Gösteriş zehrinin panzehri olan kavram: Melametilik

Melami sufiler kendilerinin bilinmesini istemezler. Modern insanın anlamakta zorlanacağı bir kavramdır istek. Yaptıklarının bilinmemesi, yaşantısının gizli olması, halinin idrak edilememesi, kendisini ifşa etmekten kaçınması… Selma Özkaya Muştuoğlu yazdı.

Gösteriş zehrinin panzehri olan kavram: Melametilik

Peygamber Efendimizin vefatından sonra hem Emevi hem de Abbasi dönemlerinde fetihlerle beraber devletin sınırları sürekli genişlemiş ve bundan dolayı zenginleşme başlamıştır. Devletin sınırları; kuzeyde Hazar’a, güneyde Afrika’nın içlerine, doğuda Hindistan sınırlarına, batıda bir taraftan Endülüs’e, bir taraftan Anadolu’ya doğru ilerlemeler yaşanmıştır. Sınırlar genişlemesiyle halkın zenginleşmesi doğru oranda artış göstermiştir. Fethedilen şehirlerde yaşayan topluluğun dini yaşantısı ve toplum yapısıyla, İslam camiası mensupları birlikte hayatlarını idame ettirmişlerdir. Etkileşimin kaçınılmaz olduğu bu ortamlardan birisi ve konumuza dair ilk sufilerin bulunduğu mekan Horasan’dır.

Horasan, Hicaz bölgesinden uzakta ve Müslümanların alışmış oldukları yaşam tarzından oldukça farklıdır. Bu bölgede İslam’ın deruniahlaki yapıya sahip oluşu Horasan halkını etkilemiştir. Tasavvuf tarihinde Hicri 2. asırdan itibaren önemli şahsiyetlerin düşünceleri etrafında cereyan eden ekoller zamanla gün yüzene çıkmıştır. 

Melamet ne demektir?

Ben melamet hırkasını kendim geydim eğnime

Ar u namus şişesini taşa çaldım kime ne.

                                                    (Nesimi)

Melamet, selameti terk edebilecek olan sufilerin benimsediği bir hayat felsefesidir. Hakk’ın yolunda olabilmek adına insanların kınamasını önemsemeden, sevgiliye yoldaş olanların yoludur. Sevgilinin emri doğrultusunda halkın sözüne değer vermemektir. Daim olan için gelip geçici olanda takılıp kalmamaktır. Sonsuzun yolunda taş olabilmektir. O yolu tamamlayamayacak olsa bile o yolda karınca misali ilerleme çabasıdır.

Halk nezdinde kınananların en kınananı Peygamber Efendimizin hayatına baktığımız zaman kınandığı için yoldan vazgeçme adına hiçbir ibare yer almamaktadır. Bizlerde, onun yolunu takip etme çabasına girersek bu uğurda çeşitli ithaflarla karşı karşıya geleceğimizi kabul etmemiz gerekmektedir. Bu olaylarla karşı karşıya gelmekten daha önemlisi ise bizim bu tavırlara karşı tepkimizin ne olacağıdır.   

Melami sufiler kendilerinin bilinmesini istemezler. Günümüz modern yaşantının bu kavramı idrak etme konusunda sıkıntı yaşadığı en temel ifade burasıdır: Yaptıklarının bilinmemesi, yaşantısının gizli olması, halinin idrak edilememesi, kendisini ifşa etmekten kaçınması.

Hakk’ın beğenisine ulaşma çabası

Hucviri melameti üç şekilde ele almıştır: 1) İstikamet üzere olma: Bir kimse ameli iyi bir şekilde ifa eder, dini hükümlere riayetkar olur, muamelelerinde dürüstlükten ayrılmaz ve bu şekilde kınanması. 2) Kasd üzere olma: bir kimse halk arasında büyük bir makam ve itibar kazanmış olur, kendisini herkes parmakla gösterir ama bu kişi melamet yolunu benimseyip halkın kendisinden nefret etmesini sağlaması ve halkın kendisinden ilgiyi kesmesini sağlaması. 3) Terk üzere olma: şer’i hükümleri terk eder ama bunun melamet olduğunu söyler, dini hükümlere uymamak için melameti yol ve vasıta olarak kullanılması   

Rahmana yönelenlerin, halkın kınamasının önemsiz olduğunu söyleyen melamet, onun kastetmek istediği mevzuyu tam olarak anlamamış kişiler tarafından bir kaçış yolu olarak kullanılmıştır. Ancak melamette şer’i hükümlerde hiçbir terk yoktur. Hatta daha fazlasını yapıp, bu yaptığını gizleme çabası vardır.   

Halkın kınamasına aldırış etmeden Hakk’ın beğenisine ulaşma çabasıdır. Melamilerde bu düşünce yapısını eyleme geçirmiş kimselerdir. Geniş bir mecraya yayılması; bu düşünce yapısının benimsenmesini ve içerik bakımında da geçerliliğini gösterir.

Bu Ramazan ayında bu yolun yolcusu olabilmek, yapacağımız iyilikleri gizleyip karşımızdaki masumları kırmamayı çabalayabilecek bir iman inceliğine sahip olabilmek duasıyla… 

Selma Özkaya Muştuoğlu 

Yayın Tarihi: 25 Nisan 2020 Cumartesi 10:00 Güncelleme Tarihi: 24 Nisan 2020, 14:47
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Fuat ÜNNÜ
Fuat ÜNNÜ - 11 ay Önce

Saygıdeğer yazar
Bu anlayışın maturidikle bir benzerliğı varmıdır?

M.Akif DAĞDEVIREN
M.Akif DAĞDEVIREN - 11 ay Önce

Melametlikten hissemize düşen mananın,her dem nefsimizi level etmek olduğu gerçeğini çağrıştırdı yazdiklariniz..keşke insanın enfusunden örnekler verilerek, kibir ve riyayi nasıl kırdığını izah erebilseydiniz...

Erkan Memiş
Erkan Memiş - 10 ay Önce

Teknolojinin bu kadar geliştiği bu cagda ve yaşadığımız bu hastalık sürecinde gerçekten ihtiyacımız bu sufi anlayışa çok mu çok ihtiyacımız var.

banner26