Halil İnalcık'ın izinden!

Şeyhü'l Müverrihin Halil İnalcık ilim ve fikir hayatının 70. yılında İBB Kültür A.Ş. tarafından güzel vefa bir toplantısı ile hatırlandı

Halil İnalcık'ın izinden!

DAVUTOĞLU, İNALCIK’IN İZİNDE

Cemal Reşit Konser salonu büyük bir toplantıya ev sahipliği yaptı. Tarihçilerin Kutbu olarak anılan Prof. Dr. Halil İnalcık hoca henüz hayatta iken bir kadirşinaslık örneği gösterilerek hatırlandı. 1916 doğumlu bu büyük çınar da bu toplantıda hazır bulundu. Sadece İnalcık Hoca değil, şu an dış politikada bir Osmanlı gibi koşturan Ahmet Davutoğlu da oradaydı. Mesele tarih olunca Türkiye’nin sayılı tarihçileri, ilim ve fikir adamları da toplantıyı izlediler. Nevzat Yalçıntaş, İlber Ortaylı, Taha Akyol, Erhan Afyoncu, Ali Birinci, Azmi Özcan, Tufan Buzpınar, Sadi Kucur gibi önemli simalar ve daha niceleri toplantıda hazır bulundular. 

Halil İnalçık'ın izinden!İnalcık’ın muhayyilesi ve Osmanlı Sevdası

Program TRT tarafından hazırlanan yarım saatlik bir belgesel ile başladı. Belgesel her ne kadar yetmiş yıllık hayatı özetlemeye çalışsa da elbette ki bu mümkün değildi ancak Halil İnalcık hayatına dair çok önemli ipuçları yakalamak mümkündü. İnalcık hoca, Osmanlı sevdası kalbine düştüğünden beri bu coğrafyayı sadece yazmamış, bizzat adımlamış, arşivlerin o içinden çıkılmaz labirentlerinde dolaşmış, birinci elden kaynaklarla tarihi yeniden yazmış ve yorumlamış. Hatta öyle ki dünyanın Osmanlıya biçmeye çalıştığı, barbar, işgalci, hastalıklı türünden yorumları ve eserleri tek başına reddiyelerle ve karşı eserler vermek suretiyle göğüslemiş ve düşmanca yorumları tesirsiz hâle getirmiştir. Belgeselden ortaya çıkan en önemli sonuç ise siz hakikate sevdalı olursanız, ne olursa olsun, düşmanlarınız dahi size hakkı teslim edecektir. Bu hocanın hayatında hep böyle cereyan etmiş.

Halil İnalçık'ın izinden!Programın ilk konuşması Nevzat Bayhan tarafından yapıldı. Dünyada Türkiye’den daha iyi tanınan bir tarihçi diye söz etti İnalcık’tan. Biz de eserlerini ve tesirini görünce hakkı teslim ettik. Sonrasında Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu konuşma yaptı. Hocanın eserlerini hazmetmiş bu derin zeka, yine orada da dinleyenleri şaşırttı. “Alimler zamanın ve mekanın ruhuna nüfuz ederler” sözleriyle konuşmasına başlayan Davutoğlu, Çok önemli tespitlerde ve ciddi yorumlarda bulundu. Hocanın önyargısız, ideoloji gözetmeden, hamaset yapmadan tarih yaptığını, onun modern dünyanın önemli tarih keşiflerini gerçekleştirdiğini ifade etti. Son cümlesi ise Osmanlı bakiyesi olan topraklara nasıl İnalcık Hoca adım adım, karış karış yürüdü, gitti ise biz de aynı kararlılıkla bu yolda gideceğiz şeklinde oldu ve salonda büyük bir alkış aldı. Halil İnalcık’a bir hediye takdim eden Davutoğlu’na hoca ''Türk diplomasisinin başında olan bu genç adam beni nasıl okumuş. Bunu hayretle gördüm.” dedi ve bu heyecan ve gururla olsa gerek Davutoğlu’nu kucakladı. Tarihçilerin kutbu, sahneden inmeden bir veciz söz söyledi: “Tarihini bilmeyen bir millet geleceğini kuramaz.”

Halil İnalçık

Ne sağcı ne solcu: Osmanlı

Kısa bir aradan sonra düzenlenen panele Prof. Dr. Azmi Özcan başkanlık etti. Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe, Doç. Dr. Bülent Arı, Doç. Dr. Erhan Afyoncu, Yrd. Doç. Dr. Teyfur Erdoğdu konuşmacı olarak katıldı. İnalcık Hocanın çalışma disiplini, metodolojisi, hayal ve düşünce ufku dile getirildi. Genç bir akademisyen olan Yrd. Doç. Dr. Teyfur Erdoğdu hocanın ne sağcı ne solcu olduğunu mesele hakikati araştırmak olunca hocanın her iki tarafı da iyi okuduğunu ve istifade ettiğini söyledi. Bu külliyat diyebileceğimiz eserlerinin çok ötesinde bir insan olduğunu ve memlekette farklı ideolojilere sahip üniversitelerin fahri doktora vermelerinin ise hem vefanın göstergesi ve hem de hakkı teslim etmenin sonucu olduğu söyledi. Erhan Afyoncu, siyasi tarih tarafından değerlendirirken, Bülent Arı ders kitaplarında yapılan büyük yanlışlıkların devam ettiğini örneklerle anlattı. Hatıralar bölümünde ise Prof. Dr. Ali Doğramacı, Prof. Dr. Ali Birinci, Prof. Dr. Ahmet Yaşar Ocak, Taha Akyol, Prof. Dr. M. Akif Aydın ve Giselle Marien söz alarak hatıralarını naklettiler.  

Halil İnalçıkProgramdan ve kitapçıktan geriye ne kaldı?

-Kültür Aş. Güzel bir kitapçıkla hocaya vefa gösterdi. Belki de kalıcı  en büyük hediye bu idi.

-Hoca’ya ilham olan kişi “Kolonizatör Türk Dervişleri” kitabının yazarı Ömer Lütfi Barkan imiş.

-İlk kitabını  27 yaşında iken yazmış. (kendini küçük gören ya da çok şey yaptığını zannedenlere duyurulur)

-Unesco’nun hazırladığı dünya tarihi kitabının Osmanlı bölümüne sert bir ikaz yazmış ve o bölümlerin tekrar yazılmasına vesile olmuş ve bu işin editörlüğüne getirilmiş.

-Avrupa’da yazılmış olan kurmaca, hakaret dolu Fatih kitabını şiddetle ve belgelerle reddetmiş, karşılığında kitabın yeni baskılarında bu hataların düzeltilmesine vesile olmuş.

-Hoca günlük 12 saat çalıştığı zamanlarda, Arap Dili mezunu olan vefat etmiş olan ilk eşinin en büyük destekçisi olduğunu zikretmiş.

-Bizim Arşivlerimizin henüz modern bir hüviyet kazanmadığını, tarih yapmanın araştırmanın bu ülkede çok zor bir uğraş olduğunu, bu işin mühendisliğinin, işçiliğinin, mimarlığının tamamen tarihçiye ait olduğunu ifade ediyor.

-Tarih araştırması  yapmak için Osmanlıca, Arapça, Farsça’yı çok iyi bir şekilde öğrendiğini de yine öğreniyoruz.  

Fotoğraf galerisi için: http://www.dunyabizim.com/gallery.php?id=118

 

Kâmil Büyüker haber verdi

Güncelleme Tarihi: 18 Kasım 2009, 10:01
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
okurrr
okurrr - 9 yıl Önce

Halil İnalcık'ın kalbi ısındırılır mı bilmem,Kemal Karpat biraz ısındı...Niye bunu söylüyorum:Makaleler 1 ve TUBA'dan çıkan bir kitapçığına bakmak yeterli....

mustafa emin
mustafa emin - 9 yıl Önce

halil inalcık cumhuriyetin erken dönem entellektüellerinden. vazifesi osmanlı tarihi, o da iyi çalışmış. osmanlı tarihini süper revizyonist bir çerçeveden bize yediriyor. izinden giden talebeleri o tarihi de bir yapısöküme uğratıp bize laik bir osmanlı tarihini pek güzel dayıyorlar. inalcık'ın osmanlısı, AKPnin dindarlığı kadardır. ne akar, ne kokar...

banner19