Gericiler şimdi de sözlük yazıyor!

murtecisozluk, yayın hayatına yeni başlayan bir site. Yüzleri bir ayna ki içe dönük.

Gericiler şimdi de sözlük yazıyor!

Söyleyecek sözü olan herkes artık internette bir araya geliyor. Yıllarca, bu ülkeyi geriye götüren, ufkunu daraltan mürteciler [bilmeyen yoktur ama yine de söyleyelim bunu: mürteci, gerici demektir.] artık korku duymadan seslerini yükseltiyor. Hem de nasıl!

Ubeyit Hatipzade
Ubeyit Hatipzade

Mürteci Sözlük daha üç aylık bir site olmasına rağmen altı yüze yakın kullanıcısıyla, otuz bine yakın orijinal başlığıyla onlarca site içinde farklı olduğunu belli ediyor. Temennimiz sitenin çizgisinden ödün vermeden, batıla sapmadan, vitrine çıkmak uğruna fesada düşmeden yoluna devam etmesidir.

Mürtecilere siteleri ile ilgili birkaç soru sorduk. Sitenin kurucu ve yöneticilerinden Ubeyit Hatipzade sorularımıza içtenlikle cevap verdi.

Bu arada “mürteciler toplanmış” diye bir ihbar yapılır da takımı dağıtırlar endişesini de taşımışlardır içlerinde sanırım. Bu mürteciler güzel şeyler yazıyorlar, hakkı anlatıyorlar, bâtıl olandan yüz çevirip batılı olmamaya da dikkat ediyorlar.

Daha ne olsun!

 

Kim bu mürteciler? Herkes mürteci olabilir mi, yoksa özellikle birinin bizi fişlemesi mi gerekiyor?

Mürteci olmanın en önemli belirtisi ve şartı içinde bulunulan cahiliye ortamından rahatsız olmak ve bu rahatsızlığı müsbet bir fiiliyata dönüştürmek… Bu da çeşitli şekillerde belirleniyor. Mesela mürteci ailelerin çocuklarının da mürteci olduğu az rastlanan şey değil. Lakin fazlaca okuyup düşünen, önyargılarını aşabilmiş bir doluluğa ulaşan insanlarda da irtica ve aslına rücû etme potansiyelinin arttığı yönünde ciddi bulgular var.

Fişlenme ise irtica eyleminin tescillenmesi oluyor. Şüphesiz ki her fişlenen mürteci değildir lakin her mürteci er geç fişlenir.

Mürteci SözlükŞuur, ahlak ve üslup arıyoruz. Bu da ne arayıp söylediğini bilen ve edep sahibi insanlara tekabül ediyor.

Memlekette mürteci olmayı bütün ağırlığıyla “aldım kabul ettim” diyenler ve bunu ifadeden çekinmeyenler mürtecidir mutlaka.

 

Mürteci… İnsanlar bu ismi duyunca şöyle bir afallamıyor mu?

Mürteci kavramına değil ama suçlamasına tam olarak ittihat ve terakkiden beri kavramı pazarlayanların zihniyetlerine hizmet eder şekilde maruz bırakılıyoruz.

Bu kavram teoride “terakki vuzuhundan uzak kişi” olarak bilinir. Ancak pratikte terakki vuzuhundan uzaklığın ifade ettiği gerçeklikten kopuk bir şekilde ve alelade olarak toplumun belirli bir kesimini tanımlamak için kullanıldı.

Ayrıca bizim maruz bırakıldığımız kavrama ve taşıdığı anlama karşı kendimizi konumlandırmamız da sakatlıklarla dolu… Bizim için birileri bir etiket uydurmuş ve biz bunu yıllarca kavramsal olarak olmasa da getirdiği sonuçlar itibariyle maalesef kabul etmişiz. Zihni çabalarımızın öne çıktığı son dönemlerde de en fazla “hayır, asıl sensin mürteci” diyebilmişiz. Hatta mürteciyi mürted ile irticayı da irtidad ile te’lif ederek savunmaya kalkanlarımız bile olmuş.

İşte, yukarıdaki “örnekli anlatım”daki tanım ve örnek paradoksunun üstü de etiketlenme korkusuyla örtüldü. Zikredilen korkunun toplumsal bünyede oluşturduğu kaygı dolu bir alışkanlıktan mütevellit bu afallamayı yaşayanlar elbette var. Ancak bu korkuya hep bıyıkaltından gülmüş, kendinde ve değerlerinden emin kimseler, “etiketlemekle korkuttuğunuz o örnekteki mürteci biziz” çıkışına içten bir destekle omuz vermekteler.

Mürteci SözlükDiğer yandan bizler bu sözlükten önce de mürteciydik. Sanıyoruz birçoğumuz bulundukları ortamlardaki fikir beyanları ardından “geri kafalı” damgasını pek çok kez yemiştir. "Müslüman’ım ama" diye başlayan cümlelere karşı olmaklığımız bizi bırakın diğerlerini kendi eş dostumuza dahi uzak etmiştir. Hal böyleyken sanıyoruz mürteci isminden çok mürteci olduğumuzu kabul etmemiz afallatıyor insanları…

Lakin kemikleşmiş zihniyetlerin, zoraki tanımlamaların ve yaftaların aşılması açısından elzem bir girişim kavramlara meydan okumak.

Mürteci olmak zihnimizde, bir çabanın ve çalışmanın ürünü olmaklığı ile yer alıyor artık. Bu da teorik anlama zıt, pratik anlamı ise bilinçli olarak mahkum edildiği izbeden kurtarıp, onu ait olduğu yere yücelten bir yaklaşımdır.

 

Peki, aradığınız mürtecileri bulabildiniz mi?

Bu evvela karşılıklı bir arayış... Her aramanın netice vermeyeceğini kabul etmekle beraber bulmak için aramanın zorunluluğuna inanıyoruz. Bu sözlük bu inancın ürünü...

Ayrıca birbirimizi bulduğumuzu da söyleyebiliriz. Elbette ki dünyanın dört bir tarafına yayılmış mürtecileri henüz 3. adımımızda bulmamız ve kendimizi onlara buldurmamız safdillik olurdu. Ama bir yerlerden bulmaya ve bulunmaya başladık, bu yüzden ümitvarız.

Aslında diğer taraftan açıldığımız günden beri birçok mürteci birbirini buldu.

Hatta bazen sokakta, çay bahçesinde, yemekhane sırasında mürtecilere rastladığımız da oluyor. Onları hemen tanıyıveriyoruz. İrtica etmenin getirdiği fark hemen fark ediliyor. Dizleri yıpranmış pantolonlar mesela en bariz nişane. Bulduğumuz mürtecilere hemen ayaküstü yazarlık tavsiye ediyoruz. Mürtecilerin yaydığı değişik spritüel sinyaller onları birbirine çekiyor sanırım.

 

Mürteci SözlükÜç ay oldu sanırım site açılalı ama baya bir entry girilmiş. Var mı bir kıstas bu entry seçiminde?

En temel kıstasımız üslup diyoruz. Edep ve karşılıklı saygı dairesinde olduğu sürece her türlü tartışma ve fikir teatisine sonuna kadar izin zaten var. Ancak kendimiz de dâhil kimseye sınırsız bir özgürlük vaadi yok. Kimseye; “gel yeter ki gel, ezberini de al gel” deme hakkımız da yok. Girilecek her entryde öncelikle "düşünce namusu" aranıyor. Başlarken yayınladığımız niyet beyanında da kıstasımızı açıkça belirttik.

Ayrıca ayar vermek namındaki kötü alışkanlığın uygulama imkânı bu sözlükte çok dar. Zekâsına güvenenler kişilere değil fikirlere yönelik en zekice hicivlerini zaten gayet başarılı bir şekilde gerçekleştiriyorlar, ama kişiselleştirmek bütün kötülüklerin ilk adımı olduğu için ayar vermek çabası hakikatin önüne geçebiliyor.

Üstelik keyfiyet içerikli tek satırlık bir tanımı kemiyeti 100 entry edebilen bir kalitesizliğe tercih edebilmek de önemliydi. Çok şükür bu, büyük ölçüde başarıldı.

 

Sözlük siteleri çoğalıyor… Kalıcı olabilmek daha doğrusu çizgiden ödün vermeden kaliteyi korumak zorlaşıyor. Mürteci Sözlük bunu başarabilecek mi?

Kalıcılık çok fazla dert değil. Söylenmesi gereken bir hakikati bir sefer söylemiş olmak bile yeterli. Üstelik kalıcılık, net âleminde ilelebet var olmak da değil. Arkadaşlarımız kalıcılığı böyle anlamıyorlar.

Bu sözlük öze dönüş olarak tarif edilebilecek bir derdin ürünü. İşe kendisinden başlamasının idrakinde olan "bir"lerin yan yana gelmesinden teşekkül etti. Şüphesiz bu kendine dönüş, kendine gelişi netice verecektir. Kendine geliş ise patolojik önyargının yıkımına katkının ilk ve sağlam adımı olabilirse, biz üzerimize düşeni yapmışız demektir. İlla ki bir kalıcılık hedefi lazımsa hedeflediğimiz kalıcılık budur. Aksi takdirde dünya durdukça sözlük âleminde var olmamızın bir kıymeti de yok.

 

Peki kimleri mürteci olmaya davet ediyorsunuz?

Hâl’den memnun ve razı olmayanlar… Söyleyecek sözü olanlar… Mürteci lafını duyduğunda yüzünü buruşturmayanlar… Her yeni kavram ve fikri cup diye beyinlerine almayanlar, zihinlerini silkeleyebilenler… "Ama" kelimesinin arkası gelmez bahanelerini çöpe atabilenler… Üzerinde düşünerek yazı yazmayı seven, yazmadan önce düşünen, anlık ego tatmini içinde koşmayan… İçindeki mürteciye “dur” demek istemeyenler...

Bu belalı görünen ama aslında sevimli kavrama karşı önyargılarını yıkabilenler de gerçek irtica yolundadırlar zaten.

 

Domuz gribi ile ilgili neler söylersiniz kara kaplı sözlükten?

Kendilerini ve yakınlarını Allah’a emanet edip, her hareketlerinden önce besmele çekmeyi unutmasınlar, gribe yakalanıp ilaç almaya başlarlarsa her bir dozdan önce “Ya Şafi’ demeyi ihmal etmesinler, iki vakti bi abdestle kılmayıp 5 vakit için ayrı abdest alsınlar (hijyen meselesi), ve haftada en az bir kere kalktıkları teheccüd namazlarında bütün Müslümanlar için ettikleri duanın ardına dünyaya salınmış bu ticari hastalıktan Müslümanların olabildiğince az zararla sıyırması için korunma istemeyi de unutmasınlar. Sonuçta o mikrop da vazifesini yapıyor. Hem de kendini kurgulayanlara rağmen…

Bir de mürteciler mümkün olduğunca nick altı temaslara girmesinler. Malum bu meret virüs çabuk bulaşıveriyor.

 

Yılmaz Yılmaz, konuştu.

Güncelleme Tarihi: 07 Kasım 2009, 08:41
YORUM EKLE
YORUMLAR
nurdan tulnay
nurdan tulnay - 9 yıl Önce

güzel bir öze dönüş planı faaliyeti.yöneticisinden yazarlarına, hepsinin emeklerine teşekkür etmek gerek. Allah cümle mürtecilerden razı olsun.

ahmet caneli
ahmet caneli - 9 yıl Önce

siteyi işaret eden bu yazı için teşekkürer. haberdar olduk. gericiyiz iyi ki :)

ali kartal...
ali kartal... - 9 yıl Önce

*** ilerledik evet...bunca yıl ilerledik...gittik gittik gittik hoş hala gidiyorduk...çünkü gittiğimiz yolun bir ucu bucağı yoktu...bir varışı yoktu..boşluğa gidiyorduk sebepsiz...sonra...gitmemeye karar verdik cümleten iyi ki de dönmüşüz...döndük çıkış yolumuzu bulduk...dedik buldurmak için var olacağız...gayemiz budur...iyi ki gericiyiz,iyi ki mürteciyiz...

*** mübarek olsun (:

Taner Sabancı
Taner Sabancı - 9 yıl Önce

"Bu mürteciler güzel şeyler yazıyorlar, hakkı anlatıyorlar, bâtıl olandan yüz çevirip batılı olmamaya da dikkat ediyorlar."

Nedir şimdi bu? Batıl olandan yüz çevirmek ha! Hakkı anlatmak ha!
Kime anlatıyorsunuz be kardeşlerim kime neyi anlatıyorsunuz.Hakkı anlatacaklarmış!Nasıl? Sözlükle mi anlatacaksınız! Söyleyin bana sözlükle mi?Armağan Çağlayandan, geveze yolcudan, rus ruletinden. meyveli sodadan... bunların yanında bir kaç evliya ismi yazmakla mı Hakkı tanıtacaksınız.
Ne diyeyim!!Yazı

melis s
melis s - 9 yıl Önce

Taner bey acaba aradımı evliya isimlerini? kuranı kerim fihristi, hadis i şerifler, peygamberler tarihini, güncel konuları ? bırakalım bu işleri. güzel işler yapan insanlarımızda var. insanımızı takdir etmeyi ne zaman öğreneceğiz ?

Selman-ı Farisi
Selman-ı Farisi - 9 yıl Önce

Ubeyit bey yazını okudum çok beğendim helal olsun ki sizin gibi gençler yetiştiriyo bu ülke siz bu ülkenin iftihar tablosusunuz annem de yazılarınızı okuyo çok begeniyo geçen gün verdiğiniz bir tarif vardı ama onu kaçırdı..

yuksel mutlu
yuksel mutlu - 9 yıl Önce

onların dedıyı gıbı evet ben gerıcıyım murtecıyım onur ve gurur duyarım allahıma bınnen şukur

Filiz Akar
Filiz Akar - 9 yıl Önce

Mürteci demek..yenilenme demek...öze yeniden dönüs demek bence..bulanan zihinlerin yeniden aydinlatilmasi demek...icinde bulunulan suur bunlari idrak etmeye yetiyor..bunu inkar etmek de mantiklardan uzak bir durum olsa gerek.Öze dönmek gericilik midir.öyleyse ben de gericiyim.ön yargilarla degil..bir kere de iyi bir arastirma suuru ile bakmak gerekmez mi?


banner19