banner17

Hazineyi yakmamızı istediler bizden!

Bir komşumuzun babamdan ellerindeki kitapları yakmamız için yardım istemesi ile başladı o hazineye kavuşmam.

Hazineyi yakmamızı istediler bizden!
Cahit Zarifoğlu Yedi Güzel Adam
Akif İnan Hicret
Alaeddin Özdenören Güneş Donanması

 

Komşuluğun gitgide hayatımızdan çekildiği, komşuların birbiriyle karşılaşmamak için bir hayalet gibi evlerine girip çıktıkları günümüzde, bir komşumuz babamdan yardım istemiş. Yardımın konusu, kapısının önüne çıkardığı iki çuvalın kalorifer dairesine indirilmesiymiş. Babam “tabi olur” demiş. Çuvalları indirmek için gitmiş ki bir de ne görsün, çuvallar kitap dolu. Kitapları komşunun dediği gibi aşağı indirmiş ama o kadar kitabın yakılmasına gönlü razı olmamış. Eve gelip durumu abimle paylaşmış. Abim kalorifer dairesine koşup kitapları yakılmadan almış ve bizim eve getirmiş. Kitapları çuvaldan çıkarmadan odalardan birine kaldırmışlar. Ben olaya bu aşamadan sonra dâhil oldum.

Kitapların çuvalda, çuvalların odada ne işi var?

Yaz tatilini geçirmek için memlekete gittiğimde evde dikkatimi çeken şeylerden ilki odada oldukça eğreti duran bu iki çuval oldu. Çuvallarda kitap olduğu belliydi. Fakat kimin kitaplarıydı ve neden çuvalın içerisindeydiler? Hızla oturma odasına geçip anneme sordum. Annem kitapların üst komşunun olduğunu söyledi: “Babandan yakılması için kalorifer dairesine indirmesini istemişler. Baban indirmiş, gelip eve durumu bizle paylaşınca abinin gönlü kitapların yakılmasına razı olmadı, gidip kitapları buraya getirdi.”  Durumu anlamıştım ama kısmen. Kitapların bize nasıl ve neden getirildiklerinden daha mühimi bu kitapların ne olacağıydı?

Kitaplar yatalak komşumuzunmuş

Ben işimden dolayı ailemden ayrı yaşadığım için komşularımızı çok fazla tanımıyordum. Zaten ailem de o eve taşınalı çok olmamıştı. Onlar da çoğu komşumuzu henüz tanımıyordu. Kitapların ne olacağı konusunda doğru bir karar vermek için kitapların hangi komşumuza ait olduğunu ve neden yakılmak istendiklerini bilmenin yararlı olacağını düşündüm.

Annemlere sordum. Kitaplar, geçirdiği bir hastalıktan dolayı yatalak olan bir komşumuzunmuş. Babam, hastalıktan önce çok okuyan nitelikli bir okur olduğunu komşumuzun kendisinden duyduğunu söyledi. Durum zihnimde az da olsa netleşti. Muhtemelen temizliğe engel oldukları ve kalabalık ettikleri için bu kitaplar eşi tarafından gözden çıkarılmıştı. Durum netleştikçe zihnimdeki soruların ağırlığı artıyordu. İyi de kitapların yakılmak için evden çıkarıldığından yatalak komşumuzun haberi var mıydı? Yoksa eşi bunu habersiz mi yapmıştı? Kitaplara bir süre dokunmadık.

Çuvalda hangi kitaplar mı vardı?

Çuvalda hangi kitapların olduğu merakı içimi yiyordu. Daha fazla bu meraka dayanamayıp çuvaldaki kitapların neler olduğuna bakmaya karar verdim. Özenle kitapları çuvaldan çıkarmaya başladım. Ama çıkardıkça hem şaşkınlığım hem sevincim hem de üzüntüm artıyordu. Şaşkınlığım artıyordu çünkü bu kitaplar nasıl yakılmak istenirdi. Sevincim artıyordu çünkü çoğu bende bulunmasını istediğim ilk baskı kitaplardı. Üzüntüm artıyordu çünkü bu kitaplar başkasınındı.

Neler mi vardı çuvalda? Cahit Zarifoğlu’nun Yedi Güzel Adam’ı (1. baskı), Akif İnan’ın Hicret’i (1. Baskı), Alaeddin Özdenören’in Güneş Donanması kitabı (1.baskı), Sezai Karakoç’un Sur (1.baskı), Farklar (2.baskı), Dirilişin Çerçevesinde kitapları (2. baskı), Nuri Pakdil’in Bağlanma’sı (1.baskı), Rasim Özdenören’in Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler’i (1.baskı); İsmet Özel, İhsan Süreyya Sırma, Ali Şeriati kitapları; romanlar, fıkıh kitapları…

“…kitaplar ne oldu dersiniz? Ne oldu?”

Bir zaman sonra babam kitapların sahibi olan komşularımızın taşındığını söyledi. İyi de nereye taşınmışlardı. Kitaplar…

Kitaplar bizde kaldı. Çuvaldan çıkarıp kitaplığa yerleştirdik. Bu ebedi misafirlerimize oldukça özen gösteriyor, okumak için aldığımızda nazik davranıyor, hem emanet hem de bizim olan bu kitapları muhafaza etmeye çalışıyoruz.

Bu olay aklıma Tahir Sami Bey’i getirdi

Bu olay aklıma Tahir Sami Bey’i getirdi.  Tahir Sami Bey’in de kitaplarının akıbeti meçhuldü. “Sami Bey’in bir ömür verip biriktirdiği kitaplar ne oldu dersiniz? Ne oldu?” diye bitiyordu kitap. Bu yaşanan, Tahir Samilerin kaderi midir kitapların mı? Bu noktayı ise çözemedim. Tabii Tahir Sami kimdir? Bu da esaslı bir soru: Gerçek bir kitap âşığı mıdır Tahir Sami? Yoksa bekâr bir kitap âşığı mı? Ya da kitaplarının akıbeti meçhul tüm kitap âşıkları mı?

 

Serdar Arslan yazdı

GYY notu: Kim olduğunu bilemediğimiz hastamızın farkı kitapları seviyor ve özenle takip ediyor oluşu olmalı Tahir Sami Beyden. Tahir Sami Bey ise kitap biriktiriyordu, hatırlarsak..Onları okumakla işi yoktu. Allah o kitap dostu hastamıza şifalar versin. Kitapların bahtı ise açıkmış ki Serdar Bey kardeşimizin eline geçebilmiş. O güzel eserleri nice güzel  gözler okusun inşallah.

Güncelleme Tarihi: 13 Şubat 2017, 15:42
YORUM EKLE
YORUMLAR
Arif Akçalı
Arif Akçalı - 7 yıl Önce

İlk baskı olduklarından dolayı o güzelim kitapları okuyup okşayamadığım için kıskanmadım dersem yalan olur. Evet, gerçek bir hazine arkadaşımızın bulduğu. Hayırlı olsun mu diyelim bilemiyorum...

BSC
BSC - 7 yıl Önce

Bir hazineye çeşitli yollarla kavuşabiliyor insan! Allah faydalanmayı nasip etsin!

banner8

banner20