Hakikat Kitabevi'nin Doğuşuna ve Kitaplarına Bir Bakış

Hüseyin Hilmi Işık tarafından başlatılan süreç, yaklaşık çeyrek asırlık bir zaman dilimi sonrasında cemaatiyle, yayıneviyle, vakfıyla, gazetesiyle, şirketiyle, holdingiyle birçok alana yayıldı. Hakikat Kitabevi'nin gücü ve kitapların her yere dağıtımı da işte bu ağın sonucu olarak gerçekleşti. Yusuf Tunçbilek, yayınevinin doğuşuna ve kitaplarındaki bazı ortak noktalara değindi.

Hakikat Kitabevi'nin Doğuşuna ve Kitaplarına Bir Bakış

Bir önceki ve serinin birinci yazısında belirttiğim üzere “Cevab Veremedi” kitabını basan yayınevi Hakikat Kitabevi’dir. Gene o yazıda Hakikat Kitabevi ile kendi yayın maceralarına dair bir röportaj yapma talebim olduğundan bahsetmiştim. Fakat bu talep reddedilince bu yayınevini kendim tanıtmaya karar verdim. Çünkü Hakikat Kitabevi, her yerde kitabına rastlayabileceğimiz enteresan bir yayınevi ve hakkındaki bilgiler de bir o kadar az...

Yalnız başlarken, burada benzer isimle açılan kırtasiye ve yayıncılıklarla karıştırmamak adına bir uyarı yapmam gerekiyor. Konumuz olan Hakikat Kitabevi eski Darüşşafaka Lisesi (Bina 2011 yılından beri Uluslararası Fatih Sultan Mehmet Anadolu İmam Hatip Lisesi kullanımında) binası karşısında, Fatih’te bulunmaktadır.

Ancak yayınevinin merkezi ya da yerinden ziyade hikayesi, etkileri ve bağlantıları daha dikkat çekici. Hüseyin Hilmi Işık’ın 1956 yılından beri kaleme alıp bölüm bölüm yayınladığı “Seadet-i Ebediye” kitabının “Tam İlmihal” adıyla basım ve dağıtımının daha iyi yapılması için 1966 yılında “Işık Kitabevi” kuruldu. Işık ismi sonrasında değiştirilerek Hakikat ismi tercih edildi. Böylece Hakikat Kitabevi’nin macerası başlamış oldu.

Birçok dile çevrilip dünyaya dağıtılan kitaplar

Elbette Hakikat Kitabevi’nin macerası kamuoyunda “Işıkçılar”, “Işıkçılar Cemaati”, “İhlas Grubu” vb. olarak bilinen yapı ile doğrudan ilişkili. Biraz geçmişe dönersek, Abdülhakim Arvasi hazretlerinden etkilenen emekli asker Hüseyin Hilmi Işık tarafından başlatılan süreç, yaklaşık çeyrek asırlık bir zaman dilimi sonrasında cemaatiyle, yayıneviyle, vakfıyla, gazetesiyle, şirketiyle, holdingiyle birçok alana yayıldı. Yayınevinin gücü ve kitapların her yere dağıtımı da işte bu ağın sonucu olarak gerçekleşti.

Bugün Hakikat Kitabevi kitapları; Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, Arnavutça, Boşnakça, Lehçe, Rusça, Bulgarca, Arapça, Somalice, Gürcüce, Çince, Farsça, Romence, Özbekçe dillerine çevrilmiş, basılmış ve dünyanın birçok coğrafyasına dağıtılmıştır. Aynı zamanda kitapları Hakikat Kitabevi’nin sitesinden ücretsiz indirmek mümkündür. Yine bütün kitaplar ses kaydı biçiminde çeşitli video sitelerine yüklenmiş durumdadır.

Bütün kitaplarda vurgulanan görüş Ehli Sünnet

Farkında olmasak bile Hakikat Kitabevi’nin kitapları en çok basılan ve dağıtılan kitaplar arasındadır. Ne kadar okunduğu tartışmalı bir konu olsa da o kitaplarla karşılaşmayacağınız yer neredeyse yoktur. Sokakta yürürken ansızın bir gönüllü tarafından size hediye edildiğini görebilirsiniz. Veya hiç ummadığınız bir yerde, örneğin görevlisi bile olmayan dağın başındaki bir camide, metruk bir dinlenme tesisinin mescidinde o kitaplarla karşılaşabilirsiniz.

Aynı zamanda kitapların fiyatları oldukça ucuzdur. Gerçi bedava olarak elinize ulaşması o kadar yüksek bir ihtimaldir ki para verip almak oldukça mantıksız görünüyor. Tabii bütün bu hediye çalışmaları ve kitapları yayma çabaları Hakikat Kitabevi’ne göre İslamiyet’i yaymak içindir. Ancak burada kast edilen İslamiyet, gene onların tabiriyle gerçek Müslümanlık olan “Ehli Sünnet”tir.

Bütün kitaplarda vurgulanan görüş Ehli Sünnet’tir. Hakikat kitabevine göre Müslümanların ana omurgasını temsil eden grup tartışmasız bir biçimde Ehli Sünnet’tir. Geri kalan Vahhabilik, Şiilik, Mutezile, Reformist bakış açıları sonradan uydurulmuş ve fitne çıkartan bakış açılarına sahiptir. Neredeyse bütün kitaplarda, konuyla alakalı olsun ya da olmasın; İbn Teymiye, Muhammed Hamidullah, Seyyid Kutup, Muhammed Abduh, Cemalettin Afgani, Mevdudi gibi isimlere sert eleştiriler yapılmıştır. İslam dünyasının bugün bu kadar karışık olmasının sebebi bu grup ve kişilerin kullanılmaya, yönlendirilmeye, isyan ve karışıklık çıkartmaya müsait bakış açıları sebebiyledir.

Yayınevinin yayınladığı kitapların bir diğer ortak özelliği,  yine konuyla alakalı ya da alakasız bir şekilde sürekli, aynı grubun gazetesi olan “Türkiye Gazetesi”ne ve gazetedeki haberlere referans vermesidir.

Ehl-i sünnet âlimlerinin kitapları

Elbette kitaplarda sadece bazı isimler tenkit edilmez, etkilenilen, görüşlerinin savunulduğu ve zaten kitapların yazarları olan bazı isimler de vardır. Yayınevinin kitaplarını bastığı isimler, aynı zamanda yayınevinin etkilendiği isimlerdir. Hakikat Kitabevi’nden basılan eserlerin yazarları şu şekildedir: İmam Rabbani, Muhammed Masum Faruki, Hüseyin Hilmi Işık, Ahmet Cevdet Paşa, İmam Gazali, Mevlana Halid-i Bağdadi, Kutbeddin İzniki, Ahmed Faruk, Harputlu İshak Efendi, Hempher, Mevlana Abdurrahman Cami, Seyyid Eyyub Bin Sıddık.

Neden yukarıdaki isimler diye sorduğumuz zaman kitapların son sayfasında yazan şu satırlar durumu özetler niteliktedir: “Peygamberimiz ‘sallallahü aleyhi ve sellem’ buyurdu ki, (Allahü tealanın çok sevdiği kimse, dinini öğrenen ve başkalarına öğretendir. Dininizi İslam âlimlerinin ağızlarından öğreniniz!) Hakiki âlim bulamıyan, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitablarından öğrenmeli ve bu kitabların yayılmasına çalışılmalıdır.”

Fakat Hakikat Kitabevi bu isimlerin eserlerini yayınlasa bile bütün kitapların kapaklarında “Hüseyn Hilmi Işık” ismi geçer. Hüseyin Hilmi Işık bütün kitapların düzenleyeni, tercümanı, hazırlayanıdır ama bütün kitaplar onun kitabı gibi satılır. Eserlerin gerçek yazarları ise iç kapakta yer alır. Önceki baskılarda her yazar normal bir şekilde kitabın kapağında yer alırken, günümüzdeki baskılarda kitap kapaklarında sadece “Hüseyn Hilmi Işık” ismi geçiyor. Bunun nedenini bilmiyoruz. Hüseyin yerine “Hüseyn” kelimesinin kullanılmasının nedeni “Hüseyin Hilmi Işık”ı tehlikeye sokmamak veya Mustafa Kemal Atatürk’ün 1 Kasım 1928 yılında ilan ettiği “Harf Devrimi”ne bir sitem olarak anlaşılmaktadır. Yani “Cevab Veremedi” kitap ismindeki ünsüz yumuşamasıyla karşımıza çıkan dil bilgisi problemi bütün kitaplarda vardır.

Kitapların dili

Buradaki sıkıntı sitemle karışık bilinçli bir tercih olacağı gibi, Hüseyin Hilmi Işık tarafından kaleme alınan kitapların bir harfinin bile değiştirilmemesi gerektiğine dair, Türkiye’deki diğer dini cemaatlerde de görülen farklı bir hassaslıkla da alakalı olabilir. Örneğin kitaplara göz atarken benim karşılaştığım, Türk Dil Kurumu’nun kurallarının özellikle dikkate alınmadığını belli eden bazı kelimeler şöyledir: “müsliman”, “fekat”, “cevab”, “tecribeli”, “tehlüke”, “za’iflemişdir”, “şeklde”, “müsafir”, “keşki”, “Mısr”, “şehrlerine”, “imperatorluğunun”, “yir”, “mümkin”, “vakt”, “ismler”, “şehrlerinize”, “yokdu”, “yimeme”, “ibdal”, “serab”, “kütübhane”, “araşdırmacı”, “tesavvuf”, “fe’aliyyetde”, “bil’aks”...

Bunun dışında, Sirkeci’de tesadüf bir şekilde “Serhend Kitabevi” isimli bir yerle karşılaştım. O kırtasiye-kitapevi arası dükkanın vitrininde sadece Hakikat Kitabevi’nin kitapları, özellikle yabancı dillere çevrilmiş versiyonları sergileniyordu. Aynı zamanda Türkiye Gazetesi reklamları ve takvimleri vardı. Tahminimce burası da Hakikat Kitabevi’yle bağlantılı bir dükkandı. İşin açıkçası bu yerle alakalı, önceki tatsız tecrübeyi yaşamam dolayısıyla, içeriye girip görüşmeye biraz çekindim. İnternette ya da diğer kaynaklarda da kitabevine dair bir bilgi bulamadığımdan ötürü, burayı da şimdilik bir soru işareti olarak zikretmekle yetiniyorum.

Bu yazıda genel olarak Hakikat Kitabevi’nin doğduğu mekanı ve kitaplarında karşılaşılan bazı ortak noktaları anlatmaya çalıştık. Serinin diğer yazısında, “Hakikat Kitabevi”ni de içeren, kamuoyunda “Işıkçılar”, “Işıkçılar Cemaati”, “İhlas Grubu” vb. olarak da bilinen grubun daha geniş hikayesine, yani Türkiye Gazetesi, TGRT ve İhlas Holding’e eğileceğiz. İktisadi bir işletme olarak kâr etmediği gayet açık bir yayınevinin bunca zaman ayakta kalıp dünyanın her yerine kitap gönderebilmesindeki sırrı açıklamaya çalışacağız.

 

Yusuf Tunçbilek

Güncelleme Tarihi: 14 Ağustos 2017, 16:21
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Hüseyin
Hüseyin - 2 yıl Önce

Yazılarınızı titizlikle okudum. Röportaj talebiniz olumlu karşılanmadığı için araştırmalarınızı yazmışsınız. Bakış açınız zararlı görünmemekle beraber, haklı olarak tüm bilgiye sahip olmadığınız için bazı bölümleri bilebildiğiniz kadar yazmışsınız. Kalem üslubunuz yanlı değil. Özetle bildiklerinizi masumane anlatmaya gayret etmişsiniz. Suallerinizin cevabını alabilmek için de grubun radyo ve televizyonlarında görev alan Osman Ünlü hoca ile görüşmenizi tavsiye ederim.

banner19

banner13