Gençler için Büyük Doğu'nun ruhunu yazdı

Duran Boz’un Büyük Doğu’nun Ruhu: Necip Fazıl Kısakürek isimli çalışması, derinliğinden ziyade özellikle gençliğin üstadı tanıması ve anlamaya başlaması için atılan bir ilk adım olarak değerlendirilebilir.

Gençler için Büyük Doğu'nun ruhunu yazdı

 

Türkiye’nin ruh hamuru içinde Cumhuriyet sonrası nesillerin İslâm’dan azade kılınarak yoğrulmuş varlığı karşısında, ilmî kuşatıcılığıyla meseleye geniş perspektiften bakan ve yapılan inkılâpların millet buudunda oluşturduğu aksulameli incelikle tahlil eden üstad Necip Fazıl Kısakürek, şüphesiz düşünce dünyamızın yıldızları arasında. Cumhuriyet sonrasında kurumlaşmaya hızla devam eden inkılâpların yanlışlıkları, haksızlıkları karşısında ısrarla İslâm’ı mihver olarak gösteren üstad, eserlerini bu doğrultuda kaleme almış, düşüncelerini İslâm’a nispetle örgüleştirmişti. Bu nokta önem arz etmektedir. Osmanlı mevsiminden sonra adeta kanatları kırılan makam-ı hilafet, yeryüzünün değişik coğrafyalarında yaşayan o asırda yaklaşık bir milyar Müslümanı şaşkın ve çaresiz bırakmıştı. Koşulların Batı emperyalizmini her gün daha fazla kışkırttığı ve Ortadoğu’nun bir çekim merkezi olarak sürekli çatışmalar, saldırılar ortasında bulunduğu, petrolün bütün çıkar ilişkilerini tersyüz ettiği bir çalkantı, eşsiz bir tufandır bütün yaşananlar.

Özellikle üstadın vefatı sonrası kaleme alınan eserlerde, onun, İkinci Dünya Savaşının başlayacağına dair sözde ‘kehanet’lerini anlatıp duranlar, dönemi içerisinde üstadın basiretinin apaçıklığına övgüler dizmişlerdi. Yaşadığımız yeni dünya düzeni içerisinde, üstadla ilgili, daha doğrusu üstadın yazdıkları bağlamında günümüzü tahlil eden sosyologların, âlimlerin, düşünürlerin vardıkları ufuk, geleceğe dair umudumuzun var olması gerektiği yönünde. Geleceğe dair umudumuzu canlı tutan, diri kılan bir eserden, şair-yazar Duran Bozun kaleme aldığı Büyük Doğu’nun Ruhu: Necip Fazıl Kısakürek isimli eserden söz etmek istiyorum. Cep boy olarak hazırlanmış olsa bile muhtevası ve hacmi ile göz dolduran eser, üstad Necip Fazıl Kısakürek’in hayat çizgisini kronolojik bir belirteç olarak yıl baremi üzerinden merceğe tâbi tutmuş. Üstadın doğduğu ve büyüdüğü konak, çocukluğu, ilk eğitim hamleleri, fikirlerinin oluşumunda amil değerler. Metafizik buhranların yoğunlaştığı ve fakat gündüzünü göremediği Paris gecelerinin ruhunda açtığı onulmaz sancılar, sancılar…

Gençliğin üstadı tanıması ve anlamaya başlaması için atılan bir ilk adım

Yeni Türkiye’nin ilk şairleri arasında yer alan üstad, şiiriyle getirdiği yeni buluş ve ses yoğunluğu yanında imge tazeliğiyle hemen dikkatleri üzerine çeker. Eserlerinin oluşum aşamasında yeni bir ses olarak, hakkında yapılan eleştiriler eşliğinde belirli bir muhitin adamı olmadan bohem bir sancıya hapsolur. Uzun yıllar süren bu tuhaf ilişki biçimi içerisinde kendisinin istediği bütün bütüne ne şöhret, ne para, ne de kadındır.

Üstadın bütün bu olayların ardından özellikle 1934 yılında tanıştığı Abdülhakim Arvasi Hazretleri’ne intisabından sonra, manayı derinliğiyle kavrayan bir gözün sahibi olduğunu görüyoruz. Sözkonusu Büyük Doğu’nun Ruhu: Necip Fazıl Kısakürek isimli çalışmada şair-yazar Duran Boz, bu nokta itibarıyla üstadın hayatının yeni devresinde gerçekleştirdiği hamleleri birer birer tahlil denemesine girişmiş. Ancak bu öyle derinliğine bir çalışma değil, satıh üstü ve fakat meseleyi kavrayan tarafıyla önem arz eden bir yaklaşım olmuş.  Aslında yeni Türkiye’nin hemen kuruluşuna şahitlik eden bir mütefekkir, sanat adamı olarak üstad Necip Fazıl’ın yaklaşık yarım asır üzerinde durduğu gerçekler, yaşadığımız günlerin esas maddelerine sadece bir dibaceydi. Bunun bilincinde olarak üstadın sözünü ettiği ve sürekli gündeme getirmeye çalıştığı, Batı taklitçiliğinin ve emperyalizminin İslâm ve Müslümanlar lehine bir tek kelime olsun düşünmeyeceği, konuşmayacağıydı. Bugün bu sezginin ve daha birçok öngörünün yerinde ve isabetli olarak ortaya çıkışına şahit olmak doğrusu sıkıntılı bir durum gösteriyor.

İnanç ve fikir krizleri arasında boğulan gençliğin imdadına eserleri ve konferanslarıyla bir nebze de olsa umut olmaya çalışan üstad, çeşitli kalemler tarafından birçok eser başlığı altında anlatıldı, hatırlandı. Bu konuda değeri sonradan bilinen birçok ilim adamı, sanatçı ve düşünür arasında Necip Fazıl Kısakürek’in mümtaz bir yerinin bulunduğu bilinen bir gerçek. Duran Boz’un Büyük Doğu’nun Ruhu: Necip Fazıl Kısakürek isimli çalışması ise, derinliğinden ziyade özellikle gençliğin üstadı tanıması ve anlamaya başlaması için atılan bir ilk adım olarak değerlendirilebilir. Bu manada kitabın müellifi Duran Boz’un cep boy olarak hazırladığı, ancak oylumlu ve içerik olarak dolgun çalışması, üstadın kronolojik hayat çizgisi üzerinde seyreden eserleri, mücadelesi, kişiliği ve çevresi ekseninde bir bütünlük oluşturuyor. Konya Büyükşehir Belediyesi’nin himmetiyle bastırılıp Konya genelinde binlerce öğrenciye de dağıtılan kitap, resimlerle de doyurucu bir çalışma olmuş.

 

Arif Akçalı yazdı

Güncelleme Tarihi: 19 Mayıs 2016, 16:27
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13