Fatsa olaylarına 'sağ'dan bakan yok

Fatsa olayları ile ilgili hemen bütün kaynaklar sol kökenli. Sağcı/ülkücülerin konuyu işleyen tek eseri olarak 1981 yılında basılmış ve oldukça küçük hacimli bir kitap bulunuyor. Fatsa’da 5 Adam ismini taşıyan, Selahaddin Turgay Daloğlu tarafından kaleme alınan bir roman... Selçuk Küpçük yazdı..

Fatsa olaylarına 'sağ'dan bakan yok

Son yıllarda Fatsa olayları üzerine yazılmış ne var ne yok onları topluyorum. Kitaplar, gazete yazıları, dergi makaleleri, belgeseller, anılar, fotoğraflar vs... Vefat etmeden evvel aynı şehrin havasını solukladığımız ve dizlerinin dibinde bulunmaktan, bürosuna gidip zamanın akışkanlığı karşısında sanki kurtarılmış bir bölgedeymişçesine huzur bulduğum rahmetli bir avukat abi, 12 Eylül darbesi sonucu Fatsa Davasında “sağcı” (dava dosyasında “sağcı” yazıyordu) tutukluların savunmasını yapmıştı. Sağcı derken aslında genel olarak “ülkücü” biçiminde anlamak daha doğru. Ama Sıkı Yönetim Mahkemesi savcılığı davayı o başlık altında açmıştı. Neyse... Tabi üzerinden yıllar geçmişti meselenin. Rahmetli avukat abi, dava dosyasını bana verdi, bu meselelere ilgimi bildiği için... Sayfalarca iddianame, savunmalar, failler ve mağdurlar hakkında detaylı bilgiler ve dosya kenarlarına kurşun kalemle alınmış özel el yazısı notlar...

İleride bir gün belki bu konu ile ilgili özel bir şeyler yazarım düşüncesi ile dosyayı istediğimde, o da sağolsun zaten üzeri tozlarla kaplanmış ve adeta terk edilmiş bir köşede duran benim için önemli bu klasörü uzatıp avuçlarıma bıraktı. Artık o gün evime giderken, yakın dönem tarihinin önemli bir arşivini kollarımın arasında tuttuğumun farkında idim. Tarihi, sanki bir avukatlık bürosunun tozlu arşivinden uyandırmış, küllerinden arındırmış ve yeniden üzerini açmak üzere hayata geri veriyordum. Dosya, gün yüzü görmeyeli belki 20 yıldan fazla vardı.

Güvenlik güçlerine muhbirlik yapan “sağcı” militanlar da tutuklanır

Bilmeyen arkadaşlar için hemen kısaca özet geçelim: 12 Eylül darbesinden yaklaşık bir yıl evvel Ordu’nun Fatsa ilçesinde ara yerel seçim olur ve '80 öncesinin önemli sol gruplarından Dev-Yol’un desteklediği bağımsız aday Fikri Sönmez kazanır. Tabi bunun evvelinde hem sol grupların, hem ülkücülerin karşılıklı şiddet içeren yakın dönem pratiğinin olduğunu belirtelim. Seçimden bir müddet sonra Temmuz ayında güvenlik güçleri kente operasyon yapar ve solcu militanları tutuklar. Militanların bir kısmı kırsala çekilir. Güvenlik güçleri arasında operasyona, ülkücü muhbirler de katılıp, polise yer, mekan, adres gösterirler. Bütün bunlara ilişkin yeterince bilgi, kaynak, arşiv hem internette mevcut, hem de ortaya konan kitaplarda ve belgesellerde var. Bir önceki kitabımda bu konuyu “idamlar” maddesinde özel olarak yazmaya çalışmıştım.

12 Eylül darbesinden sonra bu, güvenlik güçlerine muhbirlik yapan “sağcı” militanlar da tutuklanır ve bir kısmı idam ile yargılanır. Ağır işkenceler görürler ve içlerinden itirafçılar çıkar. Bu da işin “sağcılar” açısından adeta ironisi gibidir. Devlet’e onca yardıma rağmen, devlet darbe sonrası solculara reva gördüğü ağır, kötü muamelenin aynısını “sağcı”lara da uygulamıştır. Yine de mahkemelerde muhbirliklerinin iyi bir şey olduğunu savunmaktan geri durulmamıştır ilginç şekilde! Onlar devletten yana bu savunularını yaparken, Mamak’ta çoktan arkadaşları teker teker idam edilmeye başlanmış, hatta Hüseyin Kurumahmutoğlu isimli Samsunlu bir ülküdaşları kafasına aldığı bir darbe sonucu ölmüştür bile...

Sağ”dan Fatsa'ya bakan yok

Fatsa olayları ile ilgili hemen bütün kaynaklar sol kökenli. Kitaplar, dergilere yansıyan makaleler, belgeseller ve hatta yurtiçinden ve yurtdışından yapılan akademik çalışmalar… Kütüphanemde dergi yazıları, fotokopileri, gazete kupürlerinin dışında hemen elimi uzattığımda karşıma çıkan ilk kitaplardan bazıları mesela şöyle: Fatsa Devrimci Yol Savunması (Pertev Aksakal), Terzi Fikri (Sinan Demirbilek), Uçurumda Saklı Sevdam (Arslan Gümüş), Fırtına Günlerinden Notlar (Ayhan Özden)... Bunları artırmak mümkün... Ve çoğu o dönem Fatsa’da aktif olarak sürecin içerisinde bulunmuş, cezaevinde yatmış solculara ait.

Bu yazı bağlamında asıl ilginç olduğunu düşündüğüm mesele, konu ile ilgili “sağcı”/ülkücü camiadan kayda değer hiçbir yayının bulunmaması. Oysa karşılıklı şiddetin bir tarafında onlar da vardı ve kayıpları söz konusu idi. En azından sol kökenli metinlerin çoğu subjektif ve tek taraflı anlatımları yanında meseleyi ülkücülerin gözünden görmek de önemli. Ama ne döneme yönelik anılar ne de belgesel anlatılar mevcut değil. Elimde sağcı/ülkücülerin konuyu işleyen tek eseri olarak 1981 yılında basılmış ve oldukça küçük hacimli bir kitap bulunuyor. Fatsa’da 5 Adam ismini taşıyan, Selahaddin Turgay Daloğlu tarafından kaleme alınan bir roman... Aslında tam anlamı ile buna bir roman da demek mümkün değil. Olayların mağduru, devrimci şiddetin muhatabı, ülkücü/sağcı olduğu söylenen, aralarında imam, öğretmen, polis memuru gibi şahısların bulunduğu parça parça anlatımlar... Fatsa ile ilişkili olarak 5 sağcının solcular tarafından nasıl öldürüldüğü konu ediliyor kitap boyunca. Dönemi kavramak, Fatsa meselesini mevcut baskın sol anlatının dışında çözümleyebilmek açısından kıymetli değil ama önemli bir kitap yine de... Tabi ki ülkücü yakın dönem tarih açısından yetersiz. Ve bu kitap tek başına meselenin bütününü görmeye imkan vermiyor.

Kitabın şöyle ilginç bir yönü var: Fatsa’nın 1980 öncesi sahilden fotoğraflarının yer aldığı ilk sayfalarından hemen sonra, yazar tarafından darbeyi yapan Kenan Evren’e övgülerle dolu ifadeler mevcut. İfadeler aynen şöyle: “12 Eylül 1980… Türk tarihinde yeni bir devrin başlangıcı... Ve bu hareketin tarihe şerefle geçecek orgeneral üniformasında; düşünce, liyakat, aksiyon ve başarıda önde gelen dört isimden Türk Silahlı Kuvvetleri kumanda zincirinin en üstteki ismi : Kenan Evren”. Yazar bütün bu ifadeleri, darbe olmuş, işkencehaneler sağlı sollu çocuklarla doldurulmuş, her iki taraftan bu genç bedenler yağlı urganlarda sallandırılmaya başlanmış, kimisi ağır işkencelerde öldürülmüş ve intihar etti tutanakları tutulmaya başlandıktan sonra yazıyor. Kısa sürede kitap 1982 yılında ikinci baskısını yapıyor. Bende bu ikinci baskı mevcut.

Devrimci şiddet” diye absürd bir durum söz konusu

Meselenin sağcı/ülkücü camia açısından salt bu kitap üzerinden bile okunmaya değer ironik ve hatta trajik öyküsü var aslında. Sol ve Fatsa özelinde Dev-Yol devlet ile çatışıyordu. Bunu anlamak mümkün. Peki ülkücüler? Güvenlik güçleri ile kente muhbir olarak giren bu gençler birkaç ay sonra darbe olunca sanık sandalyesinde, uğruna muhbirlik yaptıkları, silahlı operasyonlara katıldıkları devlet tarafından yüzüstü bırakılmış, idamla yangılanmış ve çok ağır işkencelerden geçirilmişlerdi. 9 idam vererek bedel ödediler, Daloğlu’nun öve öve bitiremediği darbecilerin yağlı urganlarında. Gerçekten de Fatsa’da 5 Adam kitabının girişinde belirtildiği gibi(!) darbeciler, Türk tarihinde yeni bir devre açtılar! Mamak’ta, Diyarbakır cezaevlerinde yaşanan insanlık dışı kötü uygulamaları bu toprakların çocuklarına reva görerek.

Kitap çıkalı yıllar oldu. 12 Eylül darbesinin nasıl kurgulandığı, ülke çocuklarının birbirlerine karşı Gladio ve bunun yerli-resmi uzantıları tarafından nasıl kışkırtıldığı, annelerinin koyunlarından çekilip alınarak, elleri kanlı katiller haline nasıl getirildiğinin bilgisine artık sahibiz. Her şeyden evvel ülke darbeler ve darbeciler ile yüzleşmeye başladı. Bütün bunlar olup biterken, sağcı/ülkücü camia içinden birisi çıkıp da, “camiamızın bir zaman övdüğü, kütüphanelerine soktuğu bu kitapta neler söylenmiş böyle!? Bu söylenenler ile bir yüzleşelim bakalım!” demedi.

Biraz evvel yukarıda sol kökenli isimler tarafından kaleme alınan kitapların eleştirisi de tabi ki mümkün. Yani oradan sol, 70'ler ile ilgili olarak her platformda yaptığı gibi, epik bir tarih kurgulamaya çalışıyor. Ve 70‘lerin bütün “kötülüklerini” ülkücü camiaya havale ederek, meseleden sıyrılmaya gayret ediyor. Ama ortada bizatihi teorisinin yapıldığı “devrimci şiddet” diye absürd bir durum söz konusu... Dolayısıyla Fatsa meselesi bağlamında bütün bu sol yayınlar, dönüp topluma bir özeleştiri sunmaktan uzaklar. Bu mesele ayrı bir yerde durmakta. Eleştirisi uzun uzadıya yapılabilir. Ülkücülerin Fatsa’da 5 Adam isimli kitabı ise bence daha trajik bir zeminde bekliyor. Öve öve bitiremediği celladı tarafından canının alınması gibi içinden çıkılmaz bir durum bu...



Selçuk Küpçük yazdı

Güncelleme Tarihi: 23 Mayıs 2016, 14:03
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Erhan Papila
Erhan Papila - 5 yıl Önce

Bu Web sitesi Fatsa'ya ülkücü bakışıdır.https://kursadbozhaliloglu53.wordpress.com

banner19

banner13

banner26