Fatih'in çocukluk defterini gördünüz mü?

Fatih Sultan Mehmed’in çocukluk defteri, zihin ve hayal dünyasını ortaya koyması bakımından ilginç bir belge olma özelliği taşıyor.

Fatih'in çocukluk defterini gördünüz mü?

 

Şüphesiz tanıdığımız, bizde yeri olan bir insanın karalama dahi olsa defterini incelemek güzeldir, hoşumuza gider, merak ederiz ne yazmış, ne çizmiş diye. Bu insan bir padişahsa, hele ki çağlara yön veren Fatih Sultan Mehmed ise, defterden alınan haz kat be kat artar.

Fatih, birçok yönüyle araştırmalara konu olmuş, "onun gibisi dünyaya az gelir" cinsinden, müstesna bir şahsiyet. 21 yaşında bir gencin bırakın İstanbul'u fethetmeyi, bunu hayal etmesi bile bize harikulade bir şey olarak görünürken, o bunu başarıyor. Bu kadar genç yaşta padişah olup, İstanbul'u almanın sırrı ne idi acaba? Hayretler uyandıran Allah vergisi zekâsı mı, sıradışı kişiliği mi, aldığı eğitim mi önceliğe sahipti bu başarılarda? Bu sorulara kesin cevap vermek zor. Peki, Fatih'in çocukluğuna inip zihin ve hayal dünyasında gezinmeye, defterini karıştırmaya ne dersiniz?Fatih Sultan Mehmet'in çocukluk defteri

Sultan II. Abdulhamid, Fatih'in defterini ciltletmiş

Sultan II. Abdulhamid Han'ın sarayda bulup, bakımını yaptırıp yeniden ciltlettirdiği, Hazine-i Hümayun'a koyacak kadar önem verip, sakladığı bir 'çocuk' defterinden bahsediyorum. Defterin kâğıtlarının Fatih'in babası Sultan II. Murat Han dönemine ait olduğu kesindir. Zira defter, o dönem İtalya’dan getirilen kâğıtlardan imal edilmiştir. Bize intikal edip araştırmalara konu olması ise, 1940’lara doğru Ord. Prof. Dr. Süheyl Ünver’in Topkapı Sarayı arşivinde bu deftere rastlaması ve 20 yıl süren incelemeleri sonucunda gerçekleşir. Süheyl Ünver, 1961 yılında çalışmalarını nihayete erdirip, defterin Fatih'e ait olduğuna karar kılar ve bu defteri "Fatih’in Çocukluk Defteri" adıyla yayınlar.

Fatih, Divanı olan ilk padişahtır

Fatih Sultan Mehmed döneminde sanata ve sanatçıya çok değer verilmiştir. Onun devri sanatın altın çağını yaşadığı devirdir. Saray nakkaşhanesini kurması, minyatür sanatının ilk örneklerinin verilmesi onun zamanında olmuştur. Bunda kuşkusuz sanata yatkın kişiliğinin payı vardır. Avni mahlasıyla şiirler yazan, 'Divan'ı olan ilk padişahtır o. Bu defterden anlıyoruz ki, Fatih şiire olduğu kadar resime de meraklıdır. İtalya'dan getirttiği sanatçılara portresini yaptıran ve Padişah Portreciliği geleneğini başlatan da kendisidir.

Fatih'e dair bilinen en eski belge olan bu defter, genç şehzadenin tuğra denemelerinden tutun da, Doğulu ve Batılı özellikler taşıyan portre çalışmalarına, hayvan figürlerine, çiçek ve süslemelere kadar birçok karakalem çalışması barındırıyor. Daha genç yaşta Fatih'in, resme kabiliyeti ve tezyinî sanatlara ilgisi olduğunu defterdeki çizimlerden anlıyoruz. Defterdeki bu süsleme formları -hatayi, yaprak ve goncalar- dönemin karakteristik tezhip motiflerinden esinleniyor.

Fatih Sultan Mehmet'in çocukluk defteriTuğralarına "El-Muzaffer Daima" yazmış

Besmele ile başlayan bu defterde Fatih, padişah olacağı zaman kullanacağı imzası olan tuğrasının en güzel formunu oluşturmaya çalışmış. Sultan Mehmed bin Murad Han isminden sonra El-Muzaffer Daima ibaresini de eksik etmez Fatih, denemelerinde. O zamandan lügatine koymuştur zaferi.

Küçük yaştan beri çok dilli ve çok kültürlü ortamda yetişen Fatih, eğitimini aldığı Arap, Fars ve Yunan dillerinde yazılar yazmıştır defterine. Şiir yazma girişiminde bulunmuş, bir iki beyit karalamış.Fatih Sultan Mehmet'in çocukluk defteri

Defterde insan ve hayvan figürleri var

Defter, insanlar ve hayvanlar üzerinde yaptığı gözlemi göstermesi bakımından önemli. Yandan görünen gövdesinin yarısının çizildiği at başları, leylek, kartal, baykuş karikatürleri çizmiş. Kesin ve muntazam çizgilerle gözlemini yansıttığı bu karikatürler, usta bir elden çıkmış intibaını uyandırıyor. Zira ayrıntılar geçiştirilmemiş, detaylar özenle aktarılmış. Kuşların gagasındaki zariflik ne kadar da güzel yansıtılmış. Acaba kuş mu besliyordu genç şehzade? Atın öne uzanmış sağ ayağındaki inceliğe bakın. Yıllar sonra Fatih'in, İstanbul surlarına dayandığı resmedilirken yine atın bir ayağı önde, şaha kalkmış olacaktır.

Yüz ifadelerinin başarıyla yansıtıldığı insan portreleri, Fatih'in ressamlardan sanat eğitimi aldığını gösteriyor. Yüzdeki anlatımı yakalamaya gayret etmiş Fatih. Bıyıklı, sakallı ve sarıklı tipler olduğu gibi, Batılı insanların portreleri de vardır defterde. Kim bilir saray erkânından kimleri çizdi? Kendisine yabancı dil öğreten Batılı hocalarını mı resmetmek istemiştir şu portrelerde? Belki de şu gümrah sakallı, ön cepheden çizilmiş kişi Fatih'in hocası Molla Gürani'dir, neden olmasın?

Defter, Fatih'in hem Osmanlı figürlerine, hem Batı sanatına olan ilgisini gösteriyor, her yönüyle merak uyandıran sultanın gençliğine ait somut iz ve işaretler taşıyor. Fatih'in müsvedde defterindeki hâlâ gizemini koruyan bu çizimler meraklılarının ilgisine açık.

Fatih’in karakalem çizimleri için fotogalerimize buyurunuz.

 

Ayşegül Sena Kara Fatih'in defterini inceledi

Yayın Tarihi: 29 Mart 2013 Cuma 15:54 Güncelleme Tarihi: 24 Mayıs 2018, 10:30
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
E
E - 5 yıl Önce

Şu an bir yerde sergileniyor mu acaba? Bilginiz var mı?

İlhan Sunulu
İlhan Sunulu - 4 yıl Önce

Fatih'in atının sağ ayağının bariz şekilde açık olmasının nedeni ; tamamen rahvan at kullamasıyla ilgilidir. Türk'ün atı böyle yürür ,koşar . İstanbul'u fethederken de bu böyleydi. Fakat artık Turkiye'de Bahattin Karakoç haricinde Türkü'n atının rahvan olduğunu fark eden ne şair ne de yazar var

banner26