Her gün farklı bir hadisi hatırlamak ne güzel

Etrafımıza şöyle bir bakma fırsatı bulursak ve yaşananların hal dilinin birer hadis olduğunu görmek istersek Münib Engin Noyan'ın Hadis Günlüğü kitabını okumakta yarar var diye düşünüyorum..

Her gün farklı bir hadisi hatırlamak ne güzel

 

Günlük hayat kargaşası içerisinde her gün birçok olayla karşılaşırız. Hatta kimi zaman ne gördüğümüzü ve etrafımızda olup bitenleri dahi hatırlamayız. Bu yüzden olsa gerek, yanımızdan akıp geçmekte olan anın sadece gün içerisindeki ritimleri ilgilendirmeye başlar bizleri. Ve bunun sonucu olarak da zamanın kırılan kalıpları arasında sürüklenmeye başlarız bir ömür boyu. Durmadan ve yılmadan...

Fakat eğer bir gün dünyadan bizleri sürgün etmekte bu olan ömür yolculuğunun bir köşesine tutunarak etrafımıza şöyle bir bakma fırsatı bulursak ve yaşananların hal dilinin birer hadis olduğunu görmek istersek Münib Engin Noyan'ın Profil Yayınları’ndan çıkan Hadis Günlüğü kitabını okumakta yarar var diye düşünüyorum. Nitekim belli kalıplar arasında sıkışıp kalmış bakışlarımız; bu kitapla birlikte, her gün geçtiğimiz sokaklara, gördüğümüz insanlara ve yaşadığımız vakalara farklı bir bakış açısıyla yani birer hadis gözüyle bakmaya başlar.

Münib Engin Noyan'ın hadis yolculuğuna bu izlenimlerle buyur edilmenin huzuruyla başladığımız eser, mütebessim çehreli bir üslupla yani "fakirin" dünyasına şöyle bir göz atmakla devam eder. Ve sayfalar arasında ilerledikçe Muhammed Esed'den yapmış olduğu Sahih-i Buhari tercüme ve şerhiyle birlikte iyice derinleşir. Çünkü Engin Noyan'ın hadis yolculuğu bu eser vesilesiyle başlamış ve biz okurlarının bakış açılarını bereketlendirmiştir.

Hadisler bizleri takip etmekte

Hadis okumanın bir vakar işi olduğu izlenimleriyle devam ettiğimiz kitap, öncelikli olarak yaşayan Kur’an olan Peygamber efendimizin bulunduğu yerde (hadislerinde) edebi başımıza taç etmemiz gerektiğini hatırlatır. Ve Engin Noyan'ın yaşamış olduğu bir takım hatıraları, okurları için hadislerle özdeşleştirir. Nitekim kitaptaki hadisler, daha çok Engin Noyan'ın iç dünyasında o anda belirginleşen olayların güncellenmiş birer hadis olarak bizlere yansımasıdır. En azından okuyucuda böyle bir intiba uyandırdığını söyleyebiliriz.

Örneğin bu hadislerden bir tanesi Engin Noyan'ın, Üsküdar-Eminönü arasında yaptığı bir yolculuk esnasında çıkar karşımıza. Yanında oturan iki kişinin seslerini yükselttikleri bir konuşma esnasında (bir erkeğin yakışıklılığından bahsedildiği sırada) duyduğu şeyler, Engin Noyan'ın aklına o anda “Erkeğin cemali, lisanının fesahatidir” mealindeki hadisi getirir. Ve yapılan muhabbet bizlere rahatlıkla gösterir ki hadisin belirtmiş olduğu o ifade çoktan unutulmuş gibidir. Gerçi şöyle kendimize dönüp bir özeleştiri yapacak olursak hemen hemen her gün duymaya alışık olduğumuz bu gibi olaylar karşısında bizlerin de bu hadisi hatırlamış olduğu pek söylenemez.

Fakat bu gibi durumları iyi bir şekilde gözlemleyerek analiz etmesini bilmiş olan Engin Noyan'ın kitabı vesileyle gün boyu etrafımızda dolanan hadislerin birer silsile halinde bizleri takip etmekte olduğunu ve istersek onları fark edebileceğimizin bilincine varmamız bizler için büyük bir kazanımdır. Çünkü bulunduğumuz her ortamda hayatın birer hadis olarak okunabileceğini hatırlamak, hadislerin bizleri asla ihmal etmeyeceğini bilmek emin kılar düşüncelerimizi. Yeter ki kapımız her daim açık olsun...

Hangimiz bugüne kadar bir hadis kitabını postacının elinden aldı?

Öyle ki Engin Noyan her daim kapısını açık tutar hadislere. Bu nedenle olsa gerek bir başka hadisi postacının ellerinden alır. Hem de taa Konya'dan kendisi için yollara düşmüş bir hadis kitabı olarak... Engin Noyan'ın, methini hep işittiği fakat bildiği lisanlara yapılan tercümesinin olmaması nedeniyle okuyamadığı Kuzâi'nin "Musned-i Şihab" adlı hadis kitabını bu şekilde alarak okuma lütfuna ermesi, hüsnü zannımızca anlamlı bir durumdur.

Allah rızası için bir şeyleri can-ı gönülden talep etmenin Rabbimizin katından boş çevrilmeyeceği bir durum olarak da yorumlayabileceğimiz bu olay, okurlarda da şüphesiz samimi duygularının perçinlemesine vesile olacaktır. Nitekim güzel örneklerde her daim hayrın var olduğuna inanan insanlarız muhakkak...

Bu düşünceler içerisindeyken, bir yandan da acaba bizler de böyle can-ı gönülden bir hadis kitabı talep ettik mi diye düşünmeden edemiyor insan. Öyle ya, hangimiz bugüne kadar bir hadis kitabını postacının elinden aldı? Ya da birileri vesilesiyle bir hadis kitabı bizlere gönderildi?

Kitabın iç dünyasından kendi iç dünyamıza salındığımız bu sırada kitaba ev sahipliği yapan Engin Noyan, bizleri nihayet kitaptan okumuş olduğu ilk hadisin huzuruna çıkarır. Ve hızlı adımlarla ilerlediğimiz cümleler, bizleri; “gerçek şu ki din kolaylıktır ve kim onu zorlaştırmaya kalkarsa, din ona galip gelecektir” mealindeki hadisle buluşturur. Ve o anda Engin Noyan’a gelen posta zihnimizde karşılığını bulur.

Engin Noyan'ın gözlemleri içerisinde bu şekilde devam etmekte olan kitap, bunun gibi hadisleri 14 başlıkta toplayarak hitama erer. Ve eğer bizler de bu kitabı hadis dünyasının içerisine davet edilmenin bir vesilesi niyetiyle okursak sanırım kitap maksadına ulaşmış olur.

 

Enes Yaşar yazdı

Yayın Tarihi: 31 Temmuz 2013 Çarşamba 14:16 Güncelleme Tarihi: 15 Nisan 2016, 16:49
banner25
YORUM EKLE

banner26