banner17

Gel, televizyon pazarı burası!

Kanal kanal dolaştık, bir sürü marka ve 'mal'ın reklam bombardımanına maruz kaldık. Neyse ki annemiz yetişti imdadımıza..

Gel, televizyon pazarı burası!

Kadın programlarıTürkiye’nin hemen hemen en fazla izlenen kanalları malum. Bu kanallar o kadar eleştirilere rağmen neden hâlâ bu kadar fazla izleniyor?

İletişimcilerin ‘hegemonya’ dedikleri bir şey var; ‘Onlar istiyor, biz onu yapıyoruz’ diyorlar kısaca. Ne kadar eleştirirsek eleştirelim bir sol gözümüzün kayması yetiyor o kanaldan ayrılmamamıza. Suç kanalın aslında; ama izlemeye devam! Kanallar da çok iyi biliyor ki ülkemizde genel olarak gündüzleri kadınlar evde, erkekler işte. Evinde olan kadın işini gücünü bitirince ne yapacak? Büyük ihtimal dantelini alıp ekran karşısına geçecek. Yıllarca Brezilya dizileriyle vaktini öldüren kadın biraz gözünü açtı ya, biraz da bir şeyler öğretmek gerek!

Programlar polise zimmetli

Gel, bize gel!

Bir kadın nasıl ekran başında tutulur? Bu kadın, akşam izlediği dizilerdeki fondötenden yüzünün çizgileri belli olmayan, gözü ışıltılı kadınlar gibi güzel, bakımlı olmak isteyecek.

NineYetmişlik, yüzü gerim gerim gerilen starlar gibi genç görünmek isteyecek. Bu kadın giydiklerinin üzerinde güzel durmasını isteyecek; ee tabii bunun için de zayıflamak gerek. Yaz da geliyor, açık renkler vitrinlerde boy gösteriyor. Fazlalıklar, eksikler şunlar bunlar. Bir pazardasın sanki ve her yerden, ‘Bize gel, bize gel’ diye bağırılıyor: “İzlemezsen olmaz işte bizi, olmaz!”

Nefis var ortada, bu kadar şaşaalı, büyük ve kalın puntolarla dakika başı ekranlara rengarenk yansıtılan o sözcükler var: “Yaza güzel girmek elinizde!” Her kadında içsel olarak güzel görünmek isteği vardır, kimse kendini kandırmasın Allah aşkına. Ama bu noktada ‘güzel’in ne olduğu çok önemli ve bize verilen ‘güzellik ölçüleri’nin.Bazı kadın programı sunucuları

Nasıl güzel olursun?

İşte medya her şeyi biliyor ya(!), güzel olmanın ölçütlerini de sunuyor. Program ilerledikçe şaşırıyorum, bunlar yaşlanmaya meydan okumak istiyorlar adeta. Kadını sadece endüstri malzemesi olarak görmekle kalmayıp gözünün çizgileriyle, yüzünde zamanla oluşacak buruşukluklarla da uğraşmaya başlamışlar.

Artık geçtik ‘şuraya şu boya, buraya bu boya’yı; botoks motoks diyor bunlar. Kaş göz gerdirme filan diyor. ‘Hep genç kal’, diyor. Ve bu anlamsız yüzü takınmak için ana-kız birlikte, peşin fiyatına on taksit yaptırabiliyorlarmış kredi kartlarına.

Bilinç tüketimiBilinçsizce tüketime çağırıyorlar

Bu, mânâsını kaydetmiş suratlardan diğer kanaldaki bitkisel yolla güzelleşme kürlerine geçiyorsun sonra. Daha masum görünüyor bu yol, ta ki orada bunları anlatan pek sayın beyefendinin bu güzelleşme karışımlarından kendisinin hazırlayıp sattığını öğrenene kadar. ‘Gram mıram, aman çok önemli; siz yaparsanız yanlış olur’ filan. Diğer kanal, diğer kanal… Her şey seni bilinçsiz bir tüketim enstitüsüne çağırıyor. 

Ben kanal kanal gezdikten sonra kumandayı verdiğim annemin televizyonda bir ilahi dinlemesini, Kur’an okunan kanalları takip etmesini, Kabe’de namaz kılanlara özlemle bakmasını çok seviyorum. 

 

 

 

Emine Şimşek ‘illallah’ dedi

Güncelleme Tarihi: 25 Mayıs 2010, 12:57
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Zahid Arhavili
Zahid Arhavili - 8 yıl Önce

Bu programların kulislerde, profesyonel tiyatrocularla, senaristlerle tasarlanıp kamera önüne geldiğini artık bilmeyenimiz yok herhalde.

En ilginci de, sunucuların -başka bir fonksiyonları yok, sadece sunuyorlar- hâlâ yapay davranmaları. Çok falso veriyorlar.

Sunucuların en belirgin özellikleri 'çatlak' olmaları şüphesiz. Ağızları da sürekli boş laf yapabilme yetisine sahip... Ama bir de tiyatrocu yanlarını geliştirseler... Eyvah eyvah...

mavera
mavera - 8 yıl Önce

Çok güzel şık bir haber olmuş. Teşekkürler Emine Şimşek. İnsanları, büyük kitleleri uyutmak, "av" haline getirmek bu kadar kolay.

banner8

banner19

banner20