üzere bir süreliğine terkettiler.

Hz. Peygamber-i Zîşân (s.a.s), Ebu Bekr-i Sıddık Hazretleri’yle birlikte Mekke'den çıkmışlar. Malumunuz üzere Hz. Ali Efendimiz, istirahat ettiği gecenin sabahında, Fahr-i Kâinat’a (s.a.s) bırakılan emanetleri iade etmek üzere, şerefli döşeğine uzanmış. Kâinatın Efendisi (s.a.s), Cenâb-ı Ebu Bekir ile birlikte, 26 Safer günü yatsı namazından sonra yola çıkmış. Medine-i Münevvere'nin ayıplar şehri yesrib olmaktan kurtuluşu, yani Efendimiz Hazretleri’nin şehri şereflendirmesi, 12 Rebiülevvel ayında olmuş.

Rebiülevvelin 12'si çok mühim bir tarih

12 Rebiülevvel, Hz. Peygamber Efendimizin (s.a.s) hayat-ı seniyyelerinde büyük hadiselerinin gerçekleştiği gündür. Zira Cenâb-ı Peygamber'in (s.a.s) dünyayı şereflendirmesi, hicreti ve ahirete göçü hep 12 Rebiülevveldir. Her seneki Muharrem ayının ilk Cuma namazında, Diyanet Başkanı, yetkilileri ve çalışanlarının hicret konulu açıklamalar yapmaları, hicret konulu hutbeler okunması, yıllardır büyük bir yanlışın tekrarı olarak her sene usanılmadan yapılıyor.

Aynı kurumun hazırlamış olduğu İslam Ansiklopedisi'nde hadisenin başlangıcı 26 Safer, Medine-i Münevvere'yi teşrif de 12 Rebiülevvel olarak yazılmış. İnsanın aklına ister istemez şu soru geliyor. İslam Ansiklopedisi’ni okumayan ve cami görevlilerinin paylaştıkları ile idare edenlerin, hicret hadisesini 1 Muharrem olarak bilmesinde ne gibi faydalar var?

Dikkatlerden kaçan önemli iki ayrıntı

Hicretin vukuu esnasında üzerinde pek durulmayan, fakat İslam tarihinde Sevgili Peygamber'imizin (s.a.s), Hz. Aişe Validemizle evlilikleri hususunda çıkarılan gürültülere cevap olabilecek çok önemli bir ayrıntı var. Hicret yolculuğuna çıkılmadan evvel, Rasulullah (s.a.s) Hz. Ebu Bekir'e kızları Aişe ve Esma Hazretleri’nin yanında gizliden hazırlıklar hakkında sual eder. Hz. Sıddık Efendimiz de kızlarının sır saklayabilecek ve kendilerine yolculukları esnasında hizmet edebilecek olgunluk ve kemalde olduklarını söyler.

Buradan da şu çıkmaktadır ki, Fahr-i Âlem Efendimiz Hazretleri’nin, Hz. Aişe Validemizle izdivacı; ne 7, ne 9, ne 10 ya da 13 değildir. Zira bu yaşlarda bulunan çocukların sır saklayabileceğinden emin olunamaz. 13 yaşında bir çocuğun sır saklayabilme ihtimali olsa bile, hicret yolculuğuna çıkacak olan muhterem pederi Ebu Bekr-i Sıddık ve Hz. Peygamber'e (s.a.s) hizmet edebileceği mevzu bahis olunamaz.  

İslam'ın ilk halifesi, ikinin ikincisiydi

Yanı sıra bir diğer ayrıntı da şu, Kur'an-ı Kerim'in Tevbe Suresi’nin 40. ayetinde Hz. Ebu Bekir'den ikinin ikincisi olarak bahsetmesi. İkinin birincisi Resul-i Ekrem Efendimiz; ikinin ikincisi ise, Hz. Ebu Bekir. Ayette Allah'ın, bu iki yolcuya yardım ettiği bahsolunuyor. Buradan da bazı grupların Hz. Ebu Bekir Efendimize hilafet konusunda iftira etmesinin, ne kadar mesnedsiz olduğunu gösteriyor. Hicret hadisesi esnasında olan bir olaya binaen inen bu ayet, Hz. Ebu Bekir'in, Peygamber Efendimizden (s.a.s) sonra geleceğinin de bilgisini içeriyor.

İslam tarihinin en mühim olaylarından biri olan hicrette bu ikisinin yanı sıra, Müslümanlar için bir dolu ders barındırıyor. Yeter ki konu üzerinde fikir kazıları yapılsın. Henüz tarihini bile doğru vermediğimiz ve birçoğumuzun doğrusunu bilmediği bir halden, hicret hadisesinin farklı okumalarının yapılabileceği günlere gelebilmek duasıyla.

 

Ahmed Sadreddin yazdı

Güncelleme Tarihi: 05 Mayıs 2017, 12:59
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
ÖKKEŞ KUL
ÖKKEŞ KUL - 6 yıl Önce

Arabi ayların başı Muharrem'dir. Hicret olayı 12 Rebiülevvel'de vuku bulur. Hicret olayının vuku bulduğu yıl İslam tarihinin başlangıcı kabul edilmek suretiyle hicri takvim tertip edilmiştir. Yani Arabi ayların başlangıcı Muharrem olmaktan çıkarılmamıştır. Dolayısıyla Muharrem ayı geldiğinde hicri yılbaşı olmak itibariyle hicret olayından da bahsedilmektedir. aynı şey gregoryen takvimi için de söz konusu. Hz. İsa'nın doğumu 24 aralık itibar edilir, fakat yılbaşı 1 Ocak'ta başlar. Hepsi bu...

bekir
bekir - 6 yıl Önce

o zaman safer'in 26'sı ve rebiülevvelin 12'sinde de hicreti konuşulması gerekir. hicretin 1 muharremde olmadığını bilen kaç kişi var acaba. şimdi merak ettim bunu

ÖKKEŞ KUL
ÖKKEŞ KUL - 6 yıl Önce

Aziz kardeşim, bir kısıtlama yok. Saferin 6'sında da efendimiz sav.den konuşulsa, başka günlerde de; keşke her gün konuşabilsek ondan. En azından namazlarımızda zaten ona selam verip ondan selam almıyor muyuz; bu da onunla konuşma sayılmaz mı? Keşke bunun bilincinde olabilsek.

banner19

banner13