Genç çiftler takı alışverişinde neye dikkat ediyor?

İslami düğün organizasyonlarının kuyumculuk ayağını araştırmak adına Kapalıçarşı’da bir piyasa araştırması yaptık. Mehmet Erken ve M. Murtaza Özeren derledi ve yorumladı.

Genç çiftler takı alışverişinde neye dikkat ediyor?

Çiftlerin evlilik arifelerinde yaptıkları hazırlıklardan belki de en sembolik mana yükledikleri hazırlık takı alışverişidir. Düğünlerimiz hızlıca değişirken, düğünün en kilit noktalarından biri olan takılarda, insanların takılar ile ilişkilerinde ve davranışlarında nasıl değişilikliker oldu?

İslami düğün organizasyonlarının kuyumculuk ayağını araştırmak adına Kapalıçarşı’da bir piyasa araştırması yaptık. Özellikle yüzüklerin seçiminde nelere göre hareket edildiğini Kapalıçarşıdan çeşitli kuyumculara sorup birbirinden farklı cevaplar aldık. Cevaplara geçmeden önce ufak bir izahta bulunmakta yarar var.

Kuyumculuk neden farklıdır?

Kuyum piyasası, piyasa kurallarının diğer sektörlere göre daha farklı işlediği bir alan. Zaten kalitesiz veya ucuzu yapılamayan bir alan olduğu için, piyasanın en küçük aktörleri bile, diğer sektörlerle kıyasladığımızda ciddi sermayeleri olan büyük firmalara tekabül ediyor. Bütün bu ekonomik açıklamaların nedeni, kuyumculuk piyasasında “çok büyük” firmaların yokluğunu izah için. Yani diğer pek çok sektörün aksine (özellikle tekstil gibi, hizmet sektörleri gibi) rekabet, fason üretim, ucuza iş çıkarma gibi piyasayı etkileyen şeyler, kuyumculuk sektöründe daha az gözüküyor. Sektörü sürükleyen çok büyük firmaların olmaması aynı zamanda arz mı talebi belirliyor, yoksa talep mi arzı belirliyor sorusunu mecburen daha çok gündeme getiriyor.

Soruşturmamızda alanın aktörleri ile uzun soluklu mülakatlar yapmayı tercih etsek de, kuyumculuk için bunun söz konusu olmadığını anlayıp, bir kişi ile uzun soluklu konuşmak yerine, soruşturma şeklinde yürütmenin faydalı olduğuna kanaat getirdik.

Takı seçiminde nelere dikkat ediliyor?

Kapalıçarşı kuyumcu esnafı ile yaptığımız soruşturmada çiftlerin ve ailelerin takı seçiminde bazı farklı eğilimlere sahip olduğunu gördük. İnsanların ortak davranış biçimi yahut genel eğilim olarak evvela, herkesin yapabileceğinin en iyisini yapması ve imkanlarını sonuna kadar kullanması geliyor. Yani pek çok kişi, elinde olanın sınırını aşmasa da, elindeki para miktarınca en gösterişli ürünü seçmekte ısrar ediyor.

Diğer bir eğilim ise, neredeyse herkesin “trend” ürünlere olan ilgisi. Kuyumculuğun “trend”lerinden, diğer piyasalar kadar somut bir şekilde bahsedemesek de, insanların civarlarında gördüklerini istemeye daha meyyal olduğunu görüyoruz. Bu trendlerin müşterilerin talepleri ile oluştuğunu, piyasanın aktörlerinin bu trendlerin belirlenmesinde katkısının görece az olduğunu ise not etmiş olalım. Bu “trend”lere örnek olarak son dönemlerde çok yaygınlaşan Osmanlı motifli ürünleri örnek gösterebiliriz. Kuyumcular bu durumun en önemli etkilerinden birinin TV'lerde bol bol yayınlanmaya başlayan tarih ve Osmanlı temalı diziler olduğunu dile getiriyorlar.

Osmanlı motiflerinin yanında çiftlerin bu dönemde klasik tarzlı, yani en az 40-50 yıllık eski modellere rağbet ettiğini gördük. Sebebini sorduğumuzda Denge Kuyumculuk'tan Serkan Bey, “gerek bütçeleri sebebiyle gerek günlük kullanım için ideal olduğundan bunlar seçiliyor. Artık takı seçiminde günlük hayatta da kullanılabilecek takıları seçme yoluna gidiliyor. Aşırı şatafatlı ürünler sadece düğünlerde, nişanlarda kullanılabilirken daha sade ürünler, özellikle çalışan bayanlar için ideal oluyor” diye cevaplıyor.

Evlendikten sonra kimsede olmayan takılar tercih ediliyor

Düğün sürecinde yüzük seçimini, bahsettiğimiz gibi trendler şekillendirirken evlendikten sonra ise kimsede olmayan, biricik modeller talep ediliyor. Bu durum kuyumcularda yer alan ürünlerin iki ayrı uçta yer almasını gerektiriyor. Nakşiler Mücevherat’tan İsmail Bey, “böyle bir ikilem mevcut. Hem trend ürünler üretmeye çalışıyoruz hem de etrafta bulunmayan yeni ürünler ortaya koymaya çalışıyoruz” diye belirtiyor durumlarını. Bu durum aslında çiftlerin evliliğe hazırlık sürecinde toplum temayüllerine ne kadar pay verip sonrasında kendi yollarını bulmaya giriştiklerini gösteriyor.

Hem altın sarrafı hem de insan sarrafı kuyumcular

Özellikle böyle bir piyasa taramasında Müslüman hassasiyete sahip bireylerin davranışlarını görmek için “çiftlerin erkek için gümüş yüzük talebi oluyor mu?” sorusunu yönelttik. Tüm satıcılar zaten böyle bir hassasiyete sahip çiftlerin daha dükkana girerken bunu belirttiklerini ve ona göre yüzük baktıklarını söylediler. Gümüş yüzüğün yanı sıra, fiyat bakımından altından hiç aşağı kalmayan platinden mamul yüzüklerin de talep edildiğini öğrendik. Hatta İsmail Bey bunun bir genel algı oluşturduğunu, gelin kadar oğlana da böylece değerli bir takı alınabildiğini ifade etti.

Eski esnaflar, özellikle kuyumcular, mesleklerinde altın sarrafı oldukları kadar insan sarrafı insanlar da aynı zamanda. İnsanların en kritik ve gergin günlerine şahitlik ettikleri için, pek çok hikaye ile de karşılaşıyorlar. Çarşı’nın eski esnaflarından Güneyli Jewellery’nin sahibi Corç Vert, düğün sürecinde aileler ve çiftler arasında geçen kuyum alışverişinin sıkıntıları sebebiyle alyans ve düğüne yönelik takıları satmayı bıraktığını ifade ediyor. İşin artık bir ticaret anlaşmasına döndüğünü, evlilik gibi kutsal bir müessesenin bir pazarlık anlaşması mesabesine düşürülmesinden şikayetçi olan Vert’in pek çok ibretlik anısı da mevcut. Örneğin bir defasında, dükkanından bir çok malzeme alan bir çiftin, aldıklarının yanında ufak bir ürün kalan bir adet Reşat altını üzerinde anlaşamadıkları için ayrılmaya karar verdiklerini, dükkandakilerin büyük zorluklarla çifti ikna ettiğini söylüyor.

Düğünler ile ilgili en yaygın kabullerden iki tanesi “insanların, konu komşu ne der anlayışı ile hareket ettiği”, bir diğeri ise “gelinlerin kuyumcu alışverişlerinde çıtayı çok yükselttiği”dir. Kuyumculara bu noktada sorular sorduğumuzda, ailelerin “konu komşu ne der” anlayışını çok dikkate aldıklarını fakat gelinlerin, şatafatlı ürünler yerine sade ürünleri seçmeye meyyal olduklarını söylüyor. Bu nokta sanırım iki nesil arasındaki anlayışın günden güne değiştiğinin de bir göstergesi.

Evlilik çok büyük bir sosyal ve maddi hareketlilik. Bu hareketliliğin hem evlenenler hem de misafirler tarafından en önemli ayaklarından bir tanesi ise kuyumcular. Kuyumculuk, dini yaşayışı yansıtmanın çok da mümkün olmadığı bir alan. Dindarların israf etmemek ve erkekler için gümüş yüzük aramak dışında göz önüne alabilecekleri şekilsel bir farklılık da bulunmuyor. Bu nedenle iş her ailenin kendi örfi yargılarına ve vicdanına düşüyor.

 

Mehmet Erken ve M. Murtaza Özeren araştırdı

Güncelleme Tarihi: 14 Temmuz 2015, 14:55
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Hamdi ÜNLÜ
Hamdi ÜNLÜ - 4 yıl Önce

Modern çağda acaba Allahın kelamına kulak kabartan ebeveynler evliliği kolaylaştırıyor mu yoksa evlilik için maddiyata, kariyere mi önem veriyorlar.Gelinlik çağına gelen kızlarını daha fazla kariyer diye evlilikten uzaklaştıran mı desen, pahalı mücevherat isteyen aileler mi desek, halbuki Vahyin gölgesinin düşeceği bir yuvayı hiçbir para kıymetli mücevher, kat, yat, kariyer kuramıyor.Herşeyin mal ile ölçüldüğü zamanlara geldiğimizi bize hiçbir ulu sarıklı hoca öğretmemişti, devrin sınavı da bu

banner19

banner13