Frankfurt Kitap Fuarı'na hazırız

63. Uluslar arası Frankfurt Kitap Fuarı için geri sayım başladı.

Frankfurt Kitap Fuarı'na hazırız

 

63. Uluslar arası Frankfurt Kitap Fuarı için geri sayım başladı. Yaklaşık 15 gün sonra yayıncımızla, yazarımızla, editörümüzle, tasarımcı ve işimize emek veren bütün bileşenlerimizle yeni bir maceraya doğru yelken açacağız. Her Frankfurt öncesi içim kıpır kıpır oluyor. Dünyanın en büyük ve en profesyonel kitap fuarına doğru yola çıkmak beni çok heyecanlandırıyor. Kişi kendin bilmek gibi irfan olmaz derler ya o hesap, benim ve yayınevimin bir Frankfurt öncesi var birde Frankfurt sonrası…

İki proje var önümüzdeFrankfurt Kitap Fuarı

Bir yayıncı ve STK yöneticisi olarak Frankfurt Kitap Fuarı’nın öneminin bilincindeyim. Son zamanlarda farkındalık diyorlar ya işte o tabir benim iliklerime kadar işlemiş durumda. Yeni dönemin trendlerini, yayıncılığın gelişimini, önümüzdeki zamanların neler getireceğini bu fuardan öğrenmek mümkün. Hayat boyu öğrenme yani öğrencilik yıllarımız bitmiyor hamd olsun.

Bu sene de, geçen Frankfurt Kitap fuarından bu zamana kadar çok çalıştık ve çeşitli projeler ürettik. En büyük projelerden bir tanesi 2012 Moskova Kitap Fuarı Onur Konuğu ve 2013 Londra Kitap Fuarı “Hedef Pazar Türkiye” projesi. Moskova’daki bürokrasinin ağır işlemesinden dolayı bu proje netleşmese de iyi bir yolda olduğumuzun bilincindeyiz.

Türkiye farklıydı

Geçen yıl Frankfurt Kitap Fuarında konuk ülke Arjantin olmasına rağmen, umut ve heyecan verici bir etkinlik olmadı. Fuar alanında çokça Arjantinli ziyaretçi var, o kadar. Aslında Frankfurt Fuar organizasyonu da bunun farkındaydı. Oysa iki yıl önce onur konuğu olan Türkiye uzun yıllardan beri en çok etkinlik yapan ülke olmuştu. Dahası bu etkinlikler Alman basınında da ciddi yer bulmuştu. İki yıl önce hem ziyaretçi rekoru hem de basında çıkan Türkiye haberleri ile ayrı bir rekor kırıldı.Frankfurt Kitap Fuarı

TEDA projesi çok şey değiştirdi

Türk yayıncıların son beş yılda çok büyük aşama kaydettiklerini söylersem yanılmış olmam. Tabii ki bu bir süreç, akşamdan sabaha olacak bir şey değil. 2005 yılında TEDA projesinin başlamasından beri, altı yıldır uluslararası arenada daha yoğun bir şekilde görünüyoruz. TEDA’ya bugüne kadar 911 kitap yayını müracaatı oldu ve bu kitaplardan 600 tanesi yayınlandı. Son bir yılda TEDA sayesinde 125 eser için Almanca, 26 eser için Fransızca, 35 eser için İngilizce ve 22 eser için İspanyolca dili desteği verildi. Türk yayıncıların kurumsal olarak fuarlara, etkinliklere katılması da, yayıncılığımıza yurt dışında ivme kazandırdı. Onur konuğu olduğumuz yıl fuarda yapılan Türkiye etkinliklerinin elde ettiği başarı dünyaya açılım noktasında yayıncılara cesaret verdi. Dünyanın büyük kitap fuarlarının Türkiye’yi fuarlarına davete devam etmeleri ve Onur Konuğu yapmak istemeleri Türkiye’deki yayıncıların, yazarların ve bütün sektörün büyük bir başarısı olarak ortaya çıkıyor.

Yunus Emre Kültür Merkezleri

Özellikle vurgulamak istediğim bir şey de Yunus Emre Kültür Merkezleri projesi ve bu kapsamda kurulan kütüphaneler. Almanların Goethe, İspanyolların Cervantes Enstitüleri gibi merkezler kuruluyor. Bu projenin dünyanın önemli kentlerinde uygulamaya konmasıyla birlikte kültür, sanat, edebiyat ve dilimizin dünyaya yeni bir heyecan getireceğinden hiç kuşkumuz yok.

 

Münir Üstün yazdı

Yayın Tarihi: 24 Eylül 2011 Cumartesi 14:14 Güncelleme Tarihi: 24 Eylül 2011, 14:33
YORUM EKLE

banner19

banner36