Evlilikte ekonomik bağımsızlık aldatmacası!

Evleneceğiz ama kiminle ve niçin? Hem işi var mı bu evlenilecek çocuğun?! Ev sakın alabilir mi kızımıza?!

Evlilikte ekonomik bağımsızlık aldatmacası!

 

Eski zamanlarda (eski dedimse tarih öncesi devirler falan sanmayın. Daha 20 yıl kadar önceleri işte) insanlar evlerinin hizmetinde yeni bir ferdi daha ortak etmek istediklerinde, oğullarını kısa yoldan evlendirme telaşına düşerlerdi. Tez elden mürüvvetini görme arzusu da ağır basan faktörlerdendi. Ya da genç buna hazır olduğunu hissettiğinde, bunun yerel yöntemlerini kullanarak mesajını iletirdi.

Önce iş sonra eş

Şimdiki gibi okulu bitirme, iş kurma benzeri gaileler olmayınca bazıları sadece “hele bir askerliğini yapsın da,” diye düşünürdü. İçi küçük ama gönlü geniş evlerde birkaç nesil beraberce yaşarlar, acı tatlı hatıralarla yuvarlanıp giderlerdi.

Sonraları şartlar değişti. Yani şartları değiştirdi insanlar. Her gün yeni kurallar eklendi. Gelişen sosyal ve psikolojik durumlar neticesinde evliliğe duyulan ihtiyaç yaşı küçüldü, buna karşılık evliliğe müsaade edilen yaş büyüdü. Daha kapalı bir tolumu yaşayan insan yerine, tıkış tıkış hayatın içinde otobüste, trende sürtünerek geçen gençlerin duygusal yönleri göz ardı edildi.

Kiminle ve niçin evleniyoruzevlilik

Oysaki evlilikle dininin yarısını tamamlamış olacak, kalanı için de Allah’tan korkacaktı. Tam aksine;  gördüğünü görmemiş gibi, duyduğuna karşı sağırmış gibi davranarak, duygularını zoraki bastırma yoluna gitmeyecekti. Evlenmek için ev, araba, iş, aş şartı derken zorlaştı gidişat.

Daha da sıkıntılısı, aslında evlenirken kiminle ve ne ile nikâhlandığından emin olmayan bir gençlik çıktı. Aynı anda karşısındaki beyaz atlı veya beyaz gelinlikli kişiyle, onun kariyeriyle, maaş kartıyla, saygınlığıyla… Nikâhlanınca işler karıştı. Bu İslam’ın cevaz sınırında bıraktığı taaddüdü zevcat (çok eşlilik) sınırını çoktan aştı. Evlenirken “evet” dediği maaş kartı bir süre sonra sorun oluşturmaya başladı.  Kariyere o gün evet demişti ama bugün bir dizi rol çatışmaları sebebiyle sıkıntı yaşanır hale geldi.

Nikâh masasında kendisine “evet” diyen bir tek ses duysa da, onun içinde teklife muhatap olanlar farklıydı. Çağlar öncesinden bu soruna Allah’ın Rasülü “sen dindar olanı seç. Eli toprak olasıca. (Evi bereketlenesice)” demişti. “Hepsi bulunsa kötü mü olur?” diyen itirazları duyar gibiyim. Unutmamak lazım ki, bu yarış pistinde yarışmacılar yolun darlığı nedeniyle yan yana gidemiyorlar. Yani birisi öne geçince diğeri arkada kalıyor.

Nasıl özgürleşeceğiz?

Ekonomik bağımsızlığını kazanmak için okuyup çalışma hayatına atılan kadınlar için bu durum ciddi bağımlılığı getirdi. Özgürleşmek denilen şey aslında sadece eve değil bunun yanında işe ve dışarıya da bağımlı ve esir olmayı gerektiriyormuş. Bunu öğrendiler ama girişi olan yolun çıkışını bulamadılar. Aynı kurumda çalıştığımız bir bayan sık sık eşine “Ah dünyaya bir daha gelsek de, sen kadın olsan ben de erkek olsam bak neler yapacağım.” dediğini nakleder. Mahrem bölge dediğimiz o evin içinde neler geçiyor ki, bu sözler söyleniyor.

Evlilik gibi dinin yarısını tamamlayacak önemli bir aşama için evlenmeden önce “ev”lenmeyi şart gören modern anlayış, konuya ihtiyaç ve duygulardan değil de, sadece şirket ortaklığı gibi bakınca işler daha da karmaşık hale geldi. Zira “senin maaş, artı benim maaş” söylemiyle ortaklık başladı. Birçok ortaklıkta olabileceği gibi, “senin varsa benim de var” söylemi sıraya girdi.

Sonrasını ne siz sorun ne de ben söyleyeyim. Ama mahkeme istatistikleri hiç de hoş bilgiler vermiyor.  Yani evlenmek için, önce ev yerine çadır almak değil çözüm. Bunun yerine çadır kadar mütevazı bir hayatı göze almayı gerekli kılıyor sanırım şartlar.

 

Haşim Akın dikkat çekti

Yayın Tarihi: 04 Kasım 2012 Pazar 02:29 Güncelleme Tarihi: 14 Kasım 2012, 13:28
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
sekine
sekine - 9 yıl Önce

" ARTIK KENDİMİ KOCA ONU KADIN GİBİ HİSSEDİYORUM" "SANKİ BEN ERKEK OLAN TARAFIM HERŞEYE YETİŞMEYE ÇALIŞMAKTAN YORULDUM" VS vs.imanımız her daim tazelenmeye muhtaç eyvallah ama rızkı veren allah diye ne de olsa hanım da çalışıyor rahatlığında oldukça daha çok karışacak bu roller!

simla
simla - 9 yıl Önce

özellikle ekonomik özgürlüğü olan,üniversite mezunu kızların kendi statülerinde biriyle evlenmek istemeleri,aynı durumdaki erkeklerin bu konuya önem vermediği için lise mezunu kızlarla evlenmeleri bu durumda bahsi geçen kızların evlenmek için aradıkları özellikte birini bulamamaları

sekine
sekine - 9 yıl Önce

yazıda haklılık paylarınız epey fazla. duygusal yönden ihtiyaç duyulan yaş arttıkça ailelerimiz ve sosyal çevremiz tarafından müsaade edilen yaş hayli yükseliyor.şahsım adına çalışmayı istemediğim halde karşılaştığım insanların maaşlarıyla bir kirayı dahi karşılayamayacağımız ortada iken..kadın çalışmasın da ne yapsınçalıştıkça erkekleşmiş hissediyor böyle hissettikçe de evlilikteki roller karışıyor. çevremden ve arkadaşlarımdan sıkça duyduğum ve beni evlilikten soğutan cümle özeti her şeyin

tespih
tespih - 9 yıl Önce

erkeğin maaşı azsa o zaman ona göre bir evde oturulur..o ev kız tarafından istenmese kızlar çalışmak zorunda kalır.

şakir
şakir - 9 yıl Önce

erkeğin kazandığı parada ailenin tamamını hakkı yok mu? eğer varsa ve rızık takdir edilmiş bir kaide ise, evde kaç kişi çalışıyorsa çalışsın aynı rızka ulaşılacak. zorunluluktan çalışanları (ki bu çok küçük bir grubu kapsar) bir kenara koyarsak evde kadınlığının, anneliğinin hakkını güzelce vermek varken neden aynı rızkı kazanmak için daha çok insan yorulsun ki.acaba annelik cennetlik bir meslek/meşguliyet değil mi? buna mı inanmıyoruz.

banner26