Futbol sadece bir oyundan ibaret değildir

Futbol da aslında diğer bütün modern araçlar (belki de iletişim aracı da denilebilir) gibi kullanılabilecek bir araçtır. Şerif Çakmak yazdı.

Futbol sadece bir oyundan ibaret değildir

Futbol, kimine göre bir yaşam şekli, bir varoluştur; binlerce insan oradan oraya takımlarının peşinde seyahat etmekte, takımlarını izlemektedirler. Hayatını bir takıma adamış insanlar hiç de azımsanmayacak seviyededir.

Bazıları der ki bu bir oyun sadece; bazısı da “Futbol ölüm kalım meselesi değildir, ondan daha önemlidir.” der, Liverpool futbol kulübünün efsanevi teknik direktörü Bill Shankly gibi.

Kendini solcu diye tarif eden insanlarımız futbolu “kitlelerin afyonu” olarak görür. Kendimi içerisinde varsaydığım muhafazakar kesimin de üç aşağı beş yukarı aynı şekilde ele aldığını görüyorum bu oyunu… Bu öyledir ya da değildir diye bir tartışmaya girmeyeceğim tabi ama şunu da sizlerin değerli ilginizi celbetmek için ortaya atmak istiyorum.

Kütüphanede kitap okuyan insandan bir hikaye çıkar da, amiyane tabirle top peşinde koşandan çıkmaz mı? Mali’de bir kuyu açmak için ülkeden ülkeye gezerek çalışıp para biriktiren bir İtalyan/Fransız aileden bir hikaye çıkar da (bunu da belki bir gün anlatırım), ünlü Malili futbolcu Kanoute’nin yaptıklarından bir hikaye çıkmaz mı?

Futbol artık hayatımızın içinde

Futbol artık bir dünya insanın hayatına girmiş durumda. Futbolu bilmeyenler bile Messi ya da Ronaldo ismini biliyor bir şekilde. (Siz bilmeseniz bile çocuklarınıza/kardeşlerinize sorarsanız söyleyeceklerdir.)

Mesela 2002 Dünya Futbol Şampiyonası'na katılan milli takımımız için bir tarikatın müridleri, şeyhlerinden milli takımımız için dua istediklerinde şeyh efendi, hem futbola uzak olduğundan hem de böyle bir şey için dua edilmeyeceğini söylediğinde, müridlerin “ama efendim bu kafirlere karşı Müslümanların galibiyeti için olacak” diyerek bir nevi şeyh efendiyi milli takımımız için dua etmek mecburiyetinde bırakmış olmaları aslında futbol işin içine girince ne durumda olduğumuzun bir kanıtı olarak orta yerde durmaktadır. Biz görsek de görmesek de…

Aslında bu durum futbolun da Müslümanlar için bir araç olarak kullanılabileceğini göstermez mi bize? Mesela geçtiğimiz sezon Beşiktaş futbol takımına transfer olan Demba Ba adlı ünlü Müslüman futbolcunun sayesinde bütün bir stad “Demba Ba bizi namaza götür” diye tezahürat yapmıştı. Bu taraftarlardan bazıları onu görmek için sabah namazında Sultan Ahmet Camii'ne gittiğini de sosyal medya aracılığıyla paylaşmıştır. Ayrıca Demba Ba'nın sosyal medyadan yaptığı “eğer şampiyon olursak herkesi Eyüp Sultan’da sabah namazına bekliyorum” çağrısı günlerce yaygın medyada yer almıştı.

Yine ülkemizde futbol oynayan Senegalli Müslüman futbolcu Moussa Sow’un Ramazan'da binlerce kez paylaşılan “Gerekirse Futbolu Bırakırım, Ama Orucumu Tutmamazlık Yapmam. Para Sadece Dünyada Geçerlidir. Bir Müslüman Olarak, Ben Ahiretimi Düşünmek Zorundayım." sözleri, sanıyorum televizyonlara çıkan hocalar kadar, belki daha fazla dikkat çekmiştir.

Müslüman futbolcular İslam'a dair gündem oluşturabiliyor

Futbol ile Kanoute gibi İslam'a faydalı olunabilir mi? Buyrun bir de ona bakalım. Kanoute, Sevilla kulübüne transfer olduğunda Müslümanların ibadetlerini yaptığı Ponce de Leon Camii konusuna el atmış ve bu camiyi ibadete açık tutmak için (bazılarına göre 700,000 €) kaynak sağlamıştır. Yaptıkları bununla da kalmamış, 2008 yılında bir uluslararası müsabakada attığı gol sonrası formasının altından gösterdiği Filistin yazılı tişört ile yüklü bir ceza yemiş ama İsrail’in yaptığı “Dökme Demir” operasyonunu kendince protesto etmiştir.

Kaonute’nin Batı dünyasının gündemine gelmesi bu kadarla kalmamış, Sevilla kulübünün bir bahis şirketiyle forma reklamı konusunda anlaşması üzerine, bahis reklamlı formaları giymeyeceğini deklare etmiş ve maçlara forma reklamı kısmı bantla kapalı olarak çıkmıştır bir süre... Daha sonra bazı İslam âlimlerinden fetva alınmış ve Kanoute’nin isteği üzerine bu firma Mali’de Müslüman gençlerin eğitimi vb. işler için yüklü bir bağış yapmak zorunda kalmıştır.

Bütün dünyada milyonlarca taraftarı olan Arsenal kulübünün futbolcusu Abou Diaby’nin çok güzel sesiyle okuduğu Kur’anı Kerim zaman zaman yine sosyal medyada paylaşılmaktadır.

Futbola neresinden bakıyorsun?

Malezya’ya yaptığım bir gezi sırasında nereli olduğumu soran Malezyalılar’ın bir çoğu Türk olduğumu öğrendiğinde “Aaa Fenerbahçe, Galatasaray” diye konuşmaya başlıyorlardı.

Futbol da aslında diğer bütün modern araçlar (belki de iletişim aracı da denilebilir) gibi kullanılabilecek bir araçtır.

Belki futbol, Portekiz diktatörü Salazar’ın dediği gibi (“Ben Portekizi yıllarca 3F ile yönettim: Fado (bazıları Fatima da olabilir diyor), Fiesta ve Futbol”) bir şeydir. Belki de Kanoute’nin kullandığı gibi bir şeydir.

Bütün iş nasıl bakılacağını bilmekte galiba…

Futbolcu Abou Diaby, East London Camii'nde Kur'an okuyor:

 

Şerif Çakmak yazdı

Güncelleme Tarihi: 01 Ağustos 2015, 12:47
YORUM EKLE
YORUMLAR
Cankat Kaplan
Cankat Kaplan - 4 yıl Önce

Ellerine sağlık Şerif Abi. Çok güzel bir yazı olmuş.

banner19