Gözlerinin ışığı zayıfladıkça kalp ışığı parladı

Hayatından ibret ve örnek alınacak iyi adamlardandır Uğur Ağ ağabeyimiz. Cihad Meriç yazdı.

Gözlerinin ışığı zayıfladıkça kalp ışığı parladı

Bazen kısa bir not yazmak istersin. Elindeki araçla notu yazmaya başlarsın ve söz uzar, anlarsın ki artık o konuyu yazma vakti gelmiştir. İçinde biriken volkan artık yeryüzüne çıkacak fırsatı bulmuştur. Bence her türlü yazı türü için gereken ilham ve muhabbet böyle bir şey olmalı. Zorlamayla olmuyor gönül işleri! Gerisi biraz dil hakimiyeti, okuma, editörlük, çalışma meselesidir.

Bilenler biliyor, bilmeyenler de tanısın istedim. Hayatından ibret ve örnek alınacak iyi adamlardandır Uğur Ağ ağabeyimiz.

Kendisi memleketim Bigalı. Onu on dokuz yaşlarımda tanıdım. Aramızda beş yaş civarı fark var. İlk gençlik dönemimizde abiliğini, muhabbetini, dostluğunu gördük. Liseyi büyük şehirde okumuş, manevi bir dönüşüm yaşamış ve Karabiga (Ben inceburun diyorum.) kasabasına dönmüştüm. İlçemiz Biga'da (Osmanlı zamanında sancaktır. Ulu Camisi vardır.) aradığım işi ve muhabbeti buldum. İşte Uğur Abi bu muhabbet zincirinin en önemli halkası idi. Onun ile muhabbet için işten bir vesile bulup o zamanlar çalıştığı kırtasiyeye gittiğimi hatırlıyorum. Bunların hepsi ayrı bir yazı konusu, belki hatırat yazarsak ortaya çıkacak detaylar.

Bir genç benimle muhabbet talebinde bulunduğunda hayır diyemem; bu, muhabbet halkalarının değerini bilmemdendir. O muhabbet halkasının adının ne olduğu, yetiştirme kapasitesi ve kabiliyetinden daha önemli olan, bizi o dönemde muhafaza etmiş olmasıdır. Elimizden tutup kanın en hızlı olduğu dönemde hayatın ilk kritik köprüsünü geçirmiştir. Hayatta ne çok köprü var, insan kırkında fark ediyor. Zaten doyduğumuzu hissettiğimizde o sofradan kalkıp yeni yollara çıktık. Ve yürüyüş, "ol"ma yolunda ölene kadar devam edecek inşallah.

Gözlerinin ışığı zayıfladıkça kalp ışığı daha çok parladı

Yıllar sonra Konya'da Piri Sır hocamın dizi dibinde hayatımın mayası olacak yolu yürürken, Uğur Abi ziyaretime geldi. Konya bu! Bir adamı severse bırakmaz. Selçuklu İznik'i başkent yaptığında yerinde duramamış, başkentliği almış. Osmanlı döneminde Bursa, Edirne, İstanbul şehirlerini ne kadar zorladığı tarih okuyanların malumu. Bugün de yeni Türkiye'de Konya'nın etkisi yok mu? Vesile olduk, Uğur abi Konya'dan evlendi. Konya kız vermez, damat alır, derler. Uğur abi benden çok Konyalı oldu. Atalarım Konya'dan Meriç nehrinin diğer tarafına geçip tekrar Anadolu'ya dönenlerden.

Bursa Tarım Meslek Lisesi'nde okurken derslerine devam etmekte zorlanıyor, o zamanlar şimdiki imkanlar yok, okulu bırakıp ailesinin yanına dönüyor. İşte kader, belki Türkiye'nin en iyi ziraat mühendisi olacaktı. Dönüşte ilk işini yedek parça satan bir dükkanda buluyor. Sonra kırtasiye... Ben kırtasiyede çalıştığı dönemde tanıdım.

Biz tanıştığımızda gözleri hafif görüyordu. Yüzümü ne kadar hatırlıyor tam olarak bilemiyorum. En azından o zamanlar yolda rahat dolaşabiliyordu. Sonra gözlerinin ışığı zayıfladı. Gözlerinin ışığı zayıfladıkça kalp ışığı daha çok parladı. O sabrettikçe, elhamdulillah dedikçe, bazen kendi sözlerimin anlamsız olduğunu düşünmüşümdür. Empati için gözlerimi kapatıp zaman zaman bir şeyler yapmaya çalıştığımı hatırlıyorum. Karanlıkta kaldığımda hep onu ve onun durumunda olanları düşünmüşümdür.

Son görüşmemizde mahalle camisine bile kendi başına gidememesinin onun için en büyük sıkıntı olduğunu söyledi. Camiye, cemaate devamdan bahsediyoruz ya, işte buna yaşayan en güzel örnektir Uğur Abi. Bilmiyorum bize bir şey hatırlatır mı bu satırlar. Biz camiye gidemediğimiz için ne kadar dertleniyoruz? Uğur Abi görmeyen gözleriyle ezber yapıyor, okuyor, ders veriyor.

Çevremizdeki engelli kardeşlerimize karşı daha duyarlı olalım

Evde otur, ne işin var hayatta diyenlere inat o tam hayatın ortasında olmak istedi. Onun şahitliğinde tüm engelli kardeşlerimizin biz görünmeyen engelleri olanlardan tek isteği; onlara normal davranmamız ve hayatın içinde yaşamlarını kolaylaştırarak onlara alan açmamız. Sadaka verirken sağ elin verdiğini sol el duymayacak ya, bir engelliye yardım ederken de böyle bir hassasiyet içinde olmalı.

Aslında sadece geçen gün ameliyat olduğunu, az da olsa camiye gidecek kadar görme ihtimali olduğunu yazıp dostlardan dua isteyecektim. Kısa dua yazısı uzadı ve Uğur Ağabeyin ibretlik hayatını yazmanın vakti gelmiş, dedim. Belki de Uğur abi bizde oluşturduğu muhabbetle bir kişinin daha engelli kardeşlerimize karşı duyarlılığının ve farkındalığının artmasına vesile olacaktır. Yine de biz önce duamızı isteyelim.

Unutmadan onu usanmadan her sabah namaza götüren Piri Sır Hocam, Sinan Abi ve diğer dostları hatırlamak gerekir. Güzel dinimizin hasta ziyaretine verdiği önem hepimizin malumu; o zaman dostlar, çevremizdeki engelli kardeşlerimize karşı daha duyarlı olalım. Onlar ile imkan buldukça birlikte zaman geçirelim.

İyi adamlar var dostlar, hem de hayatın tam orta yerinde. Sadece reklamları yapılmıyor; hoş, onların reklama ihtiyaçları da yok. Rabbim sayılarını çoğaltsın. Ben insan zenginiyim. İyi adamlar tanıyor ve onları iyi adamlar defterine kaydediyorum. Elhamdulillah.



Cihad Meriç yazdı

Güncelleme Tarihi: 04 Ocak 2016, 15:22
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ahmet Ağ
Ahmet Ağ - 3 yıl Önce

Kardeşimle aranızdaki sevgi ve muhabbetin hiç eksilmeden, artarak devam etmesini dilerim. Değil kelimeler, tavırlarında bile küçücük bir serzenişe şahit olmamışımdır. Rabbim, varsa şifası yada olacaksa bir faydası bu yeni tedavi ile ona sevdiklerini göstersin inşallah.

banner19