Hamidullah Kitabı basılsa keşke!

Türk kültür hayatına çok kıymetli eserler kazandırmış olan Beyan Yayınlarından Muhammed Hamidullah Sempozyumunun kitabını basmasını bekliyoruz.

Hamidullah Kitabı basılsa keşke!

Hamidullah Hoca'nın vefatından sonra çok önemli etkinlikler yapıldı Türkiye'de. Bunlar içinde iki tane sempozyum da vardı. Bunlardan ilki Bursa'da, ikincisi İstanbul'da yapılmıştı.

 

Dünya Müslümanlarının çağdaş klasiklerini dilimize çevirme uğraşı, belli ki, uzun soluklu bir süreci gerektiriyor. Hiç kuşku yok ki, bu klasikler 60'lı yıllardan bu yana Türkçeye ilk kez çevrilmeye başlandı. Kimi çağdaş klasikler, daha önceki yıllarda  Türkçeye çevrilmeye başlanmış olsa da bu konudaki  tercüme atılımının, belki de bu alanda tamamen el yordamıyla gerçekleştirilen  en önemli kültürel aktarım çalışması olduğu söylenebilir.O günlerden uzun yıllar sonra, yayınevlerinin çağdaş klasikleri asıllarından ve eksiksiz olarak çevirtip yayımlamak için birbirleriyle  kardeşçe bir yarışa kalkışmalarının, çağdaş klasiklerin okurların gözünde değer kazanmasını sağladığını da ifade edebiliriz.

 

Evet, daha yakın dönemlere baktığımızda, Beyan Yayınlarının külliyat halinde okurlara sunduğu Muhammed Hamidullah kitaplarını unutmamak gerekir diye düşünüyorum. Bugüne değin pek çok önemli kitabı nitelikli çevirilerle dilimize kazandırdı Beyan Yayınları.

 

Çok Önemli Etkinlikler

Hamidullah Hoca'nın vefatından sonra çok önemli etkinlikler yapıldı Türkiye'de. Bunlar içinde iki tane sempozyum da vardı. Bunlardan ilki Bursa'da, ikincisi İstanbul'da yapıldı. Bursa'da yapılan sempozyumun bildirilerini okudum. Güzel tebliğler var bu kitapta. Lakin çok tashih var. Kapağında ise fotoğraf makinesi ile arası iyi olmayan Hamidullah Hoca'nın silik bir resmi var. İki sempozyumu da yabana atmamak gerekir; ama ben hala Beyan Yayınları'nın İslam âleminin yetiştirdiği yakın dönemin en özgün alimlerden biri olan Prof. Dr. Muhammed Hamidullah'ın vefatının 4. yıldönümünde Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma'nın koordinatörlüğünde İstanbul'da Cemal Reşit Rey Salonu'nda 16-17 Aralık 2006 tarihinde geniş katılımlı olarak düzenlediği sempozyumun niçin kitaplaştırılmadığı merak ediyorum. Hamidullah'ın hayatı ve eserleri hakkında bilgi  edinebileceğimiz en kapsamlı sempozyumdu oysa bu etkinlik. Ömrünü ilmî çalışmalara adayan Hamidullah Hoca'nın başyapıtı "İslam Peygamberi"  başta olmak üzere pek bilmediğimiz  mücadeleci yönüne ve bundan dolayı yersiz yurtsuz olarak vefatına değin pek çok konuda önemli tebliğler sunulmuştu bu sempozyumda.

 

Çok Önemli İsimler

İki gün boyunca ilgiyle izlenen sempozyumda çok önemli isimler vardı: Prof. Dr. Mehmet Said Hatipoğlu, Mustafa İslamoğlu, Mahmut R. Kademoğlu, Abdullatif Es-Sabbah, Prof. Dr. Nazif Şahinoğlu, Prof. Dr. Salih Tuğ, Prof. Dr. Şerafettin Gölcük, Merve Kavakçı, Dr. Ahmet Bakcan, M. Beşir Eryarsoy, Dr. Beshir al-Jabri, Prof. Dr. Ahmet Ağırakça, Prof. Dr. İnayatullah Baloch, Prof. Dr. Halil Çiçek, Melike Dif, Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakçı, Prof. Dr. İsmail Kara, Raşid Ben İssa, Ali Bulaç, Prof. Dr. Vecdi Akyüz, Dr. İbrahim Haidara…

 

Hayatını İslam'a hizmete adamış "mütefekkir alim" örneğinin bir sembolü olan Hamidullah Hoca'nın anlaşılmasına katkı sağlayacak bu sempozyum bildirileri bizlerin İslami meselelere daha etkin ve yetkin bir şekilde eğilmemize vesile olacak bir eser olacaktır. Aynı zamanda Hamidullah Hoca'nın kitaplarına bir giriş de olacaktır.

 

Bu sempozyumun bir an önce kitaplaşmasını temenni ediyor ve bekliyorum. Kaç yıl geçti aradan demeden de edemiyorum tabii. 
 
Asım Öz ve biz bekliyoruz!

Yayın Tarihi: 24 Mayıs 2009 Pazar 17:08 Güncelleme Tarihi: 31 Mayıs 2009, 17:18
banner25
YORUM EKLE

banner26