Hadis okumak güzeldir arkadaşlar!

İlköğretimde çocuklarla güzel şeyler yapmak mümkün. Bünyamin Yıldız ilkokullarda neler yapılabilir, anlatıyor.

Hadis okumak güzeldir arkadaşlar!

Nuri Bilge Ceylan - Kasaba

Urfa’nın bir köyünde öğretmen idim. Orta kısmın derslerine giriyorum ama ara sıra da küçük sınıflara bir tebessüm dalışı yapıyorum. Çocuklar tebessüme ne kadar da açlar.

Öğrencilerim gariban, fakir. Türkçeyi zor öğrenmişler. Kırk yıllık okullarında kitaplık yok. İlçedeki Anadolu lisesinin kütüphanesinde bile toplasanız yüz kitap yok. Bizim okulda kitaplık olmasını beklemek ham hayal kurmak sayılır. Böyle bir memleket. Çocuklara neyi neresinden öğretirsiniz, işin içinden çıkması zor. Dedim en iyisi çocukları kitapların dünyasına çekmek.

Okulculuk oyunu açıkçası çok hoşuma gitmiyordu

Kitaplardan kahramanlarının taklitlerini yaparak hikâyeler okudum. Anlayıp sevebilecekleri şiirler, yazılar, metinler okudum. Bir yazı okurken çok bildik gelen bir kelime geçtikçe aslında o kelimenin pek de bilinmeyen, anlamı yanlış bilinen bir kelime olduğunu göstermeye çalıştım. Bir kelimeyi farklı milletlerin nasıl adlandırdıklarını, hangi mantığı kullanarak ad verdiklerini hissettirmeye çalıştım. Cezayı pek kullanmayıp ödüllendirme yapmaya çalıştım.

Kullandığım bir kelimenin kullanmaları kesinlikle yasak olan kendi dillerindeki karşılığını söylemelerini istedim zaman zaman. İlk başlarda çekinerek söylediler, filanca hocalarının o dili konuşmalarına çok kızdığını, bu yüzden çok arkadaşlarını dövdüğünü söylediler.

Dar gelen bir şey vardı. Tekdüze giden bir şey. Çocukları bir oyunun içine sokup oyalanıp gitmelerini sağlamak da mümkündü. Okulculuk oyunu açıkçası çok hoşuma gitmiyordu. Ruhu alındıktan sonra bir anlamı kalmıyordu bence okulculuğun. Kurallar, kurallar, kurallar.

Nuri Bilge Ceylan - KasabaParmak değil el kaldırırlardı

Bir gün ‘Hiç ağaç diken var mı?’ diye sordum. Cuma ve Ahmet sevinçle el kaldırıp diktikleri ağaçları söylediler. Beş verdim onlara! Bunun üzerine üç dört çocuk daha el kaldırdı.

El kaldırdılar, çünkü onlara parmak kaldırmanın çok da iyi bir şey olmadığını anlatmıştım. El kaldırmada daha cesaret yüklü bir duruş olduğunu anlatmıştım. Her ne kadar kelimeye kaba kuvveti, saygısızlığı, yapılmaması gereken bir işi yapma girişiminde bulunmak anlamı yüklenmiş olsa da korkak, silik bir ifade biçimi olan parmak kaldırma eyleminden hoşlanmadığımı söylemiştim. Onlar da sevmişler, benimsemişlerdi el kaldırmayı. Ağaç dikmenin Türkçe dersinden beş almak gibi bir sonuç doğurması hoşlarına gitmişti. Onlara da verdim beşi. Ağaç dikmek önemli idi çünkü.

Peygamberden bahsedince bir başka olurdu çocuklar

Peygamberden bahsedince bir başka olurdu çocuklar. Arif Nihat Asya’nın ‘Naat’ını okumuştum. Sonra aynı şiiri İbrahim Sadri’den, Seyfullah Kartal’dan, Yusuf Ziya Özkan’dan dinlettim. Taner Yüncüoğlu ve Mustafa Demirci naatı bestelemişlerdi. O besteleri ayrı ayrı dinlettim. Bu arada şiiri ezberleyenlere hediye vereceğimi de söylüyordum. Yarısı ezberlemişti şiiri.Hadis El Kitabı - Ömer Sevinçgül

Atasözü, deyim ve vecize arasındaki farkları anlatırken özdeyişlerin arasına bir konu eklemiştim: ‘Söyleyeni belli olan güzel sözlere özdeyiş denir. Söyleyeni belli sözlerin söyleyeni Hz. Muhammed olanlarına da şerefli söz anlamına gelen hadis-i şerif denir.’ Elimde Ömer Sevinçgül’ün Hadis El Kitabı olurdu. Oradan, ‘Bana bugünün sözünü söyler misiniz öğretmenim’ diyenlere bir hadis okurdum, kısa, kolay bir hadis.

Sonra kütüphane oluşturmaya çalıştık. İstanbul’dan takviyelerle ile birinci dönem sonuna 600 kitaplık bir kütüphanemiz oluşmuştu. Artık çocuklar kitap da okuyabiliyordu.

Peygamberimizin neden okullara pek de sokulmadığını öğrendim

Bir şeyler yine de eksik geliyordu. Yapılması gerekenler bitmiyordu. Bir gün derste uzak bir şehir ismi söylemelerini istedim. İstanbul, Edirne, İzmir... Saydılar bir kısım şehirler. Uzaklık anlayışları misak-ı milli ile sınırlı idi.

Bunu aşmak lazımdı. Müdürle, sosyal bilgiler öğretmeniyle konuştum. Sınıflara yetiştirebildiğimiz kadar dünya haritası koyacaktık. Yetmedi tabii haritalarımız. Bir köy okulunda kaç harita olur ki!? Kıta haritalarıyla eksikliği kapatmaya çalıştık. Önemli bir iş yapmış olma huzurunu hissetmiştim içimde. Çocuklardan birine pusula hediye etmiştim. ‘Hiç yolunu şaşırmaman dileğiyle!’ demiştim.

Çocuklarım artık namaz bile kılıyordu. Dinden pek de bahsetmezdim. Peygamberimizden bahsetmek çok şeyi anlatmaya yetiyordu. Orada net olarak öğrendim peygamberimizin neden okullara pek de sokulmadığını. Din Kültürü kitabında neden ‘İnsanlığın En Büyük Ve En Önemli İnsanı’ başlığının altında O’ndan bahsedilmediğini.

Haritayı büyük açmak gerek

Aradan oniki yıl geçti. Hâlâ o ortaokullu çocuklar ararlar, mektuplarında “Naat” şiirini unutmadıklarını yazarlar.

Bunları neden anlattım bilmiyorum. Kendi yaptığı işleri anlatmanın pek iyi bir şey olmadığını bilirim. Ahlaka, adaba pek sığmaz. ‘İşin bereketini kaçırır’ derler böyle şeyler.

Doğrudur, inanırım ama haritayı büyük açmak gerektiğini söylemek istemiştim; aklıma bunlar geldi. Kusuruma fazla bakmayınız.

 

Bünyamin Yıldız hatırladıklarını yazdı

Güncelleme Tarihi: 14 Mayıs 2012, 16:46
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ayşegul UYAR
Ayşegul UYAR - 7 yıl Önce

Bir gün derste uzak bir şehir ismi söylemelerini istedim. İstanbul, Edirne, İzmir... Saydılar bir kısım şehirler. Uzaklık anlayışları misak-ı milli ile sınırlı idi.cumlenız cıdden cok vurucu. buyuk acmak lazım harıtayı. ummetın sınırlarının ulke sınırlarını actıgını yalnız cocuklara degıl buyuklere de hatırlatmak lazım.

Emre ŞENER
Emre ŞENER - 7 yıl Önce

Böylesine güzel işleri kendinden bahsetmek değilde işten bahsetmek diye değerlendirirsek ahlaka da adaba da sığar. Diğer öğretmen kardeşlerimize ışık tutacaksa işin bereketi de artar.

ÖMER SEVİNÇGÜL
ÖMER SEVİNÇGÜL - 7 yıl Önce

DEĞERLİ KARDEŞİM,FEVKALADE MANİDAR YAZINIZI İBRETLE OKUDUM. RESİMLERE BAKARKEN İÇİM ACIDI. FAKAT HİZMETİNİZİN TESİRİNİ GÖRMEK HÜZÜNLÜ RUHUMA SÜRUR VERDİ. BİLHASSA EFENDİMİZİ SEVDİRMENİZ NE GÜZEL! RABBİM HİZMETİNİZİ NİHAYETSİZ RAHMETİYLE KABUL BUYURSUN, DAİM EYLESİN. AMİN.

zeynep
zeynep - 7 yıl Önce

Sizin gibi öğretmenlerin sayısını artırsın Allah.. Hayretle ve gıpta ederek okudum.Bir çok öğretmenimizin sadece branşyla ilgili mesuliyet duygusuna sahip olduğu zamanda örnek olur inş..

cumhur
cumhur - 7 yıl Önce

demek ki sizin gibi öğretmenler de var.siz ve sizin gibi öğretmenlerin yaptıkları bir kişinin hayatında çok büyük değişikliklere neden oluyor.ALLAH(c.c) çocuklarımıza sizin gibi öğretmenler nasip etsin.

Filiz
Filiz - 7 yıl Önce

Bir ogretmen fazlasiyla onemlidir bir cocugun hayatinda, siz sadece onlara degil bizede bazi seyleri ogrettiniz. Bu yaptiklarinizdan ve paylastiklarinizdan ''ALLAH RAZI OLSUN''.

banner19

banner13