banner17

Herfene ne demek?

Bazen bir göz atıp kenara koyduğunuz dergide ne güzellikler kaçırmak üzeresinizdir, Allah'tan yeniden göz atmışım da…

Herfene ne demek?

Talat Ülker: “İnsan kazanmayı, kötüden sıyrılıp iyiye yaklaşmayı, yanlıştan arınıp doğruyu bulmayı, çirkinden uzaklaşıp güzelle kucaklaşmayı hedefleyen canlıdır. Herfene: sf.3”

Komodinin üzerinde duruyordu. Hatta daha öncesinden epey bir müddet vitrin camının önüne koyduğum dergilerin üstünde öyle seyretti gelip geçen insanları, arabaları, belediye otobüslerini. Oturmuş bir şeyler okuyayım dedim ve elime aldım. Gerçi bana takdim edildiğinde de şöyle bir bakmış içeriğine göz atmış diğer dergilerin yanına koymuştum.

Düşündüm de yahu bu önemli dergiyi bir değerli insan bana takdim etmişti ama kimdi, neydi adı acaba aklımda kalmamış. Az da olsa sureti gözümün önüne geliyor ama nafile uğraşma dedim kendime. Hatırlamıyorsun işte var mı dahası. Hatırlamamak hatası belli ki benden neşet ediyor. Neyse gün ola harman ola, hayır, hayır; gün ola “herfene” ola.

HerfenePeki, Herfene nedir bilir misiniz?

Evet oldu. Geçenlerde bir Pazar bizim şimdilerde kapanmış olan Üsküdar’daki Yazı kitapevinin sahibi Musa Demirtaş dergiyi görünce bir hevesle inceleme moduna girmesin mi. Eski kitapçıdır olur böyle şeyler ile kendimi kenara çekmişken; “herfene” dedi bizim oralarda kış aylarında gençler arasında yapılan bir eğlencenin adıdır. Hayda, ben bunun bir yer ismi, köy, kasaba, dağ, ova olduğunu düşünmüş olduğumdan bir yaaa çekmişim hemen. Sonra da bir ey demişim ardından. Tabii aldı beni bir merak ve işin aslını öğrenmek için sormaya başladım.

Anlat bakalım dedim:

“Gümüşhane, Erzurum ve Artvin’in Yusufeli taraflarında uygulanan bir uzun kış geceleri geleneğidir. Bu gelenek daha çok kırsal kesimde ve uzun kış gecelerinde gençler arası bir oyun ve eğlence karışımı bir buluşma, bir gençler toplantısı şeklinde yapılırmış. Her genç evden gelirken yanında bir şeyler getirirmiş. (Un, yağ, ekmek, yumurta, et) Her genç evinde ne varsa ondan bir miktar getirir bir arkadaşlarının evinde toplanırlar. Gidilen evini hanımı gençlerin getirdikleri ile bir güzel yemekler yapar. Bu yemekler genellikle ‘mafiş ve bişi’den ibaret olur. Bir de ‘lokma’ olur yanında. Genel tercih bu üç yiyecek üzerinde yoğunlaşır. Yemekler hazırlanırken gençler kendi aralarında muhabbete başlarlar. Sohbetlerde gelenekten gelen büyüklerin duydukları hikâyeler anlatılır. Ayrıca kendi zamanlarında da duydukları, gördükleri olayları anlatırlar. Bunlar zaman zaman gurbet ve askerlik hikâyeleri olur.

Sohbet koyu bir halde devam ederken bu toplantıdan yani bu herfeneden haberdar olan köyün diğer gençleri bir oyun tezgâhlayarak gelip sezdirmeden hazırlanmış olan herfeneyi çalarlar. Yemeklerinin çalındığını fark eden gençler peşlerine düşer, ellerinde fener ve sopa ile aramaya başlarlar. Köyün bütün evlerini ararlar. Buluncaya kadar ararlar. Eğer bulamazlarsa yapacak bir şey yoktur artık o zaman herfeneden vaz geçerler. Lakin o gençleri takip edip onların yaptıkları herfeneyi basmak için plan yaparlar kendi aralarında. Tabii Erzurum’da kışlar uzun olur 6 ay sekiz ay gibi bol vakit vardır önlerinde. Bu kış boyunca yapılan eğlencelerden sadece bir tanesidir.”

Demek herfene dergisi böylesine bir geleneği hatırlatmak yaşatmak için çıkıyor. Bir de ekliyor Musa arkadaşımız, bizim Erzurum yöresinde böyle yapıldığını biliyorum, dedi. Tabi diğer yerler var, Gümüşhane, Artvin tarafı…

Dilaver Cebeci
Dilaver Cebeci

Eski bir dostu yeniden bulmak gibi…

Derginin adı “herfene / sanat ve düşünce dergisi” ikibinon bahar sayı iki. Dergiyi Gümüşhane kültür ve sanat kulübü çıkarıyor. Dergiyi elime aldığımda son sayfalardan başlamışım meğer incelemeye. Açtığım sayfada rahmetli şair Dilaver Cebeci’nin benim de pek sevdiğim hatta ondan daha doğrusu değerli eşi hanımefendiden izin alarak hazırladığım Aşk Şiirleri Antolojisine aldığım “Sitare” şiiri karşıma çıkmasın mı? “Nerden çıktın karşıma böyle Sitare/ efsaneler dökülüyor gülüşlerinden”

Dilaver CebeciGüzel şiirdir “Sitare” şiiri vesselam. Bu minval üzere sayfaları devirirken Dilaver Cebeci’nin Gümüşhaneli olması hasebiyle ölümünün ikinci yılında hatırasını canlı tutmak amacıyla hayatı ve sanatıyla ilgili kısa bir değerlendirmeyle birlikte iki şiirini ve bir mensuresini okuyucularına takdim etmişler. İyi etmişler tabii. Bu vesileyle ben de anmış oldum şairi. İki defa birlikte aynı mekânda bulunmuştuk Sitare şiirinin şairiyle. İkincisinde CRR’nin oralardan Doğancılardaki evine kadar Ali Hakkoymaz’ın arabasıyla sohbet ederek gelmiştik. Rahatsızlığının olduğu günlerdi… Bir ara inşallah “bütün şiirleri” kitabı çerçevesinde bir metin çıkar diye ümit ediyorum…

“Bu azgın kalabalıkta seni tam duyamıyorum

Gözlerin mi daha sıcak gülüyor

Yoksa dudakların mı anlıyamıyorum”

 

Nurettin Durman bu merakı vesilesiyle şair Dilaver Cebeci’yi andı

Güncelleme Tarihi: 06 Şubat 2011, 12:12
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
ilhan karakaya
ilhan karakaya - 8 yıl Önce

bu herfene, çankırı'da ferfene denilen ve burada anlatılanla aynı manaya gelen şey ve/veya ankara'nın milli türküsü! olan MİSGET'teki farfara olmasın:))

Fehmi Yakut
Fehmi Yakut - 8 yıl Önce

herfene dergisi web sitesiyle de yayına başlamış bulunuyor. www.herfene.com

banner8

banner19

banner20