Gayret bizden, tevfik Allah’tan: Uluslararası Mecelle Sempozyumu

“Ahmed Cevdet Paşa, Mecelle'nin hazırlanmasında önayak olmakla yalnız İslâm hukukuna değil, dünya hukuk hayatına da büyük bir hizmette bulunmuş, hem kendi adını hem de hazırladığı bu mükemmel eserin adını ebedîleştirmiştir.” Fethullah Soyubelli'nin Uluslararası Mecelle Sempozyumu'na dair yayınlanmış olan sunuş bildirisini istifadelerinize sunuyoruz.

Gayret bizden, tevfik Allah’tan: Uluslararası Mecelle Sempozyumu

 “Ahmed Cevdet Paşa, Mecelle'nin hazırlanmasında önayak olmakla yalnız İslâm hukukuna değil, dünya hukuk hayatına da büyük bir hizmette bulunmuş, hem kendi adını hem de hazırladığı bu mükemmel eserin adını ebedîleştirmiştir.”

Bernard Lewis

Lügat anlamı kitap, dergi, mecmua, risâle olan ‘mecelle’ kelimesi hukuk ve ilahiyat bilim çevrelerince Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye isimli eserin kısaltılması olarak kullanılmaktadır. Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye, 1868-1876 yılları arasında Ahmet Cevdet Paşa başkanlığındaki bir komisyon tarafından hazırlanıp peyderpey yayınlanan İslami özel hukuk kurallarını ifade etmektedir. Söz konusu komisyonda, Abdülatif Şükri Efendi, Abdüssettâr Efendi, Ahmed Hâlid Efendi, Ahmed Hilmi Efendi, Alâaddîn Efendi (İbni Âbidînzâde), Filibeli Halik Fevzi Efendi, Isâ Ruhî Efendi, Kara Halil Efendi, Muhammed Emin Efendi (Bağdâdlı), Ömer Hilmi Efendi, Seyfeddin İsmail Efendi, Şirvânîzâde Ahmed Hulusi Efendi, Ömer Hulusi Efendi (Gerdankıranzâde), Yûnus Vehbi Efendi gibi dönemin önde gelen âlimleri üyelik yapmıştır.

Batı dünyasında gelişen hukuk kodifikasyonu hareketleri bağlamında ortaya çıkan bir anlayışla, İslam hukukunun kanunlaşma hareketi içerisinde değerlendirilen bu girişim neticesinde ortaya çıkan Mecelle 1 giriş, 16 Bölüm ve 1851 maddeden oluşan bir eserdir. Mecelle temel olarak dönemin hukuk ihtiyacına cevap verebilmesi amacıyla hazırlanmış, özel hukuk ilişkileri diyebileceğimiz, kira, kefalet, rehin, şirket, sulh, ibra, dava ve deliller üzerine hazırlanmıştır. (Kitâbu'I-Büyû', Kitâbu'l-İcâre, Kitâbu'l-Kefâle, Kitâbu'l-Havâle, Kitâbü'r-Rehin ve Kitâbü'l-'Vedîa, Kitâbü'l-Emânât, Kitâbü'l-Hibe, Kitâbü'l-Gasb ve'l-İtlâf, Kitâbu'l-Hacr vel-ikrâh ve'ş-Şufa, Kitâbü'ş-Şirket, Kitâbü'l-Vekâle, Kitâbü's-Sulh vel-Ibrâ, Kitâbü'l-İkrâr, Kitâbü'd-Da'vâ, Kitâbu'l-Beyyinât ve't-Tahlîf, Kitâbü'l-Kazâ)

Mecelle yüzyıllarca oluşan İslam fıkıh anlayışının bir yansıması olarak hazırlanmış, Osmanlı şer’iye mahkemelerinde uygulanması amacıyla yola çıkılmış ve batılı hukuk sistemlerinin Osmanlı hukuk sistemine iktibasının yoğun olarak tartışıldığı bir dönemde alınan bir kararla çalışmalar başlatılmıştır. Bu bakımdan Mecelle’nin, İslâm Hukuk (fıkıh) kâidelerinin bir kânun metni hâline getirilmesi mi yoksa Fransız Medenî Kânununun tercüme edilerek kabul edilmesi mi gerekli tartışması altında hazırlandığını söyleyebiliriz. Gerek dönemin kodifikasyon hareketleri içerisinde gerekse Osmanlı özelindeki kodifikasyon hareketleri içerisinde önemli bir yere sahip Mecelle, Tanzimat hareketi ile ortaya çıkan hukuk modernleşmesinin önemli bir parçasıdır. Mecelle, Osmanlı İmparatorluğu’nun tarih sahnesinden çekilmesine kadar uygulanmış ve dönemin hukuk eğitiminin de bir parçası olmuştur. Cumhuriyet döneminde İsviçre’den iktibas edilen Türk Medeni Kanunu bağlamında çıkarılan 864 sayılı Türk Kanun-u Medenisinin, Tanzimat Kanunun 43. maddesi ile Türk Kanun-u Medenisinin esbab-ı mucibesinde sayılan neden ve gerekçelerle yürürlükten tamamen kaldırılmıştır.

Osmanlı İmparatorluğu’nun tarih sahnesinden çekilmesi sonrası imparatorluk toprakları üzerinde kurulan birçok yeni devlette, Mecelle uygulanmaya belli sürelerle devam etmiş, hazırlanan birçok İslami medeni kanuna da esin kaynağı olmuştur. Hicaz bölgesi, Suriye, Ürdün, Lübnan, Yemen, Arnavutluk, Bosna, Kıbrıs, Filistin Bulgaristan, Kuzey Afrika devletlerinde hazırlanan bir çok kanunu etkilemiş veya uygulanmaya devam etmiştir. Özellikle birçok devlette kalan Müslüman azınlığın hukuki ihtiyaçlarına cevap verebilmesi için çalışmalara esas teşkil ettiğini belirtmekte de yarar vardır. Bunun yanında, Osmanlının geniş bir coğrafyada hüküm sürmesi ve toplumsal olarak büyük bir çeşitlilik arz etmesinden dolayı birçok dile çevrilmiştir. Örnek olarak Fransızca, İngilizce, Arapça, Bulgarca, Rumca ve Ermenice gibi dillere tercüme edildiğini söyleyebiliriz.

Böyle büyük, önemli ve değerli bir kodifikasyon çalışması üzerine uzun yıllardan beri onlarca bilimsel çalışmalar ve toplantılar yapılmıştır. Türkiye Adalet Akademisi de Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın destek ve katkılarıyla 25, 26, 27 Eylül 2017 tarihleri arasında Bursa’da “Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye” (Tedvini, Uygulaması ve Günümüze Etkileri) konulu uluslararası sempozyumu düzenlemiştir. Sempozyum boyunca sunulan bilimsel tebliğleri yayınlanarak bilim dünyasına katkı sunulması amaçlanmıştır. Sempozyumla Mecelleye tebliğlerin yayınlanması suretiyle iki boyutlu bir yaklaşım sergilenmiştir. Birinci boyutunda; bu kanunun hazırlanışı, uygulanışı gibi milli veçheleri ortaya koymak, ikinci boyutunda ise; Mecelle'nin İslam coğrafyasındaki hukuk sistemlerine yaptığı etkiyi gözlemlemek amaçlanmıştır. Sunulan tebliğlerle bu hedefe ulaşıldığı kanaatindeyiz.

Belirtilen amaca yönelik olarak sempozyuma dünyanın farklı bölgelerinde bulunan çeşitli ülkelerden yargı mensupları, hukuk ve hukuk tarihi, ilahiyat alanında uzman ve akademisyenlerin katılımları sağlanmıştır. Bunun yanında ulusal bazda akademisyen ve uzmanların sempozyuma katılımları sağlanmıştır. Bu bakımdan Türkiye Adalet Akademisi sempozyum kapsamında alanında yetkin ulusal ve uluslararası uzmanları bir araya getirmeye gayret göstermiştir. Bu alanda uzman olan yurtiçinden ve yurtdışında belirlenen ülkelerden akademisyen ve yargı mensupları ile iletişime geçilerek kendileri etkinlik konusunda bilgilendirilmiş ve bilimsel olarak tespit edilen başlıklar uzmanlara ulaştırılmıştır. Sempozyum kapsamında ele alınan konuların bilim hakem kurulu danışmanlığında oluşturulduğunu belirtmekte yarar vardır.

Üç gün süren sempozyuma 22 ülkeden 47 katılımcı iştirak etmiş ve 13 oturumda 43 tebliğ sunulmuştur. Sempozyum 550 kişiden oluşan hâkim, savcı, avukat, akademisyen, hâkim - savcı adayı, uzman ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri tarafından takip edilmiştir.

Sempozyum sonrası tebliğler kitabının yayınlanması amacıyla tebliğler toplanmış, bilim kurulunun bilimsel inceleme ve değerlendirmesinden geçerek yayına hazır hale getirilmiştir. Tebliğler ile ilgili genel olarak yazarın tercih ettiği ıstılaha dokunulmamıştır. Yabancı dillerde sunulan tebliğler alanında uzman akademisyenlerle çalışılarak tercüme edilmiş ve tebliğler kitabına eklenmiştir. Makaleler sempozyum sunum sırasına göre ve Türkçe - İngilizce olarak sıralanmıştır.

Tebliğler kitabının düzenlenmesi sırasında çözümlemeler ve metinler tamamen gözden geçirilmiş, mümkün mertebe anlatım bozuklukları, yazım ve noktalama yanlışları ve imla hataları tespit edilmiş ve düzeltilmiştir. Ayrıca Osmanlı Türkçesi dönemine ait sözcüklerin doğru yazılıp yazılmadıkları kontrol edilmiştir. Bu düzeltmeler yapılırken, tebliğlerde, Mecelle’nin maddelerinden yapılan alıntılarda herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. Mümkün mertebe dönemin Osmanlı Türkçesinin doğru kullanım şekline sadık kalınmaya çalışılmıştır. Bununla birlikte günümüzde hâlâ kullanılan Osmanlı dönemine ait kimi sözcükler Türk Dil Kurumu Sözlüğü, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, Kubbealtı Lügatı ve Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü gibi kaynaklardaki şekilleriyle düzeltilmiş ve bu kaynaklardan azami ölçüde yararlanılmıştır.

Köklü hukuk kültür ve medeniyetimizin büyük hukukçularınca hazırlanan bu eserin ulusal ve uluslararası alanda birçok hukuk gelişmesi ve yeniliğine etki edip referans olacağına inancımızla düzenlenen Mecelle sempozyumu ve çıktısı olarak elimize aldığımız bu eser mevcut hukuk uygulamacılarına, akademisyenlere ve tüm hukukçulara faydalı olması temennisiyle. Gayret bizden tevfik Allah’tan.

Fethullah SOYUBELLİ

Hakim-Öğretim Üyesi Türkiye Adalet Akademisi

Yayın Tarihi: 27 Nisan 2021 Salı 13:30
banner25
YORUM EKLE

banner26