banner17

Haksızlık karşısında susmuyordu tebaa

Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde 'devlet' fikri ile ilgili önemli bir ayrıntı var..

Haksızlık karşısında susmuyordu tebaa

 

Evliya Çelebi seyahatnamesi 1314 baskısıKadim zaman seyahatnamelerinde hürce dolaşmak, oldukça keyifli bir faaliyettir. Bu yüzden zaman zaman, realiteden ve vakıadan sıkıldıkça kendimi seyahatnamelere vururum. Geçmiş zamanda yaşayan insanların kullandıkları kelimeleri, hayata bakış zaviyelerini ve yaşam tarzlarını öğrenmek, büyük bir kuvvetle cezbeder çünkü beni.

Seyyah-ı Alem Evliya Çelebi’nin Seyahatname’si de afiyetle okunacak bir seyahatnamedir  fikrimce. Bilhassa, tıpkıbasım metninden okunan Seyahatname’nin damakta bıraktığı tat bir farklı olur. Miladi 17. yüzyılda konuşulan Türkçe’yi içinde barındırması açısından bu Seyahatname, dilimizin hakiki yapısı hakkında da –biraz olsun- fikir edinmemizi sağlar.

“Zâlim olan hâkimin hakkından gelirler”

Dil meselesi elbette önemli. Ama bu yazının yazılma sebebi biraz daha farklı. 17. asırdan bu yana dilimizde önemli değişiklikler olmuşsa da, toplumumuzda ve yönetim yapımızda vuku bulan değişmeler daha çok gözüne battı bu satırların yazarının.

Evliya Çelebi, Batı Karadeniz’deki bir beldeden bahsederken şöyle diyor: “Nâ-şer’î birkaç akçe alınsa hemân re’âyâları üç günde İslâmbol’a varup şikayet edüp zâlim olan hâkimin hakkından gelirler.” Sanırım alıntı yapılan cümlede her şey açık. Tarif edilen halk öyle bir halk ki, haksızlık karşısında susmuyor ve hakkını derhal bâb-ı hükümetten alıyor. Devlet ise, bugünkü gaddar ve haşin yapısının aksine “teb’â”ya hilm ile muamele edip, vâki’ olan haksızlık ve zulmü ortadan kaldırıyor.

Maskeler ne zaman indirilecek?Evliya Çelebi seyahatnamesi

“Cihan bir bağdır dîvârı Devlet” , “Din asıl, Devlet onun fer’idir” gibi ilkelerin hâkim olduğu bir Türkiye’de yazıldı Seyahatname hiç şüphesiz. Gel zaman git zaman, bir şeyler aşındı, unutuldu ve umursanmadı. Teb’âya rıfk ile muamele eden bir devlet yapısından, önünde “sosyal, modern, ulusal” gibi sıfatların bulunduğu, ama bunların sadece birer göz boyamadan ibaret olduğu bir devlet aygıtının etkin olduğu zamanlara geldik.

Merak ediyorum, o haksızlık karşısında susmayan Müslüman milletin torunları şimdi ne yapıyor? Ve merak ediyorum, devlet mekanizmasını bu hale düşüren kişilerin maskeleri ne zaman indirilecek?

 

Melih Koşucu haberdar eyledi

Güncelleme Tarihi: 04 Haziran 2012, 12:24
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20