banner17

Elveda ya Şehr-i Ramazan!

''Elveda ya Şehr-i Ramazan'' yazdı mahyalarda bu hafta. Büyük bir hüznün ifadesi değil midir bu? Kaçımızın kalbine ağır geldi kim bilir bu nida! Ben istemedim elveda demek...

Elveda ya Şehr-i Ramazan!

 

''Elveda ya Şehr-i Ramazan'' yazdı mahyalarda bu hafta. Büyük bir hüznün ifadesi değil midir bu? Kaçımızın kalbine ağır geldi kim bilir bu nida! Ben istemedim “elveda” demek, keşke demesek. Misafiri karşılarken ''Hoşgeldin'' diyen biz, ne zaman uğurlarken ''Elveda'' der olduk.

Elveda, sanki gidip de gelmeyecek olana ağıtlar yakmazdan evvel söylediklerimizden. Sanki arkasından su serpmişiz de, dönmez olacağını bilmişiz gibi. Yok, işte öyle değil. Tul-i emelden beri olmadaki incelik burda belimizi büküp, gönlümüzü kırar. En kutlu ay ise gelen, sahabe-i kiramdaki incelik olmalı kalbimizde, yılın yarısını Ramazan’a hazırlıkla, diğer yarısını ona özlemle geçiren tarzda bir incelik. ''Hiç ölmeyecek gibi dünyaya, yarın ölecek gibi ahirete çalış''an bir incelikle beklemeli Ramzan'ı ve uğurlamalı da aynı dengede. Onun içindir ki, ''elveda''yı sevmedim ben, su gibi akıp geçti diye, bir daha gelmeyecekmiş gibi yollamayı sevmedim.Ramazan

Tüm seneye pay etmeli!

''Güle güle'' desek hep, ''Yine Gel'' desek, hep kavuşacakmışız gibi hitab etsek mübar eğe. Her kim ki bu ümitle uğurlasa Ramazan'ı, Hacc yolundaki karıncadan kalır mı farkı? O değil mi ki yarına çıkma garantisi yokken hedef bildi Harem'i, ne bir acelesi vardı ne kederi. İşte öylece beklemeli, böylece uğurlamalı, tüm seneyi bu uğurda pay etmeli.

Ramazan ayının, şehre verdiği heyecanla müminde uyandırdığı iştiyakle bağlantılı olmalı uğurlaması da. Biz İslambollular olarak ne kadar razıysak Onu ağırlamaktan, cihanın her köşesinde de aynı renk, aynı hava var, büyülenmiş gibi imsaktan.

Secdeyi yurt bilenler

Orucun ruhu doyurup, bedeni aç bıraktığı bu muazzam iklimde, kimileri yok dese de niyeti sünnete uymak olan milyonlar hücüm etti teravihe. Selatin camilerinden en köşe bucakta kalmış mescidlere kadar doldu saflar, enderun teravihleri dolandı ulu şehirleri.  İşte tüm bunlar oluverirken, teravihleri şıkır şıkır seyretti mahyalar tepeden, farklı farklı nidaları seslendirdiler; kimi öğüt doluydu, hadislerden seçmeler de vardı bazısında, ''namaz dinin direğidir'' dedi, secdeyi yurt bilmiş olanlar gördü, gerisi meydandan geçti başını kaldırmadan. ''Oruç tut sıhhat bul'' yazdı bazen suyunu başına dikerken gördü ve geçti kimi. ''Dönüş yalnız Allah'adır'' dedi, duyan, anlayan az oldu. Çoğu, insanlığın kemal noktasına seslendi ''Şefaat'' dedi, salavat getirdi Rasul'e (sav). Kur'an’ın nüzulunu anımsadı kimi gönüller, ''Oku'' emrine takıldı kalbi.

Ramazan

''Hakkın rızasını kazan'' yazan da oldu, ''Lailaheillallah'' da. Ecdadın ''mahyacı'' dediği sanatçının elinden çıkan şaheserlerdi bir vakit, yağ kandilleriyle pek zahmetliydi. Ama vardılar hep,  hep şıkır şıkır süslediler memleketi. Ecdadımın incelikli gönlünün bir mirası oldular hep ve olurlar da bundan sonra dilerim. Lakin takıldım ya ben '' elveda'' ya, sorup, aramak lazım, ecdad da dedi mi ''elveda'' ?  Dediyse kaç gönül titredi, ''ya kavuşamazsam bir daha?''  Bayramın sevincini bile gölgeletecek bir hüzün var bu lafta, keder, gönül acısı. ''Elveda''!

Ne halimdir O!

Ramazan'ın ardına gizlenmiş olan bayram, sanki Ramazan'ı uğurlamadaki hüznü avutmak için hediye edilmiş oruçla suya kanan gönüllere. Küçük bir çocuğu kandırır gibi eklenmiş ulu ayın ardına. Bitti ama bayram edin üç gün, mesabesinde bir oyalama. Ne Halim'dir O (cc) kullarına, ne çok ayrıntı, incelik yerleştirmiş mü'min için hayata. İşte ben de hep Ramazan Bayramını o yumuşaklığın bir nişanesi gördüm, avuntusu, özlemi hafifletme çabası.

Ne diyelim,  ayların sultanını bahşeden Yaradan, bayramı da dilemiş; sanki üç güne yayılmış, tüm ayın iftarıymışcasına sevinelim istemiş. “Oruçlu için iki sevinç vardır: Birinci sevinci iftar vaktindeki sevincidir. Diğeri de, Rabbine kavuşup mükâfatını aldığı zamanki sevincidir.'' diyorsa Habib, bize de bayramı o kavuşma mesabesinde bilmek düşer.

''Elveda''sız bir uğurlamayla, ''Yine Gel ya Şehr-i RAMAZAN''

Sefalar Getir EY...

 

Büşra Tosun Durmuş yazdı

Güncelleme Tarihi: 18 Ağustos 2012, 17:08
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20